Sırlar Konfetisi'nde basın
Milli Güvenlik Kurulu'nun 23 Şubat tarihli toplantı gündemini haber yapan Milliyet Ankara Temsilcisi Fikret Bila'ya yönelik 'ihanet' suçlaması yasal dayanaktan yoksun ve haksız
DERYA SAZAK
Gizliliğin ulusal güvenlikle pek az ilgisi vardır. Gizlilik, hükümetler ile bürokrasilerin 'ikinci bir deri' gibi giydikleri bir kendini koruma sistemidir.
Dünyanın saygın 12 büyük gazetesini inceleyen Martin Walker, 'Basının Gücü' adlı yapıtında İngiltere ve ABD'de medyanın sıkça karşılaştığı 'gizlilik' kavramını böyle açıklar. Hükümetler ve liderler işlerine geldikleri zamanlarda 'bilgiler'i birer lütuf gibi medyaya sızdırırlar. Gazetecilerin çevresinde 'konfeti' gibi uçuşur sırlar. Haberciler 'resmi sınırlar'ı zorlamaya başladıklarında 'ihanet'le suçlanırlar.
'Vatan hainliği' suçlaması
MGK'nın 23 Şubat tarihli 'toplantı gündemi'ni haber yapan Milliyet Ankara Temsilcisi Fikret Bila da iktidar ile medya arasındaki bu 'çatışmalı alan'a girdi. Başbakan Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt'ın Kuzey Irak'ta PKK'ya sağlanan desteğin video görüntülerini sunacağı haberinin 'sızdırılmasını' vatana ihanetle eşdeğer görerek Bila'yı ve haber kaynaklarını suçladı.The New York Times örneği
Haftayı bu tartışmalarla geçirdik. Çok sayıda okurumuz Başbakan'ın tutumunu eleştiren mesajlarla Bila'ya ve gazetemize destek verdiler.Gizlilik tartışmalarında basın tarihine geçmiş örneklerden birisi The New York Times'ın 13 Haziran 1971'de ABD Savunma Bakanlığı'nca hazırlanan Vietnam Savaşı'na ilişkin 'Pentagon Belgeleri'ni yayımlamasıdır.
Üzerinde 'çok gizli' damgası olan 4 bin sayfalık belgelerin yayımının üçüncü gününde ABD Adalet Bakanlığı, dosyadaki bilgilerin daha fazla açıklanmasının ABD'nin ulusal çıkarlarına 'doğrudan ve onarılmaz zararlar vereceği' gerekçesiyle ABD Bölge Mahkemesi'nden yayımın geçici olarak durdurulması yönünde bir karar aldı. (Savaşlarda Kamuoyu. Dr. Mustafa Mutlu) Bunu izleyen 15 gün boyunca The New York Times ile elinde aynı dosyanın kopyası bulunan The Washington Post kararı kaldırmak üzere hukuk savaşı yürüttüler.
Sonunda ABD Yüksek Mahkemesi 30 Haziran 1971'de gazetelerin belgeleri yayımlamasını serbest bırakma kararı aldı.
Pentagon belgeleri ve sırlar
The New York Times'ın editörü Max Frankel, Pentagon Belgeleri davasında mahkemeye şu ifadeyi verdi:"Sırlar kullanılmadan, insanlarımızın yurtdışında ya da Washington'da kanıksadıkları türden, yeterli diplomatik, askeri ve politik habercilik yapılamayacağı gibi, hükümetle kamuoyu arasında olgun bir iletişim de kurulamaz.
Bu süreçte tarafların politik ve kişisel çıkarları birbirinden ayrılamaz. Başkanlar, 'gizli' kararları yalnızca düşman bir ülkeyi korkutmak, seçmen kitlesine şirin görünmek, kendi ünlerini korumak için verirler. Hükümette üst düzey yetkililer kendi politikalarına destek aradıklarında ya da rakip bakanlıkların plan ve politikalarını sabote etmek üzere sırları açığa vururlar."
Milli Güvenlik Kurulu ve MGK Genel Sekreterliği Kanunu'na göre, MGK toplantılarındaki görüşmeler 'gizli'dir.
Eski TCK'nın 136. maddesi, yeni TCK'nın da 327 ve 330. maddeleri ise 'devlet sırrını ifşa' suçunu düzenliyor.
Fikret Bila'nın haberi, Büyükanıt'ın daha önceki açıklamalarında beyan ettiği, PKK'nın Kuzey Irak'taki faaliyetlerinin 'fotoğraf ve video görüntüleri'nin toplantıda sunulacağına ilişkin. Ön haber yapılmış. TCK'da düzenlenen 'niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgi' ve belge içermiyor. Dolayısıyla ortada yasal bir ihlal yok. Bila, görevini yapmış.
Başbakan, toplantı sonunda Milliyet'te yer alan habere değinmekle MGK toplantısında görüşülen konuları kendisi 'ifşa etmiş' oluyor. Suç işliyor!
Bila dava açsa kazanır
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr İbrahim Kaboğlu'nun konuya ilişkin değerlendirmesi şöyle:"Başbakan Erdoğan ağır bir suçlamada ve yargısız bir infazda bulunmuştur. Kaldı ki Milli Güvenlik Kurulu'nun kararlarının gizliliği ilkesine bizzat bu kurulun üyeleri çoğunlukla icabet etmediği bilinen bir gerçektir. Vatana ihanet etmekle suçlanan Fikret Bila, Başbakan hakkında dava açsa kazanır. Çünkü Avrupa hukuku gazetecilere bütün toplumu ilgilendiren konulara ilişkin en geniş özgürlüğü tanımaktadır. Haber 'Türkiye Irak'a 100 bin askerle bir saldıracak' gibi Türkiye'yi güç durumda bırakacak bir bilgi değil."
Gizli mi, devlet sırrı mı?
İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç de Milliyet Okur Temsilcisi'ne şu açıklamayı yaptı:"Başbakan Erdoğan'ın 'vatan hainliği' suçlamasına cemiyet olarak tepkimizi gösterdik ve Başbakan'ın bu açıklamayla kendisini gazetecilerin sicil amiri olarak gördüğünü belirttik. Oysa bunu yargı söyler, yürütme söyleyemez. Gazeteciler Cemiyeti olarak 2004 yılında devlet sırlarına ilişkin bir çalışma yaptık Ve Anayasa'nın devlete ait gizli bilgileri düzenleyen 28. maddesi ile devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmamasına ilişkin 26 maddenin birbiriyle çelişkili olduğunu belirterek Adalet Komisyonu'na gönderdik. Ancak yeni yasada pratikte bir şey değiştirmedi. Çünkü bu bilginin gizli olup olmadığı soruyordu. onun sübjektif değerlendirmesine göre ya gizli bilgi ya da devlet sırrı sayıyordu. Şimdi bakanlara sorulacak. Bu da konunun siyasi ayrımcılığa yol açmasına neden olacaktır"
okur@milliyet.com.tr
dsazak@milliyet.com.tr
Tel: 0212 505 62 03
Faks: 0212 505 68 09
Doğan Medya Center, Bağcılar 34204 İstanbul
|
DİĞER YAZILAR |
OKUR TEMSİLCİSİ |

