
Bu netice kaçınılmazdı
Esasında netice maç öncesi daha farklı olur diye düşünebileceğim bir skorun gerisinde kaldı. Galatasaray'da bir şeyler oluyor. Sarı - kırmızılı takımın saha içi de saha dışı da iyi sinyaller vermiyor. Maçtan önce Hakan Ünsal'ı dinliyorum. Hakan, üzerine basa basa "Hakan Şükür, Song ve Hasan Şaş sakat değil" diyor. Bunu Hakan söylediğine göre mutlaka bildiği bir şey var. Bu bir soru işaretidir.
Bir diğeri gayet tabii Galatasaray'ın oyuna başlayan kadrosuydu. Böyle bir kadroyla başladığınız zaman takımın kafasındaki birinci düşünce bu oyunu kaybetmeme üzerine kurulu bir maç olacağıdır. Galatasaray'da oyuna başlayan Necati, Ayhan, Mehmet Güven, Arda, Hasan Kabze ve Okan'ın toplamı ne Ümit Karan kadar ne de İliç kadar gol atmışlar veya asist yapmışlar. Tek başına Ümit Karan veya İliç'in gollerini toplarsanız Galatasaray'ın sonuca nereden gittiğini daha iyi anlayabilirsiniz.
Necati'nin hatası
Galatasaray'ın orta sahası iyi mücadele etti, buna bir şey diyemem. Ancak çok yan top oynuyorlar, ileriye denedikleri topların önemli bir bölümü pas hatası oluyor. Önde bulmak istedikleri birinci adam oyun şekline göre Necati... Necati çalışmasına, istekli olmasına rağmen o kadar çok kanatlara düştü, gol bölgesinden uzaklaştı ki, Galatasaray'ın onun boşalttığı alanlara atak yapabilecek futbolcusu olmadığını bilmiyor gibiydi. Bir diğeri de çok sayıda ofsayta düşmesiydi. Tabii bu Galatasaray ataklarının başlamadan bitmesine neden oldu.
Esasında bu sezon çok az görev yapan Emre Aşık sarı kartla oyuna başlangıç yaptı. Emre defansta riskli hareketler yapan bir futbolcu. Hep tedirgin oynadı ve de Beşiktaş onu fazla zorda bırakacak topları o bölgeye oynamadı. Bu Galatasaray için bir şanstı.
Beşiktaş'a gelince... Siyah - beyazlılar bir şeyi çok geç fark etti ve maçı ancak bir penaltı golüyle kurtarabildi. Bobo'nun attığı golde Galatasaray defansı 3'e 2 üstün durumdaydı. Ama Emre ve Ergün pozisyon hatası yapınca Bobo'nun golüne engel olamadı. Beşiktaş'ın hava toplarında önemli bir üstünlüğü vardı. Ama bu geriden atılan toplardan ziyade kanatlardan gelen toplardaydı. Beşiktaş'ın ilk bölümde uzun süre kanatları etkili kullanamadı. İbrahim Akın ve Burak girdikten sonra bu topları kullanmaya başladılar, ama biraz geç kalınmıştı.
Fener de kazandı
Beşiktaş bu galibiyetle Şampiyonlar Ligi kapısını araladı diye düşünebiliriz. Ama takımın genel görüntüsü bunu devam ettirebilir mi şeklindeki sorulara net bir cevap vermemizi engelliyor. Tek avantajı Galatasaray'daki düşüşünün devam etmesine bağlı. Galatasaray'dan gelen sinyaller de bu görüntüde.
Neticede tribünleriyle, sahadaki mücadelesiyle, zaman zaman heyecanıyla derbi çizgisine yaklaşan bir maçtı. Ama kalitesi asla... Sonuç olarak derbiden sadece siyah - beyazlılar değil, Fenerbahçe de kazançlı çıktı diyebiliriz. Kendisine puan olarak daha uzak olan rakibinin kazanması Beşiktaş kadar Fenerbahçe'ye de bir avantaj sağladı.
Akılda kalan en önemli görüntülerden biri de her iki takımın normalin çok üzerinde top kayıpları oldu. Kısacası Mehmet Güven'in kontrol dışı bir hareketi Beşiktaş camiasına sevinç yaşattı diyerek noktalayabiliriz.
mdenizli@milliyet.com.tr

