|
DTP'nin inandırıcı olması gerekiyor
DTP, 1. Olağanüstü Kongresi'ni topladı ve Ahmet Türk yeniden genel başkanlığa seçildi. Eski DEP milletvekilleri de parti yönetimine girdiler.
Ahmet Türk, CNN Türk'te yaptığımız Ankara Kulisi programında, Murat Yetkin'le birlikte yönelttiğimiz soruları yanıtladı.
Türk, ana mesaj olarak, "silah ve şiddetten uzak, barış ve kardeşliğe dayalı bir siyasi ortam ve çözüm" istediklerini söylüyor.
Ahmet Türk'ün ısrarla üzerinde durduğu bir diğer yön de "üniter yapı içinde çözüm" yaklaşımı oldu.
DTP Genel Başkanı, bağımsızlık veya federasyon gibi düşünceleri olmadığını, üniter yapıda çözüm bulunabileceğini kaydetti.
"Barış, kardeşlik, silah ve şiddetten uzak siyasi ortam, sorunların üniter yapı içinde çözülmesi" kulağa hoş gelen ifadeler, ancak DTP'nin inandırıcı olması gerekiyor. Söylem ile eylemin birbirine uyması gerekiyor.
Açık bir "sorun" tanımı ve yine açık ve somut bir "çözüm" önerisini ortaya koyması gerekli.
Samimiyet
Türk, bir yandan üniter yapı içinde çözüm aradıklarını söylüyor ama DTP kongrelerinde ve günlük faaliyetlerinde, üniter devleti temsil eden değer ve sembolleri "reddeden" bir tutum sergiliyor.
Atatürk'e, Türk bayrağına, İstiklal Marşı'na karşı bir tutum içinde "üniter yapı"ya sahip çıkılacağı söylemi ne derece inandırıcı olabilir?
Türk, kongrede "Türk bayrağı vardı, ama İstiklal Marşı okumak gibi bir gelenek yok, başından beri okunmuyor" diyor. Ayrıca saygı duruşu yapıldığını da ekliyor.
İsteksiz biçimde asılmış bir bayrak, gelenekte yok denilerek okunmayan İstiklal Marşı, "özgürlük ve demokrasi şehitleri" için denilerek yapılan saygı duruşuyla "Biz etnik parti değiliz, Türkiye partisiyiz" söylemi birbirini tutmuyor. Bunlar "Şekli şeyler" diye itiraz ediliyor ama Türkiye Cumhuriyeti'nin özüne de itiraz ediliyor.
Türk ve DTP, "sorun"u, bireysel ve kültürel haklar düzeyinde, kültürlerin yaşatılması ve geliştirilmesi olarak değil, kolektif siyasal haklar olarak algılıyorlar. Bu algılama içinde DTP'nin "etnik milliyetçilik ekseni"nden çıkacağına inanmak zorlaşıyor.
Silah ve şiddet
Kuşku yok ki, samimiyet gereken bir diğer konu da PKK ve teröre karşı bir duruşun gösterilmesi. Türk, silaha, şiddete karşı olduğunu söylüyor. Güzel.
Ancak, silahlı PKK'lılar dağlarda gezmeye devam ediyor. Bu nasıl olacak?
Türk, Barzani'nin söylemini değerlendirirken, Azerbaycan örneğini veriyor. Diyor ki, nasıl Azerbaycan halkına bir zarar gelince Türk halkı üzülüyor, Barzani'ye yönelik sözler, Kuzey Irak'takilere verilen zarar da Türkiye'de Kürtleri üzüyor. Onlar bizim kardeşimiz, akrabamız. Türkiye, Kuzey Irak'ta Kürtlere de böyle yaklaşmalı.
Bu söylem de güzel, ancak Barzani'nin üslubuna ve ne söylediğine bakılınca, Kuzey Irak'ta PKK'nın nasıl desteklendiği, korunup kollandığı görüldükçe, Türk halkından böyle bir duygu geliştirmesi nasıl beklenecek? Silahla, terörle, terör örgütüyle araya mesafe konulmadıkça, sadece söylemle inandırıcı olmak çok zor...
fbila@milliyet.com.tr
|
|