|
 |
|
|
Bilgi manipülasyonu
Gökkuşa¤ı / Reşat Kutucular
Bugünün dünyası tehditlerle dolu, bunu biliyoruz. Diğer taraftan farkındayız ki hayat kısa, fırsatlar nadir. Fırsat gibi görünen her şeyin peşine düşmek iş değil elbet, her şeye tehdit gözüyle bakmak da.
Bu ortamda fırsat tehdit ayrımını sağlıklı biçimde yapabilmek hayati önemde. Bu da akıl, bilgi, öngörü, deneyime dayalı bilimsel boyutu olan gerçekçi ve tutarlı bir bakış açısı geliştirmeyi gerektiriyor. İlkeli ama önyargısız, şüpheci ama üretken, kaygılı ama cesur olabilmeliyiz. Farklı bir düşüncenin doğrusunu, kendi düşüncemizin yanlışını da ayıklayabilmeliyiz.
* * *
Her alanda yoğun rekabet var. Dengesizlikler, haksızlıklar. Entrikalar, kuyu kazmacalar, arkadan vurmacalar. İnsana ağır gelebilen bir atmosfer bu. Yakın tehlikeler, uzak tehlikeler, irili ufaklı riskler. Bu kargaşanın ortasında iyilikler, güzellikler yaratma çabasındayız. İşimiz zor.
Beklentilerimize göre, önceliklerimize uygun bir rota tutturmak, bedenimizin, aklımızın ve şansımızın izin verdiği ölçüde yaşama anlam katmak için uğraşıp duruyoruz. İyi olalım, kentimiz iyi olsun, ülkemiz iyi olsun istiyoruz. Kontrolumuzda olmayan onca mayına rağmen.
* * *
Son dönemde aynı Türkiye’ye bakıp birbirinden çok farklı şeyler gören, aynı topraklara basıp, aynı havayı soluyup ülkenin geleceğiyle birbiriyle zıt beklentilere sahip gruplaşmalar katılaşmakta. Bu algılama farkları, ya da iyice ayarı kaçmış olan algılamada seçicilik, sorunları daha da derinleştirmekte.
Bilgi manipülasyonu yapılıyor. Gerçekle sanal, sebeple sonuç bulamaç edilip sunuluyor. Karmaşık olaylar tek boyuta indirilip basitleştiriliyor, yeniden şekillendirip analiz diye yutturulmaya çalışılıyor. Bu anlayışla sorunları tartışmak, hakikati aramak, doğruya en yakın çözümü bulmak zor. Endişelenmemek elde değil.
* * *
Böyle süreçlerden çıkmak için mucizevi yönetemler yok maalesef ama güven arttırıcı, iyi niyetli, barış, hoşgörü, anlayış ortamını pekiştirici adımlar faydalı olabilir. Bu noktada Rotary kulüplerin çok kullandığı iş ahlakı ile ilgili dünya kuralına bir göz atalım isterseniz. Buna ''dörtlü deney'' deniyor. Şimdi sırf Rotary kaynaklı diye bu önerilere dudak bükenler de olacaktır, belki ama kırmak istediğimiz bakış açısı da bu zaten.
Bu dörtlü deney kuralı ilk olarak 1932 yılında Herbert J. Taylor, iflas aşamasındaki Chicago Alimünyum Şirketi başkanlığına getirildiğinde söylemiştir. Çalışan kişilerin iş ve meslek yaşamlarında uygulamalarını istediği bu 24 kelimelik iş ve ahlakı prensibi gerçekte bir mucize yarattı ve bu basit iş ahlakı prensibi ve felsefesinin heryerde uygulanabilir nitelikte olduğu anlaşıldı.
* * *
Bu ''dörtlü deney'', şirketin satışlarında, üretiminde, reklamlarında ve alıcı, satıcı gibi tüm ilişkilerinde yol gösterici bir rehber oldu ve sonuçta şirketin kurtulmasının bu basit felsefesinin uygulanması sonucu gerçekleştiği düşünüldü.
Herbert Taylor 1954-1955 döneminde Uluslararası Rotary başkanı oldu, ama 1943 yılında ortaya çıkardığı bu ''dörtlü deney'' dünya üzerinde yüzden fazla değişik dile çevrildi ve binlerce değişik şekil ve biçimde yayınlandı. Şöyle ki:
''Düşündüğümüz, söylediğimiz veya yaptığımız şeyler:
1) Gerçeğe uygun mu?
2) İlgililerin tümü için adil mi?
3) İyi niyet ve daha iyi dostluklar sağlayacak mı?
4) İlgililerin tümü için yararlı mı?''
* * *
Bu ara o kadar sık aklıma düşüyor ki bu dört madde. Hele o birinci madde yok mu birinci... Öyle bir ihlal ediliyor ki bu ara. Bilginin kanırtılması, verinin çarpıtılması öyle azıtmış vaziyette ki. Bu kadarı da fazla ama diye isyan ediyor insan.
''Dörtlü deney'' basit ama anlamlı bir başlangıç olabilir bu rayından çıkmış bilgi kirliliğini hafifletmek için. Ortak akla doğru bir adım atabilmek için.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|