|
 |
|
|
Çifte kazık!
Vergi iadesi uygulamasını kaldırıp yerine "Asgari Geçim İndirimi" sistemini getiren tasarı önceki gün Meclis'ten geçerek yasalaştı. Yasaya göre yeni sistem 1 Ocak 2008'den itibaren elde edilecek gelirler için geçerli olacak. Peki, vergi iadesi kalktığına... Asgari Geçim İndirimi sistemi de 2008'de yürürlüğe gireceğine göre vergi mükellefleri bu yıl hiç para almayacaklar mı?
CHP Milletvekili Mustafa Özyürek bu soruya:
- Maalesef almayacaklar, diyor, çünkü vergi bu yıldan geçerli olmak üzere kalktı ama asgari geçim indirimi gelecek yıl uygulamaya girecek. Tasarı Meclis'te görüşülürken ben bunu dile getirdim. AKP'lilere, milyonlarca çalışan çok mağdur olacak, asgari geçim indirimini bu yıl yürürlüğe sokalım dedim. Ama sonuç değişmedi.
- Yeni uygulanacak asgari geçim indirimi ne getirecek?
- Aylık geliri 600 - 700 YTL'den az olanlar için, asgari geçim indirimi sistemi az da olsa bir maddi avantaj sağlayacak. Bu rakamın üzerinde geliri olanlar için ise tam tersi. Vergi mükelleflerinin büyük bölümünün aylık gelirinin 600 - 700 YTL'nin üzerinde olduğu düşünülürse bu insanlar ikinci bir kazık yemiş oldular. Dahası... Vergi iadesi uygulaması kalktığı için devletin vergi gelirleri de düşecek...
Erdoğan, Talabani'ye "Geçmiş olsun" telefonu açmış.
Talabani konuşmada "Genelkurmay'ın bizimle ilgili görüşü kişisel değil, kurumsalmuş. Size de geçmiş olsun" dedi mi acaba?
Haldun Ertem
Şimdi barış meleği!
Kenan Evren, "Kürtlerle kardeşçe geçinmeliyiz", diye herkese öğüt verdi birkaç gün önce...
Bir okurumuz soruyor:
- Yahu aynı Kenan Paşa değil miydi Kürtlerin Kürtçe konuşmasını bile yasaklayan?
Öyleydi. Aşağıdaki satırlar özel ansiklopedi Vikipedia'dan:
"Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğusu'nda başlatılan ayrılıkçı silahlı hareket, 12 Eylül yönetiminin getirdiği Kürtçe konuşma yasağı ile güçlendirildi ve gerekçelendirildi..."
Dünkü Cumhuriyet'te haber...
"Gülen cemaatiyle direkt bağı olan okulları ve vakıfları yasaklayan Rusya şimdi de onlara destek veren kuruluşları takibe aldı"...
Gülen okul ve vakıfları Rusya'da neden yasaklandı? O okulları gezip ballandıra ballandıra bize nakleden gazeteci arkadaşlar bir anlatıverse...
Beyaz eylemler
Sağlık çalışanları önceki gün ülke çapında sağlık ocakları önünde yaptıkları basın açıklamalarıyla "Sağlık Hakkı İçin Beyaz Eylemler"i başlattılar... Türk Tabipleri Birliği, Türk Diş Hekimleri Birliği, İstanbul Eczacı Odası ve DİSK'e bağlı Dev Sağlık - İş'in desteklediği eylemde sağlık çalışanları halkı kendi sağlık hakkına sahip çıkmaya çağırdı. Hükümetten, sağlıkta özelleştirme programından vazgeçmesi istendi. Sağlık ocaklarına karşı aile hekimliği sisteminin getirilmesi eleştirildi. Esas büyük eylem 11 Mart'ta Ankara'da...
Sırların sırrı!
15 maddelik bir tasarı... Adı: Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı. Yakında Meclis'te görüşülmeye başlandığında büyük olasılıkla yoğun tartışmalara neden olacak tasarının amacı acaba hangi şeytanlık?
Tasarıyı gözden geçiriyoruz... "Gizli kalması gereken bilgi ve belgeler" başlıklı 4. maddede bunların neler olduğu sıralanıyor. "Devletin ulusal ekonomik politikasının yürütülmesine zarar verecek... bilgi ve belgeler"in bunlar arasında olduğu ifade ediliyor.
6. maddede, kendi görev alanlarında devlet sırrını belirleme yetkisine sahip olan makam ve kurulların isimleri belirtiliyor; Cumhurbaşkanlığı, Bakanlar Kurulu ve Bakanlıklar, Genelkurmay Başkanlığı, Milli Güvenlik Kurulu ve Genel Sekreterliği, Misyon Şefleri ile MİT Müsteşarlığı.
Ceza hükümlerini düzenleyen 12. maddede de, devlet sırrını ifşa edenlere bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verileceği açıklanıyor.
CHP Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu diyor ki:
"Başbakan, Maliye Bakanı ya da öteki bakanların ilk yapacakları herhalde dışarı sızması halinde kendilerini güç durumda bırakacak bütün bilgi ve belgelere hemen 'Gizli' ya da 'Çok Gizli' damgası vurarak 'Devlet Sırrı' niteliği vermek... Böylece basında yer almasını önlemek olacaktır. Somut örnek mi? Diyelim çok kritik bir ulusal varlığımız kapalı kapılar ardında birilerine peşkeş çekildi. Bu durum yapılan sözleşmede de apaçık görülüyor. Ama ilgili bakan belgenin üzerine 'Gizli' damgası vurdurduğu an, iş bitmiştir. Gazeteci belgeyi açıklarsa hapis yer, gazetesi de kapatılır. Kısacası son derece tehlikeli bir tasarıyla karşı karşıyayız."
Tasarıda "devletin ulusal ekonomik politikasının yürütülmesine zarar verecek belgeler"den söz ediliyor... Ne hoş? Devletin "ulusal" ekonomik politikası varmış demek... Ama bu da sır galiba... Hiç bilmiyoruz da...
İş dünyası Köşk seçiminde gerilim istemiyormuş.
Köşk'te gerileme olmasını da istememeleri lazım...
Ahmet Nedim
m.asik@milliyet.com.tr
|
|
|

|