Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Mart 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
28 Şubat


Siyasi tarihimize 'postmodern darbe' diye geçen 28 Şubat kararlarının onuncu yılında birkaç televizyon programındaki tartışma dışında dönemin aktörleri suskun kalmayı yeğlediler.
Bizde 'anı' yazma geleneği zayıf.
28 Şubat 1997 tarihli MGK'da askerlerce Refahyol hükümetini devirmeye yönelik süreç başlatıldığında Necmettin Erbakan Başbakan, Tansu Çiller Başbakan Yardımcısı'ydı.
Çankaya'daki 'orkestrasyonu' Cumhurbaşkanı Demirel yaptı.
Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı Genelkurmay Başkanı'ydı.
Dönemin iki güçlü aktörü, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir ile Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya idi.
Erkaya, 28 Şubat sürecini emekli Büyükelçi Taner Baytok'a anlatmıştı.
Başbakanlık Konutu'ndaki tarikat şeyhleri yemeği, Sincan'da tankların geçişi, ordunun darbe yapacağı söylentisiyle hükümetin istifaya zorlanması. 'Havada ikmal' formülüyle Çankaya'ya çıkan Erbakan'ın istifa mektubunu alan Demirel'in hükümeti kurma görevini Mesut Yılmaz'a vermesi. Başbakan Yılmaz'ın 'postmodern darbe'den aylar sonra bile askerlerin baskısını gazetecilere anlatmak için 'sessiz film' yöntemine başvurmak zorunda kalması.
28 Şubat'ın onuncu yılında dönemin aktörlerinin hepsi nedense sessizliğe gömüldüler.
Erbakan, köşesine çekildi, 28 Şubat'ta yediği darbeden çok daha ağırını Refah Partisi kapatıldıktan sonra kendi arkadaşlarından aldı. Erdoğan ve Gül, AKP'yi kurarak iktidara geldiler.
Başbakan Erdoğan şimdi Çankaya'ya çıkmaya hazırlanıyor. Gül de Erdoğan'ın yerini almaya!
28 Şubat'la ilgili siyasi bir değerlendirmeyi eski Adalet Bakanı Şevket Kazan yaptı. 'Refah Gerçeği' diye dört ciltlik bir kitap yazdı.
Keşke Erbakan Hoca da 'anıları'nı kaleme alsaydı.
Acaba kimi yanlışlara sürüklenmesinde Hoca'dan sonra önleri açılan siyasi kadroların hiç mi 'rolleri' yoktu?
28 Şubat'ın askeri kadrolarının da benzer bir özeleştiri içinde olmaları gerekmez mi?
Sonuçta o müdahale bugünkü AKP iktidarının yolunu açtı.
12 Eylül askeri darbesi de en büyük darbeyi sola vurmuş, geleneksel sağ-sol dengesini yıkarak 1990'larda İslamcı iktidarla son bulan bir döneme ortam hazırlamıştı.
Gerçi Evren Güneydoğu'da 'eyalet' sistemi önerecek ölçüde 'demokrat' oldu ama PKK'nın dağa çıkmasında Diyarbakır Cezaevi'ndeki işkencelerin rolü unutulur mu?
Kenan Paşa hiç olmazsa konuşuyor.
28 Şubatçılar neden susuyor?!

dsazak@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
28 Şubat
28ŞUBAT askeri müdahalesine karşı çıktım. Bug...
Çetin ALTAN
Politik sövüşmeler, sokakta dövüşmeler, çağın dışına düşmeler
Türkiye'de evrensel kalitede bir meslek sahib...
Melih AŞIK
Ankara'nın gazı
Ankara'dan çarpıcı bir gaz haberi... CHP Anka...
Fikret BİLA
Erdoğan'dan ve Gül'den Barzani'ye tepki
Türkiye son birkaç haftadır KDP lideri Mesut ...
Hasan CEMAL
Kan davası!
Erdoğan-Baykal kavgası gitgide sertleşiyor, t...
Güneri CIVAOĞLU
Silah son seçenek
Türkiye Kuzey Irak'a çok kez girdi. Ancak sad...
Hurşit GÜNEŞ
Seçimler ve mali piyasalar
Seçimler yaklaşıyor. Ana muhalefette olan CHP...
Doğan HEPER
Yarın geç olacak, Başbakan
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan bilsin ki, bir gün Tü...
Semih İDİZ
Irak petrol tasarısı çıkarlarımızla uyumludur
Amerika'nın asıl amacının Irak'taki petrolü k...
Sami KOHEN
Irak için diplomasiye dönüş...
ABD'nin Irak stratejisi, savaş alanından dipl...
Hasan PULUR
Vatan hainliği...
"VATAN hainliği" kavramı bu kadar ucuzlamamal...
Derya SAZAK
28 Şubat
Siyasi tarihimize 'postmodern darbe' diye geç...
Meral TAMER
İşle hayat iç içe geçince
Başbakan Erdoğan, geçen hafta bir toplantıya ...
Yaman TÖRÜNER
Faizler
Aşağıdaki tabloda, ekonomimizde yıllar itibar...
Güngör URAS
Piyasalar toz ve dumanın dağılmasını bekliyor
Dün saat 17.30'da bankacı dostumu aradım. "Du...
Serpil YILMAZ
Medine'ye hızlı hac yolu
Hafta sonunda siyaset ve iş dünyasının önemli...
M. Ali BİRAND
Kürt sorununda dönüm noktasındayız
Başta Genelkurmay olmak üzere, Ankara'da sini...

© 2006 Milliyet