Kurumsal sosyal sorumluluk uzmanı şirkete gelen öneriler:
'Deve kessem, cami yapsam olur mu?'
Son yılların moda kavramı 'kurumsal sosyal sorumluluk' konusunun Türk firmalarının aklını karıştırdığını belirten Su İletişim Yöneticisi Ayşegül Hatay, "Çok ilginç önerilerle karşılaşıyoruz" dedi
Serkan Arman
Türk firmaları son yıllarda kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) projelerine büyük ilgi gösteriyor. Ancak çok sayıda Türk firmasının KSS konusunda ciddi bir kafa karışıklığı yaşadığı belirtiliyor.
Öncelikle firmalar 'hayırseverlik'le KSS'yi karıştırıyor.
Köyüne cami, semtine okul yaptıran patron, kurumsal sosyal sorumluluğunu yerine getirdiğini düşünüyor. Kurban kesmenin KSS olup olmayacağını düşünenler de çıkıyor. KSS'yi doğru anlayan bazı firmaların da kadın sorunu, çocuk suçu, şiddet, bebek ölümü gibi ciddi problemlere eğilmekten kaçınıyor. Bu firmaların 'Negatif imaj firmaya yapışır' mantığıyla hareket ettiği belirtiliyor.
Riskli projelerden kaçınan firmalar, 'börtü böcek' projesi olarak adlandırılan yüzeysel konulara sarılıyor. Aslında KSS'ye doğru yaklaşıldığında hem toplum fayda görüyor, hem de şirketler itibar kazanıyor. Çok büyük olmayan bütçelerle önemli sonuçlar elde edilebiliyor.
Köye bir TIR bilgisayar
15 yıldır KSS odaklı danışmanlık hizmeti veren Su İletişim şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Sevim Akyol, "Patron KSS'yi hayırseverlikle karıştırdığı için büyük bütçeyle okul yapar. Bu aslında sosyal sorumluluk. Kurumsal sorumluluk ise firmanın bir probleme odaklanması" diyor.Firmaların Türkiye'de problem kalmamış gibi yüzeysel KSS projelerine yöneldiğini belirten Akyol, şöyle konuştu:
"Risk faktörünü yönetemem diye düşünüyorlar. Bu yüzden cicili bicili işlerle, börtü böcek projeleri ürüyor. Köyde hayatında bilgisayar görmemiş çocuklara TIR'la bilgisayar götürüp, çocuklar bir saat oynadıktan sonra geri alıp gidenler var.
Bilimsel bir yaklaşımla bunun etkisi ölçülmüş müdür? KSS çok pahalı olur diye gözü korkanlar da var. Bu yanlış. Bir firma küçük bütçelerle inanılmaz sonuçlar elde edebilir. 5 bin kişiye CD dağıtacağınıza, doğuda 20 çocuğun hayatına sporu yerleştirebilirsiniz."
'Negatif proje kötü imaj olur diye börtü böcek istiyorlar'
Firmanın hangi alanda proje yürütebileceğinin belirlenmesi için iyi araştırma gerekiyor. Projeleri hobi gibi gören ve kimyasına uymayan proje seçen firma, bunu uzun süre sürdüremiyor. Türkiye'de firmalar en çok eğitim, çevre, sağlık ve kültür sanat alanlarında KSS faaliyetleri yürütüyor.
Su İletişim yöneticilerinden Ayşegül Hatay da Türkiye'de birkaç büyük şirketin KSS'yi doğru anladığını, çok sayıda firmanın ise, "Çok moda, biz de yapalım" yaklaşımı sergilediğini belirterek, "Çok ilginç önerilerle karşılaşıyoruz. Doğduğum köye cami yaparsam, 50 tane deve kesersem KSS olacak mı diye soran firmalar var" diyor.
Şirketlerin sorunlu projelerden korktuğunu da belirten Hatay, şöyle diyor:
"Örneğin bebek ölümleriyle ilgili bir proje hazırladığımızda çok büyük bir şirket de olsa, uluslararası da olsa, Türkiye bacağında bunu uygulamaktan çekiniyor.
Kurumsal itibarının sarsılmasından korkuyor. Mesela sokak çocuklarıyla ilgili sorunu hiçbir firma tek başına çözemez. Ancak burada bir şirketin cesaret gösterip, büyüklüğüne güvenip bu konunun ucundan tutması, diğer şirketlere örnek olması gerekiyor."

