Rögara düşerek ölen Dilara'nın annesi, "Dilara mukavvanın üzerine bastı. Bastığı gibi ellerimden kayıp gitti. Baktım ama tutamadım" diye isyan etti. Islah çalışmasını yapan şirketin 3 çalışanı tutuklandı
Şirinevler'de Tavukçu Deresi ıslah çalışmaları kapsamında üzeri mukavvayla kapatılan rögara düşerek ölen 5 yaşındaki Dilara Dumru'nun evi yasa büründü. Kızının arkasından ağıtlar yakıp gözyaşı döken anne Songül Dumru, "Tutamadım" diye feryat etti. Olayla ilgili olarak 3 kişi tutuklandı.
Songül Dumru, Milliyet'e yaptığı açıklamada, ilk olarak ihmale işaret etti. Rögarın üstüne bırakılan mukavvayı zeminle aynı renk olduğu için fark edemediklerini belirten Dumru, kızının elinden kayışını şöyle anlattı:
Bir anda kayıp gitti
"Oğlum Servan'ı okuldan almaya her gün tek başıma gidiyorum. Ancak o gün Dilara'yı bıraktığım komşumuz çok hasta olduğu için onu da yanıma almak zorunda kaldım. Hatta Dilara, benimle geleceği için çok sevindi.
Hep birlikte okuldan çıktık, eve dönüyorduk. Dilara bir anda mukavvanın üzerine bastı. Kızım, bastığı gibi de ellerimden kayıp gitti. Dilara'mı ellerimden azgın sular aldı. Düştüğünde gözleri açıktı. Baktım ona, ama tutamadım... Keşke daha sıkı tutsaydım."
Çığlıklarına rağmen etraftan kimsenin yardım etmediğini söyleyen Dumru, Dilara'nın beş yaşında olmasına rağmen okuma yazmayı öğrendiğini belirterek, "Kızım kalemleriyle büyük harfleri yazardı. Ona küçük harfleri öğretmemi isterdi. Kimselere söylemezdim nazar değmesin diye" diyerek gözyaşı döktü. Baba Muhterem Dumru da "Ne yapılırsa yapılsın hiçbir şey onu geri getiremez. Koca adam düşse bile kurtulamaz. Çukuru bir kartonla üstüne kapatmışlar. Suçlu kimse cezasını çekecek" dedi. Dumru, hiçbir yetkilinin kendisini başsağlığı için aramadığını da söyledi.
Öte yandan dere ıslah çalışmasını yapan firmanın mühendisi Ömer Adnan Kaya ile teknikerler Yunus Nadi Özarlı ile İbrahim Nail Kızıl, dün tutuklanarak cezaevine gönderildi. Polis, 3 kişinin, "taksirle adam öldürme" suçlamasıyla ifadelerinin alındığını öne sürdüler.
Cenazesi toprağa verildi
Minik Dilara'nın cenazesi dün Yenibosna Merkez Camii'nde 11.00'de kılınan cenaze namazının ardından Kocasinan Mezarlığı'nda toprağa verildi. Anne Dumru, cenazede sinir krizleri geçirirken, "Yavrumu götürmeyin. Beni de götürün" diye feryat etti. Dumru, cenaze aracı hareket ederken son bir hamleyle kızının tabutuna sarılmak istedi, ancak yakınlarının omuzlarına yığıldı.
'Suçsuzuz demiyoruz'
MEHMET DEMİRKAYA İstanbul
Tavukçu Deresi Islah Projesi'ni yapan MVM Turizm ve Ticaret'in Genel Koordinatörü Osman Bozkurt da, Milliyet'e yaptığı açıklamada Dilara'nın düştüğü kollektör bacaları için sürekli uyarı levhaları koyduklarını öne sürdü. Bozkurt, şunları söyledi:
"Uyarı levhalarını hergün koyuyoruz ama çalınıyor. Bu tip kapakları insanlar gece çalıyor. Ne yazık ki, henüz bu medeniyet seviyesine ulaşamadık. İnşallah bir daha da Dilara'lar olmaz, son olur. Biz de bundan gerekli dersi alacağız. Biz burada suçsuzuz demiyoruz. Sabaha kadar hep kendi çocuğum gibi düşündüm onu."
Caddenin trafiğe kapatılması için emniyete müracaat ettiklerini belirten Bozkurt, "Orası trafiğe kapalı olmasına rağmen bugün gidin görün ki, araçlar hâlâ geçiyor" diye konuştu.
Bozkurt, olayın meydana gelmesinden bir saat önce yaptıkları kontrolde rögar kapaklarının kapalı olduğunu tespit ettiklerini iddia ederek, " Konu yargıya intikal etmiş olup firmamız ortaya çıkacak hukuki ve vicdani sorumluluğu kabul edecektir" dedi. Şirketin avukatı Abdullah Pehlivan da yayaların inşaat alanına girmesini engelleyemediklerini savundu.
MVM Turizm ve Ticaret Limited Şirketi, 1 Temmuz 2005'ten bu yana İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İSKİ'den toplam bedeli 91 milyon YTL olan altı ihale aldı. 2000'de kurulan 1 milyon 250 bin YTL sermayeli MVM şirketi Bilal ve Osman Şahin'e ait.
Milli Türk Talebe Birliği'nde çeşitli görevlerde bulunan Bilal Şahin (57), AKP'li siyasetçilerle beraber Birlik Vakfı'nın kurucuları arasında yer alıyor.
Topbaş: Herkes sorumlu
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul'da iş yapan müteahhitlerin adam gibi iş yapmak zorunda olduğunu belirtti. Topbaş şunları söyledi:
"Dünyayı etkilesin diye çaba gösterdiğimiz bir şehirde şantiyecilik böyle olmaz. Hâlâ tarlada çalışıyormuş gibi, aymaz bir davranış... Oraya kendi işçisi de düşebilirdi, basit kapamalarla falan olmaz. Başı boşluk, bir düzensizlik normale dönmüş. Gereken incelemeyi ayrıca ben yaptırıyorum" Herkes sorumlu burada, yaptığınız basit bir şey değil ki."
Topbaş, müteahhidi çağırıp görüşeceğini de belirtti.
CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na verdiği soru önergesinde, "Cinayeti işleyenler hakkında işlem yapacak mısınız? Bilal Şahin ve Erdoğan'ın Birlik Vakfı üyesi olduğu, sizin de üyesi olduğunuz bu vakfa yakınlığınızdan dolayı söz konusu firmanın ihaleleri aldığı doğru mu?" dedi.
ANAP Genel Başkan Yardımcısı Salih Uzun da yazılı bir açıklama yaparak şunları kaydetti:
"İSKİ Genel Müdürü de, İstanbul Belediye Başkanı da koltuklarını terk etsinler. Rezaletleri zamana ve Allah'a bırakma alışkanlığını terk edelim. Öbür dünyada zaten hesapları görülecek. Öbür dünyada zaman aşımı yok. Ama bu dünyada da mutlaka cezalarını çekmeleri lazım."
Cinayet sonrası geçici önlem!
Kerim Çavuş Caddesi ve civarında alınan yeni önlemler göze çarptı. Dilara'nın düştüğü kolektör bacasına dün geçici beton kapak yerleştirildi ve üzerine kaya parçaları yığıldı.
Mahalle sakinlerinden Ali Aksoy, "Kapakları dün gece koyduklarını gözlerimle gördüm. Geçici beton kapaklar sabitlenmediği için yoldan geçen kamyonlar yerinden oynatıyor ve bacalar tehlike yaratmaya devam ediyor. Bu durumu belediyeye defalarca şikâyet ettik. Açık bacalara yine geçici kapak koymuşlar" dedi.