İhale müteahhide, iş taşerona
İşte Dilara'yı öldüren sistem
Tavukçu Deresi'nin ıslah çalışması, kamu ihalelerinde sorumluluk devrinde yaşanan denetim zaafının bir örneği. 5 yaşındaki Dilara'nın ölümüne neden olan sistemde taşeronların yeterlilikleri müteahhit firmanın inisiyatifine kalıyor
Mehmet Demirkaya - İstanbul
Minik Dilara'nın kanalizasyon çukuruna düşerek ölmesi, kamu ihalelerindeki sistemi de sorgulamaya açtı. Uzmanlara göre, özellikle yerel yönetimlerin yaptığı ihalelerdeki zincirleme sorumluluk devri, denetim mekanizmasında da boşluklar yaratıyor.
Sistem uyarınca İstanbul Büyükşehir Belediyesi işi yürütmesi için İSKİ'yi görevlendiriyor. İSKİ işi ihale ediyor. İşi üstlenen müteahhit, taşeron firmaları devreye sokarak "işini" yürütüyor. Dolaylı olarak, sorumluluk ve denetim zaafa uğruyor. Belediye İSKİ'yi, İSKİ müteahhidi, müteahhit de taşeronları denetliyor. Taşeronların yeterlilikleri müteahhit firmanın inisiyatifine kalıyor.
Tavukçu Deresi'nin ıslah çalışması, bu sistemin en belirgin örneklerinden birini oluşturdu. Kentteki yerel hizmetlerin yürütülmesinden birinci derecede sorumlu olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bu görevi İSKİ Genel Müdürlüğü'ne verdi. Yasalara göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, aynı zamanda İSKİ Yönetim Kurulu Başkanı.
Taşerona devretti
İSKİ, 1 Nisan 2005'te aldığı yönetim kurulu kararıyla Tavukçu Deresi'ni de kapsayan "Avrupa Yakası 2. Kısım Atıksu Kanalı, Yağmursuyu Kanalı ve Dere Islahı İnşaatı" işini ihale etti. İhaleyi üstlenen MVM Turizm ve Ticaret Limited Şirketi ile 1 Temmuz 2005'te sözleşme imzalandı.Olayla ilgili tutuklananlar, taşeron firma Güntek Mühendislik'in sahibi Ömer Adnan Kaya ve teknikerler Yunus Nadi Özarlı ile İbrahim Nail Kızıl. İhaleyi kazanan MVM şirketi, söz konusu işin bir kısım işlerinin yapımını "Taşeronluk Sözleşmesi" ile Güntek Mühendislik'e devretti. İSKİ yetkilileri, ihaleyi alan müteahhidin işin belli kısımlarını taşeron firmalara devretmesinin yasalara uygun olduğunu söyledi. "Dilara Dumru olayında neden taşeron firma yetkilileri tutuklandı?" şeklindeki soruyu yetkililer, "Suçun şahsiliği söz konusu" diye yanıtladı.
Yıldız Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç.Dr. Ercan Koç, "Belediyenin 'Ben ihale ettim' diye bu işten sıyrılması mümkün değil. Belediye denetçidir, denetleme görev ve sorumluluğu vardır" dedi.

'Özel önlem alınmalı'Uzmanlara göre "belediye", şantiyeleri denetlemediği için birinci sorumlu. Şehir Plancıları İstanbul Şube Başkanı Ahmet Turgut, ihale şartnamelerinde can ve mal güvenliğinin sağlanması şartının eskiden beri var olduğunu ancak bunun tam anlamıyla hiçbir zaman uygulanmadığını belirterek, "Şartnamelerde, planlarda genel hükümlerle önlemlerden bahsedilir. Halbuki, çalışma yapılan yerin özelliğine göre önlemler alınmalı. İşin teslimi sırasında, kurallar konulmalı. Rögar kapağı çalınıyorsa çalınamayacak şekilde yapılmalı, beton kapak konulmalı" dedi.
Görgü tanıklarını dinlediler
Dilara Dumru'nun ölümüyle sonuçlanan olayın soruşturmasını yürüten Bakırköy Cumhuriyet savcıları Mehmet Nezih Yıldız ve Yaşar Genç, olay yerinde keşif yaptı. Dilara'nın düştüğü rögar ve çevresinde incelemelerde bulunan cumhuriyet savcıları, olay yerinde görgü tanıklarını da dinledi. Osman Tosun adlı görgü tanığı cumhuriyet savcılarına, "Dilara annesinin elinden tutarak yürüyordu. Bir anda çukura düştü. Hemen oraya koştuk. Rögarın üzerinde herhangi bir kapak yoktu. Zaten bu rögarda birkaç gündür kapak bulunmuyordu" dedi.
10 GÜN ÖNCE AÇIKLANMIŞTI
Şantiyelere standart lafta kaldıSERHAT OĞUZ İstanbul
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bir yıldır üzerinde çalıştığı ve 10 gün önce kendi internet sitesinde bir kez daha deklare ettiği "Şehir Şantiyeciliği" uygulamasıyla, kent genelinde faaliyet gösteren şantiyelerde can ve mal güvenliğini sağlamak için standartlar getirdi. Ancak minik Dilara yine de kuralsızlığın kurbanı oldu. Uzmanlara göre, en büyük sorumlulardan biri, standartların uygulanmasını denetlemeyen belediye.İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, "Şehir Şantiyeciliği" konusunu ilk kez 10 Kasım 2005'te kamuoyu gündemine getirmiş, "İstanbul'u şantiye sahası yaparak hizmetleri daha da genişletmek istiyorum. Sürüncemede hiçbir iş kalmayacak. Disipline olmuş, ikaz ışıkları olan, yönlendirmesi olan, vatandaşa saygılı bir inşaat yapılması lazım" demişti.
'Gece görülebilir işaret'
Topbaş'ın talimatıyla Paris, Londra, Barcelona gibi Avrupa'nın önde gelen kentlerindeki şantiye çalışmalarını örnek alan belediye yetkilileri, İstanbul'daki şantiyeler için de önemli standartlar getirdi. İhale şartnamelerinde de yer almasına karar verilen standartlar arasında, "İnşaat çalışması yapılan binaların altında, üstü kapalı yaya geçidi olması", "Yaya ve araç geçiş koridorları oluşturulması", "Bariyer demirlerinde insan sağlığına zararlı olmayan plastikler kullanılması", "İnşaat alanındaki işaretlemelerin, sık ve özellikle gece görülebilir şekilde olması" gibi önlemler yer alıyor.İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Geliştirme Daire Başkanlığı, 17 Mart 2006'da belediyede "Çevreye Uyumlu Şehir Şantiyeciliği" bilgilendirme toplantısı düzenledi. Böylece sistem devreye sokuldu. Büyükşehir Belediyesi, 23 Kasım 2006'da "şehir şantiyecilik" kurallarına uymadıkları gerekçesiyle 9 firmaya toplam 2 milyon 91 bin 851 YTL ceza kesti.


