|
 |
|
|
Alternatif karizma testi
Gitti koca başbakanın karizması derken... Meğer tehlikede olan Mehmet Barlas'ın karizmasıymış
tubakyol@yahoo.com
Mehmet Barlas başbakanın yanağını okşadı. Dokunmayı genellikle bir tür üstünlük göstergesi olarak kabul ederiz. Açıkçası ilk anda bana da bu hareket yüzünden başbakanın karizması hafiften dağılmış gibi geldi.
Şahıs olarak Tayyip Erdoğan bir yana, başbakanlık makamı pek öyle dokunulmaya müsait bir makam değil gibi.
Barlas bu hareketiyle, kendini hiyerarşik olarak başbakandan üst bir noktaya konumlamış mı oldu?
Olmadı.
Yanılıyoruz.
Bir popstara dokunmak için çırpınan hayranları düşünün...
Aynı şey mi?
Şöyle söyleyeyim: Araştırmalar, yaygın düşüncenin aksine, neredeyse her durumda dokunmayı başlatanın düşük statülü insanlar olduğunu gösteriyor.
Hemen bir kaynak da vereyim: Stanley E. Jones'un "Doğru Temas: Fiziksel Temasın Dilini Anlamak ve Kullanmak" kitabında "Dokunma hiyerarşik çerçevede düşünüldüğünde yukarıdan aşağıya değil, aşağıdan yukarıya daha sık gerçekleşmektedir" diye yazıyor.
Elin yıllarca araştırarak bulduğunu bizim atalar yıllarca evel söylemiş: "Devletliye dokun geç, fukaradan sakın geç."
Başbakanın karizması yerli yerinde duruyor.
Mehmet Barlas'ınkinden emin değilim.
İsa'nın kemikleri, Tatlıses'in kokaini
Yine İsa'nın kemiklerini bulmuşlar. İbrahim Tatlıses'in düzenli aralıklarla kokain kullandığını itiraf etmesi nasıl bizde her seferinde taze haber gibi sunuluyorsa, bu İsa haberleri de öyle.
Zırt pırt bir İsa'nın kemikleri hadisesi...
Ta ne zaman -80'deymiş!- bulmuşlardı bu mezarı, o zamandan beri bir sürü konuşuldu.
Hatta bunun filmini bile yaptılar. Antonio Banderas'ın oynadığı kötü bi'şi. Banderas rahipti galiba. Bulunan kemikler eğer gerçekten İsa'ya ait çıkarsa ne halt edeceğini bilemiyordu. Aksiyondu. Arkeolog da hoş bir hatundu.
Tabii iddialara yeni kanıtlar eklenmiş. Belgeselin yönetmenliğini "Titanic"le Oscar alan James Cameron üstlenmiş.
Bugün de Discovery'de yayınlanacakmış. Bakarız...
Bulunan hakikaten İsa'nın mezarıysa ne olacak?
Bir şey olmayacak aslında.
Bir süre bu belgesel üzerinden, yarın bir gün de Banderas'ınkinden biraz daha iddialı bir Hollywood filmi yapılıp onun üzerinden konuşulup duracak bu konu.
İbrahim Tatlıses kokain kullanmışmış eskiden... Duydunuz mu?
Ünlü kadınlar neden don giymiyor?
Geçen gün yine ecnebi bir magazin programında Grammy'den kırmızı halı geyikleri vardı.
Kırmızı halıdan gelen geçen ya kendiliğinden dökülüyor "Don giydim-giymedim" diye, ya hemen soruluyor: "Giydin mi?"
Amma sarmışlar iç çamaşırına derken...
Helen Mirren da Oprah Winfrey Show'da açıklamış: "Oscar gecesi donsuzdum."
Guardian'da bir yazı çıktı hemen. Çeviriyi idare ediverin...
"Paris'ten Helen Mirren'a, bu bir salgın: Ünlü kadınlar dışarı çıkarken iç çamaşırı giymiyorlar. Sevgi mi dileniyorlar? Yardım mı istiyorlar? Yoksa bu sadece bir kural yıkma çılgınlığı mı?"
Paris, Britney Spears falan bir yana...
Helen Mirren ne demiş?
"Bu tuvalet tamamen benim için hazırlanmıştı. Ben de içime külot giymedim" demiş.
Ne alaka?
Bazı kıyafetlerde iç çamaşırı pot yapıyor, belli oluyor.
İyi olmuyor.
E tabii bu koşullarda da içe külot giyilemiyor. Bir sürü ünlü-ünsüz kadın bir sürü mühim geceye -benden duymuş olmayın- donsuz katılıyor.
Ama mevzu ayağa düştü ya bir kere; artık frikik verme ihtimali olmayan donsuzlar da dile düşüyor.
Şimdi moda düğüne uygun elbise almak değil, elbiseye uygun düğün yaptırabilmek
Yerliler fazla tekrara girdi, ne yapalım, magazin programının bile ecnebisine takılıyorum şu sıralar.
Ama tabii çok da hakim değilim mevzulara.
Mesela Paris Hilton'un kız kardeşi evlendi, akabinde boşandı mı?
Bu magazin programlarından birinde kısa süren evlilikler dosyası yapmışlardı. Sunucu Paris Hilton'un kız kardeşinin evlenme sebebini "Paris'in herhalde tam düğünlük bir elbisesi vardı. Kız kardeşini sırf o kıyafeti giymek için evlendirmiştir" diye açıkladı.
Adamların magazini hır-gürsüz, sitcom tadında, çok eğlenceli, değil mi?
Yakında da galiba Nicole Richie evleniyormuş, Paris'in yakın arkadaşı.
Yoksa küs müydü onlar?
Eğer küs değillerse, kesin Paris'in yine tam düğünlük bir elbisesi vardır, Nicole'ü de o kıyafeti giymek için evlendiriyordur.
Aman, espriyi uzatınca saçmalaştı.
Paris'in herhangi bir kıyafeti giymek için düğüne mi ihtiyacı olur!
|
|
|

|