|
 |
|
|
"Hainlik" bizde kalsın!
Belli ki gazetecilerin sadece "yanak okşayan"ını makbul sayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçen günlerde Milliyet gazetesiyle ilgili olarak açtı ağzını, yumdu gözünü. Nihayet bugünlerde pek moda olan, daha ziyade tetikçilere hedef göstermekte kullanılan o nitelemeyi de yaptı.
Vatan haini!
Bildiğim kadarıyla Milliyet gazetecilik yapmak dışında bir "ihanet"te bulunmadı. Ama zaten Başbakan gazetecilikten de gazetecilerden de hiç hazzetmiyor. Kendisinin iktidar koltuğuna oturduktan sonra muhabirlere kesmeye başladığı belirgin bir Kasımpaşa raconu var.
Gazeteciye bakışı
Mikrofon uzatan muhabirlere üstten bakmalar, soruya cevap vermeden önce ve her seferinde "Şimdiii..." diye bir ağır molla tavırlar, muhabirleri lüzumsuz yere ortalığı karıştıran çoluk çocuk yerine koyan bakışlar fırlatmalar...
Hatta Tayyip Bey'in yüzünde bazen öyle bir ifade oluşuyor ki muhabir haber yapmak olan asli işini yapmıyor da hususi Başbakan Tayyip Erdoğan'a kişisel gıcığı olduğu için soru soruyor sanırsınız. Başbakan neredeyse her seferinde kendisine devlet ve hükümet işleriyle ilgili sorulan sıradan soruları bile "Yan mı baktın?" asabiyetiyle karşılıyor. Hatta kendi jargonuyla söyleyelim, Tayyip Bey'in gazetecilere genel bakışı şu:
"Yan mı baktın bana!"
Korkan çok!
Fakat sanırım tek korkan ben değilim. Başbakan'dan korkan gazeteciler de var. Bilhassa televizyonda. Dikkat ediyorum, Tayyip Bey'e soru sormak için bir araya gelen kelli ferli gazeteciler bile her programda oturdukları koltuğa tam oturmadan, kenarına ilişiyorlar.
Tayyip Bey her seferinde ortamda kimin erk olduğunu fazla fazla hissettirerek koltuğunda kaykılırken gazeteciler hep koltuğun kenarında. Üstelik neredeyse herkesin sesi içine kaçıyor onun karşısında. Başkalarına gelince en kabadayı gazeteciliği yapanlar bile Tayyip Bey'in karşısında ezilip büzülüyor.
Yafta geçiriliyor
Anlaşılan o ki Başbakan için doğrusu bu. Anlaşılan o ki Başbakan'ın sevdiği gazetecilik, sevdiği gazeteciler bu şekilde. Çünkü böyle yapmayınca adınız çıkıyor, "vatan haini" yaftası hükümetin başı tarafından boynunuza geçiriliveriliyor.
Hem de ne için? Dik durduğunuz için. Başbakan'ın karşısındaki koltuğa adam gibi oturduğunuz için. Sesiniz içine kaçmadığı için. Sesinizi, sadece efendi gibi haber yaparak duyurduğunuz için. Soru sorabildiğiniz, sorgulayabildiğiniz için. Ne diyeyim? "Hainlik" bizde kalsın! "Yanak okşayan gazeteciler", sevgili Tayyip Bey, sizin olsun!
Ama Başbakan'a da, yüzümüzü kızartıp şunu söylemek gerekiyor:
Bekliyoruz!
Sayın Başbakan Tayyip Erdoğan, yalnız değilsiniz! Milliyet var! Bu ülkede Milliyet'te ve başka gazetelerde, iktidar koltuğunuzun karşısına koltuğunu çekip kendisini sizinle eşit hissederek size soru sormaktan utanmayacak, çekinmeyecek, sesi içine kaçmayacak, terlemeden, gevelemeden, çatır çatır konuşabilecek gazeteciler var. Hâlâ var.
Siz vatan haini diyebilirsiniz ama biz onlara "gazeteci" diyoruz. Sizin de bir gün Kasımpaşa'dan kurtulup aramıza katılmanızı diliyoruz.
ecetem@hotmail.com
|
|
|

|