|
 |
|
|
Evrensel fotoğraflar
Fenerbahçe, Gençlerbirliği önüne son haftaların tüm yanlış ve kabahatlerini, kulübeye oturttuğu veya Ankara'ya taşımayı gereksiz bulduğu şöhretlerine fatura etmişti adeta... Öyleyse Zico kendisinin yedeği olmadığı için mi saha kenarında ve yine yanlış üstüne yanlış basan Fenerbahçe orkestrasının önünde ve anlamsız bir çehreyle seyretme ve dinlemeye çalışmaktaydı sahada kimlerin çalıp, kimlerin oynamaya gayret ettiklerini...
Volkan'ı, Antalya'da kulübeye çekip yenilgi pahasına Serdar'ı filelerin önüne koymak, hele hele Hollanda kıyametinden sonra bir cesaret ve maharetin işaretleri sayılabilirdi futbolun teknik kavramlarında... Bunu yapma yeteneği zaten bir teknik adamın ne olup ne olamadığını kolayca anlatır kendisini takip eden camiasına...
Sezon başından beri bir tek yalvarmadığımız kaldı size sayın Zico... Bu Mehmet Yozgatlı ilk tertipte oynar ve asla sizi yanıltmaz içeriği taşıyan maç yorumlarımızda... Ama siz belki de Türk oyuncusunu fazlaca önemli bulmadığınız için sürekli "Deivid-Kezman" dediniz. Futbol dünyasının evrensel fotoğrafları sizi etkisi altına almıştı belki de... İyi ama sezon başından beri, yabancı ikiliye verdiğimiz zaman şansını eğer Semih-Yozgatlı ikilisine ısrarla tanısaydınız inanınız ki, Fenerbahçe'nin UEFA iddiaları ve Türkiye içindeki "olmazsa-olmaz kupa ve şampiyonluk yarışları" şimdilerde çok daha aydınlık bir rotada yollarına devam edebilirdi.
Deivid doğrusu
Ayrıca dün gece Deivid'in Gençlerbirliği'nin genç defans isimleri arasında dahi önemli bir iş yapamadığını siz de fark ettiniz ki, bir sayılık farkı korumak adına Deivid'i oyundan alıp yerine Appiah'ı koymak lüzumunu hissederek maçtaki önemli bir doğruyu yaptınız.
24 yıldır Türkiye Kupası'nın bu önemli yarışmalarına bir türlü sahip olamayan Fenerbahçe'nin bu sezon da yepyeni görüşler getiren ve kazanmayı ısrarla isteyen yönetim kurulunun dikkatiyle takımın teknik mesuliyetini taşıyan sizler arasında akıl dışı bir tertip-taktik ve strateji kavramsızlığı gezinip duruyor ortalarda...
Fenerbahçe dün gece kazanmış olabilir, ancak her Fenerbahçe sevdalısı biliyor ki, sarı-lacivertli kadronun yedekleriyle asları arasında kazanma ve kalite yaratma kavramları arasında göze batan bir istek ve hırs birlikteliği yoktu. Sebebi neydi? Tertemiz bu suallerin cevabı tabii ki, teknik sorumlulara aittir.
esenay@milliyet.com.tr
|
|
|

|