Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Mart 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
ATV | CINE-5 | CNBC-E | CNN-TÜRK | KANAL 7 | KANAL D | LİG TV | NTV | STV
SHOW | STAR | FOX | TRT 1 | TRT 2 | TRT 3 | TV 8 | HABERTURK
DIGITURK COMEDYMAX | DREAM TV | DISCOVERY CHANNEL
Töre mi ilahi adalet mi?


HATİCE'nin ölümüne neden olan hangi dizi? Gazetelerin bir bölümü Samanyolu TV'de yayınlanan "Sırlar Dünyası"na gönderme yaptı. Buna misilleme tabii ki gelecekti. Samanyolu TV ve ardından Zaman Gazetesi'nde çocuğun Show TV'de yayınlanan "Yaralı Yürek" dizisinden etkilendiği yolunda haberler yer aldı. Show TV yetkilileri ise Akşam Gazetesi'ne, 3 Mart Cumartesi günü "Yaralı Yürek" dizisinin 4. bölümünün tekrarının yayınlandığını belirterek, "Bu bölümde intihar ile ilgili ne bir konuşma ne de bir görüntü yer almaktadır" açıklamasını yaptı. Zaman Gazetesi'nin dünkü nüshasında yer alan haberin ayrıntılarında "Sırlar Dünyası"nın hiç bir bölümünde intihar sahnesinin çekilmediği açıklandı. Bu arada devreye RTÜK de girdi. "Sırlar Dünyası" daha önce de RTÜK'e şikayet edilmişti. O dizi mi, bu dizi mi tartışması anlamsız. Ama dizilerin ve genelde de televizyon kanallarının tek başlarına "suçlu" addedilmesi toplumsal sorumluluktan kaçmak anlamına gelir.

FUTBOL maçları sonrası hakemlerden görüş almak imkansız. Bunda televizyonda futbol programlarının "hadi konuş, hadi konuş" yaklaşımının da rolü var. Son "Stadyum" programında 1985 yılında oynanmış Beşiktaş - Galatasaray maçından pozisyonlar yayınlandı. Maç sonrası hakem ile yayıncı kuruluş (yani TRT) muhabiri hem de hakemin odasında bir güzel konuşuyorlar. Pozisyonları soruyor muhabir, hakem de sakin sakin cevaplıyor. 21 yıl önce böyleymiş. Tek kanal varmışmış. Çok kanal olunca ne oldu ki? Demokrat mı olduk? Özgürleştik mi? Çok kanal kaçınılmazdı, olacaktı. Toplum 21 yıl öncesinden farklı olacaktı. Farklılık pozitif anlamda olmak zorunda değil. Değişmek de illâ olumlu yönde olacak değil. Bu örneğe göre biz geriye düştük. Şimdi "hadi konuşsana" yaklaşımı hatta "sıkıyorsa konuş, satılmış hakem" dozunda bir gidişat var. O zaman biraz daha "medeni"ymişiz!

LEVİ'S'in son reklamı, yakın tarih boyunca blucinin ilişkilerdeki rolünü anlatıyor. 60'lı, 70'li , 80'li, 90'lı ve 2000'li yıllar. Her yıla damgasını vuran modaya uygun ama blucin giymiş çiftler var. Her dönemin sevişme tarzı farklı (tabii sonuna kadar göstermiyorlar ama ima ediliyor!). Hippiler, devrimciler, 80'ler, muhafazakârlar... Levi's tarihe tanıklık eden bir marka oldu. Markanın doğru tespiti bu kadar olur. Bu reklam "çok izlenen kanallarda" gösterilse RTÜK'e "Ahlak elden gidiyor" nidaları yükselir. Daha bu kadar incelikle düşünür, gülümser olamadık. National Geographic Channel'da izledim.

s.kologlu@milliyet.com.tr






  Sina
  KOLOĞLU
Töre mi ilahi adalet mi?

© 2006 Milliyet