|
Kürt sorununda dönüm noktasındayız
Başta Genelkurmay olmak üzere, Ankara'da sinirli bir bekleyiş var.
PKK ile mücadelede en kritik döneme giriyoruz.
Önümüzdeki ay Nevruz kutlamalarından, Mayıs ayı sonuna kadar geçecek olan süre, PKK'nın önümüzdeki aylarda nasıl bir strateji izleyeceğini ortaya çıkaracak.
PKK güç gösterisine girip, sivil itaatsizliği mi teşvik edecek? Sokaklara binlerce taraftarını mı dökecek? Güvenlik güçleriyle çatışmaları mı körükleyecek?
Bu soruların yanıtları, Mayıs sonrasını işaret edecek.
Büyük soru işareti, halen yürürlükteki ateşkesin devam edip etmeyeceği ile ilgili. Öcalan'dan kaynaklanan haberler, Mayıs ortasından itibaren PKK'nın silahlı faaliyete başlayacağı şeklinde. Bu, yine çatışmaların artması, yine kan dökülmeye başlaması, yine cenazeler ve büyük gösteriler anlamına geliyor.
Yani huzurumuz yine bozulacak.
PKK açısından bu kararı verebilmek çok kolay değil. Terörün yeniden ön plana çıkması, onların da büyük zararlara uğraması demek olacak.
Türkiye bir yandan askeri önlemlerini alıyor, birliklerini kaydırıyor ve hazırlıklarını yapıyor. Bir yandan da Amerika'yı sıkıştırıyor. Washington'a verilen mesaj özetle şöyle:
"PKK teröre başlarsa, biz eninde sonunda Kuzey Irak'a yönelik bir müdahalede bulunmak zorunda kalırız. Bizim müdahalemiz, hem bizi hem de sizi rahatsız edecektir. Ancak mecbur kalırız. İyisi mi, siz harekete geçin ve bir şeyler yapın."
Washington'un direkt olarak PKK üstünde ve dolaylı şekilde de Barzani üzerinden baskısı var. PKK'nın ateşkesi sürdürmesi gerektiği ısrarla kendilerine söyleniyor. Ateşkes bozulduğu ve Türk topraklarındaki terör hareketleri yeniden başladığı taktirde, bu baskının daha da somutlaşacağı mesajları yollanıyor.
PKK da bir yandan, Kuzey Irak Kürtleriyle stratejik işbirliğini güçlendirmeye, onları yanına çekmeye çalışıyor. Öte yandan da önümüzdeki seçimlere nasıl katılması gerektiğinin tartışmasını yapıyor. Bu seçimlerle birlikte TBMM'ne girmesinin -yani siyasallaşmanın- avantaj mı, yoksa dezavantaj mı getireceğinin hesabını yapıyor.
Özetlemek gerekirse, tam bir yol kavşağına geliyoruz.
PKK acaba Washington'u mu dinleyecek, yoksa İmralı'nın stratejisini mi benimseyecek? Kuzey Irak Kürtlerini yanına çekebilecek mi?
Önümüzdeki günler işte bunu ortaya çıkaracak.
* * *
PKK, BARZANİ'YE STRATEJİK ORTAKLIK ÖNERİYOR
Geçen hafta son derece önemli gelişmeler yaşandı. Bence en önemlisi, DTP Diyarbakır İl Başkanı Aydoğdu'nun demeciydi. "Türkiye'nin Kerkük'e olası bir saldırısını, Diyarbakır'a yapılmış sayarız" diyen Aydoğdu, şimdiye kadar az rastlanan bir yaklaşımla kamuoyunun önüne çıktı. Üstelik bunun sadece Aydoğdu'nun kişisel görüşü olmadığı anlaşıldı. DTP yönetimi tarafından da destek buldu.
Aydoğdu'nun sözleri aslında, "Ortada bir Güney, bir de Kuzey Kürdistan olduğu, Kuzey'e bir askeri müdahaleye, Güney'den tepki geleceği" anlamı çıkıyor. İlk defa Kuzey Irak Kürtlerine bir stratejik ortaklık önerisi yapılıyor. Birlikte hareket edilmesinin yararlarına dikkat çekiliyor.
Aydoğdu ve DTP bir görüş açıklamışlardır. Asıl üstünde durulması gereken, bu yeni yaklaşımın ne anlama geldiğidir.
Bu sözlerin böylesine vurgulanmasının bir nedeni, Türk kamuoyunun refleksini ölçmek ise, diğeri de Barzani ve Talabani'nin tepkilerini anlamaya yönelik olabilir.
Hafife alınmaması gereken bir gelişmeyle karşı karşıyayız.
Bu açıklama, gelişmelerin artık basit bir terörle mücadele olayının çok ötesine geçtiğini, DTP'nin Kuzey Irak ile kenetlenmeye ve daha ileride de Büyük Kürdistan'ı yaratma hareketini başlattığına işaret ediyor. Kuzey Irak liderlerine de "Siz merak etmeyin, Türk ordusu Kerkük'e girer veya Kuzey Irak'a müdahalede bulunursa, biz de buraları ateşe veririz" mesajı yollanıyor. Stratejik ortaklık oluşturma çabasını andıran sözler ve konuşmalar yapılıyor.
Bakalım Barzani'nin yaklaşımı ne olacak?
Yine de yeni bir açılımla karşı karşıyayız.
Ancak, unutmamamız gerekir ki, daha kendi sorununu çözememiş, kendini güvenceye alamamış olan bir Barzani'nin, karşısındaki cepheyi genişleterek, Türkiye'yi kendine tam düşman yapmaya kalkacak kadar dar görüşlü olacağını sanmıyorum. Ancak yine de, ortada bir hazırlık var. Deneme balonları uçuruluyor ve pozisyonlar alınıyor.
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net
|
|