Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Mart 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Din ve laiklik


SÜLEYMAN Demirel dini konuları iyi bilir. Sadece bir Anadolu çocuğu olarak dine duyduğu ilgiden değil. Darbelere karşı verdiği mücadelede geniş kitlelerin desteğini almak için, İslamla demokrasi arasında ilişki kurma gereği duymuş, bu da onu İslami hükümleri modern kamu hukuku açısından incelemeye yöneltmiştir.
Yasaklılık yıllarında Demirel'in Nurcu Yeni Asya gazetesine yaptığı açıklamalar o zaman "İslam, Demokrasi ve Laiklik" adıyla yayımlandı. Orada Demirel İslamla demokrasi arasında fikri bağlar kurarken laikliğin radikal uygulamalarının "milleti devlete küstürdüğü"nü söyler; "1920'lerin devleti millet için değildir, o günlerde millet devlet içindir" diye konuşur. (sf. 62)
28 Şubat'tan beri ise Demirel "inkılapçı" bir dil kullanıyor!
Bu siyasi 'değişim'in dışında, Demirel'in İslam, laiklik ve demokrasi arasında fikri bağlar kurmaya çalışması önemlidir. Özal'ın da bu yönde çabaları vardı. AKP'nin 'muhafazakâr demokrasi' kavramı da bu ihtiyacın ifadesidir.

İslam ve laik hukuk
Türkiye gibi halkı dindar olan bir ülkede laik hukukun meşruiyet temeli olarak devam etmesi ve demokrasinin yürümesi için dindarlık, laiklik ve demokrasi kavramlarının birbirleriyle çatışmasını önleyecek şekilde yeni açılımlara, yeni sentezlere ulaşılması gerekir.
Bu açıdan, Demirel'in dün Gazi Üniversitesi'ndeki konuşmasında İslamdaki "şûra, kamu yararı, ehil kişilerin yönetimi, adalet" kavramlarından hareketle İslam, laiklik ve demokrasi arasında fikri bağlantılar kurmasını önemli buluyorum.
Gerçekten İslamda hukukun modernleşmesini sağlayacak birçok içtihat kuralı vardır: "Maslahat" denilen kamu yararı, "zaruret" denilen ihtiyaçlar, "yargı hükümleri ve din hükümleri" denilen dini ve hukuki alan ayrımı, "tazir, ulül emr" gibi devletin yasama yetkisini onaylayan fıkıh kurallarının bulunması sayesindedir ki, Osmanlı, 1918 yılına kadar aile hukuku dışında hemen bütün hukuk ve yargı sistemini laikleştirmişti!
Bunları bilmeye bugün belki dünden fazla ihtiyacımız yok mu?! Hem de bütün dünyanın!

Radikalizmden uzlaşmaya
Osmanlı modernleşme sürecinde Hilmi Ziya Ülken'in deyimiyle "modernist İslamcı" çok zengin bir kitabiyat oluşmuştu. Elmalılı Hamdi Efendi daha 1909 yılında "Hâkimiyet-i milliye hilafetten üstündür" diye yazıyordu. Bu alanda İzmirli İsmail Hakkı, Mansurizade, Seyyid Bey, Ziya Gökalp gibi bilim adamlarının oluşturduğu zengin bir kitabiyat ve kültür vardı.
Laikliğin radikal uygulaması sadece medreseyi kapatmakla kalmayıp, bu modernist fikirlerin yoğunlaştığı İlahiyat Fakültesi'ni de kapattı, yayınlarını yasakladı; "modernist İslami" birikim de eski harflerle tozlu raflarda kaldı.
1970'lerde referans kaynağı Mısırlı Seyyid Kutup olacaktı maalesef!
Radikalizm, demokrasiyle uyum sağlanmasında da zorluklar çıkardı.
Daha önemlisi, radikalizmin yarattığı irtica paranoyasının büyük bir sosyal enerji israfına yol açmasıdır.
Seçim sonuçlarına bakarak Güneydoğu'yu Türkiye'ye bağlayan duyguların niteliğini bile merak etmeyen bir radikalizm!
"O zaman gerekliydi."
Şehirleşmesi, eğitimi, ticarileşmesi, dünyaya açılması bugünkü düzeye gelmiş Türkiye'de artık her türlü radikalizm fuzuli bir enerji israfıdır. Birleştirici, ılımlı, sentezci fikirlere ihtiyaç vardır.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Din ve laiklik
SÜLEYMAN Demirel dini konuları iyi bilir. Sad...
Melih AŞIK
Saatlerin durumu
16 Mayıs'ta saatler 100 yıl geri alınıyor... ...
Fikret BİLA
Türkiye içten ve dıştan sıkıştırılıyor
Türkiye, "Kürt sorunu" konusunda hem içten he...
Hasan CEMAL
Özal, Demirel, Erdoğan!
Siyaset dilimizde Çankaya denildiği zaman Cum...
Güneri CIVAOĞLU
Bir "hain" tanımı
Yeni bir "vatan haini" tanımıyla karşılaştım....
Can Dündar
Devlet içinde yeni çizgi
Bir yıl önce, güzel bir Avrupa kentinde, Batı...
Abbas GÜÇLÜ
Abla, Ağabey, Kardeş El Ele Projesi
Türkiye'nin dört bir yanında ilginç projeler ...
Hurşit GÜNEŞ
Tansiyon düşmedi yatırımcı yön arıyor
Geçen hafta Çin'den başlayarak uluslararası m...
Sami KOHEN
Fransa neden böyle davranıyor?
Türk basını haberi kısaca vermekle yetindi, a...
Metin MÜNİR
'Ordu hükümete, hükümet orduya güvenmiyor'
Bir süreden beri Türklerle yabancılar arasınd...
Derya SAZAK
Çin ateşi
Küresel piyasalardaki dalgalanmanın "Çin bors...
Meral TAMER
TSKB, çevreyi kirletene kredi vermiyor
Türkiye Sınai Kalkınma Bankası TSKB'nin rüzgâ...
Ece TEMELKURAN
Suyunda kurtlar mezarsız çocuklar
"Kömür geldiii! Dağıtıyolar abla, koooş!" ...
Güngör URAS
İnsanlar ne olup bittiğini öğrenmek istiyor
Dolar neden 1.45 YTL'nin üzerine çıktı? Dolar...
Serpil YILMAZ
Ağaoğlu'ndan yabancı fona büyük satış hazırlığı
Gayrimenkul piyasası, yeni bir "çağ" yaşıyor....
M. Ali BİRAND
Kenan Evren kadar olamıyoruz...
Son yazımda Evren'in Kürt sorunuyla ilgili çı...

© 2006 Milliyet