
Belçika fıkrası
Eğer Galatasaray bir maçı kaybetmek ,isteseydi ancak bu kadarını başarabilirdi. Belki de bu sezonun kaderini Galatasaray kulübesi yaptığı hatalarla belirledi. Hadi herşeyi anlarım. Hasan'ı Song'u, Hakan'ı ve İnamoto'yu, İliç'i anlarım. Ama dün Ümit'in bu takımda ilk on birde oynamamasını anlayamam. Maç eşitlik anına gelmişken, rakip kafa olarak bozulmuşken, Necati'nin yerine Tolga'nın girmesini anlayamam. Hasan Kabze'deki ısrarını, ikinci yarıda Arda'ya tahammülü asla anlayamam.
Beşiktaş kazandı. Ama İnönü'de her sonuç olabilirdi. Beşiktaş dünkü futboluyla Galatasaray karşısında şeker gibi takımdı. Ama tabi ki Galatasaray hiçbir şekilde ayağına sunulan bu fırsatı değerlendirecek bir takım değildi. Baştan inanmamış, baştan pes etmişti.
Gerets'in dün ne yapmak istediği belli değildi. Üzüm yerken bağcıyı dövmek mi istiyordu yoksa bir yerleri yeniden keşfetmek mi? Yoksa Erciyes maçı için futbolcularına ceza mı veriyordu? Eğer Gerets ille de oyun oynamak istiyorsa, bir kutu lego alması gerekir.
Yanlış tercihler
Beşiktaş orta alanı yetersiz. Tüm yük Serdar'ın üstünde. Zaten Okan, Ayhan ve Mehmet Güven üçlüsü Gerets'e inat yüksek mücadele gücüyle o bölgeyi maç sonuna kadar elinde tuttu. Onlar sayesinde Ricardinho ve Delgado ikilisi maç boyunca büyük sıkıntı çekti. Ayhan üzerindeki İnönü baskısına rağmen maçın en iyisiydi. Birkaç ciğerle oynayıp, birkaç ayakla mücadele etti. Bu üç futbolcunun büyük mücadelesi forvetteki yanlış tercihler ve yanlış taktik anlayışı yüzünden heba oldu. Çünkü ne Necati, ne de Hasan Kabze bu maçı kaldıracak güçte değildi. Hele Kabze bu görüntüsü ile antrenmanda bile zor oynardı. Ama Kabze veya Necati bu haldeyken, büyük maçların adamı Ümit Karan'ın "Yetersiz" diye kulübede oturtulması dün gece anlatılan güzel bir Belçika fıkrasıydı.
Beşiktaş dün öyle rakibine büyük baskı yapmadı. Aksine oyunun genelinde rakibinin orta saha gücüne mahkum oldu. Sadece Ricardinho'nun ve Delgado'nun ayaklarına mahkumdu. Ancak onların kilitlenmesi ile Galatasaray oyun içinde çok avantajlı duruma geldi. Üstelik aksayan savunması ise Galatasaray için çok davetkardı. Şu var; Beşiktaş'ın bu durumunu tahmin etmek hiç de zor değildi. Son birkaç maçını izlesen rahatlıkla çözebilirdin.
Penaltı penaltıydı. Ama 58 dakikada Arda'nın kaleci ile karşı karşıya kaldığı anda Fırat Aydınus'un faul kararı vermesi maçın en kilit anıydı. Yine de bu bile Galatasaray için kılıf olmamalı. Florya kaosunun yanında bu sonuç çok normal. Ayrıca bağrımıza bastığımız Arda'nın dün ikinci yarıdaki görüntüsü içler acısıydı.
h.ozer@milliyet.com.tr

