Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Mart 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Baykal'dan iki yanıt


CHP lideri Deniz Baykal, son günlerde partisine yöneltilen "katı devletçilik" ve "katı milliyetçilik" eleştirilerine yanıt verdi.
Baykal, dünkü görüşmemizde, CHP'ye "katı devletçi" ve "katı milliyetçi" eleştirisi yöneltenlerin kaba bir "zorlama" içinde olduklarını söyledi.
CHP'nin çağdaş sosyal demokrat bir parti olarak ekonomide devletçi olmadığı gibi Atatürk milliyetçiliğini savunan bir parti olarak da "katı milliyetçi" olamayacağını vurguladı.
Baykal, bu eleştirilerde bulunanların, iktidarın yanlışlarını, hatalarını eleştirmek yerine daha risksiz gördükleri muhalefeti eleştirme kolaycılığına kaçtıkları yorumunu yaptı.

'Beko-Vestel yapsın'
Baykal, CHP'nin ekonomi politika anlayışının özel sektör öncelikli kalkınma-sanayileşme politikası olduğunu anımsattı. CHP'nin ekonomide devlete biçtiği rolün, "yönlendirici, denetleyici, teşvik edici, dış rekabette kolaylaştırıcı" bir rol olduğunu anımsattı. Baykal, "katı devletçi" eleştirisine şu yanıtı verdi:
"Bu eleştiriler dayanaksızdır. Hükümetin yanlış ekonomi politikalarını aklamaya çalışan boş gayretlerdir. CHP katı devletçi değildir. Tam aksine, biz özel sektör öncelikli bir sanayileşme, kalkınma programının eksikliğinden şikâyetçiyiz.
Ekonominin sadece finans ekonomisine dönüştüğü, üretimden uzaklaştığı, Hong Kong ekonomisi gibi faiz, rant, kur üçgeninde döndüğü bir ekonomi anlayışını eleştirmek nasıl devletçi veya katı devletçilik olarak eleştiriliyor? Bunu anlamak zor. CHP, Türkiye özel sektör öncülüğünde daha çok üretsin, daha çok ihracat yapsın istiyor. Bugün dünyanın her yerine televizyon satıyoruz ama üretimine baktığınızda bunun yüzde 75'inin yine ithalata dayandığını görüyoruz.
Oysa biz bu oranın yüzde 50'nin altına düşmesini istiyoruz. Montaj ağırlıklı değil, üretim ağırlıklı olsun istiyoruz. Biz, Beko yapsın, Vestel yapsın istiyoruz. CHP'nin ekonomi anlayışı, bu kalkınma ve sanayileşme modeli içinde TOBB, TİSK'le, işadamlarımızla birlikte, reel sektörümüzün ihtiyacı olan nitelikli işgücünü yetiştirmeye yönelik bir anlayıştır. Devleti, sosyal devlet ilkesinin uygulanmasıyla görevli sayan bir anlayıştır. Üretimi devlet yapsın anlayışı değildir."

Atatürk milliyetçiliği
Baykal, partisine yöneltilen "katı milliyetçi" eleştirisini de "ya cahillikten ya art niyetten" kaynaklanan bir çaba olarak değerlendirdi.
Baykal, milliyetçilik anlayışını şöyle özetledi:
"CHP'ye katı milliyetçi demek büyük haksızlıktır. Bizim milliyetçilik anlayışımız Atatürk milliyetçiliğidir. Bu anlayış ırkçı değildir, etnik temele dayanmaz. Bütünleştirici, her kesimi ulus anlayışı etrafında toplayan, entegre edici bir anlayıştır. Çağdaş ulus anlayışı budur. Bütün kimliklere saygı duyan ama onları bir ulusal kimlik etrafında bütünleştiren, etnik kökenli alt kimlik çatışmalarını önleyecek bir anlayıştır.
Atatürk'ün 'yurtta barış dünyada barış' anlayışı bu açıdan da çok önem taşır. CHP'nin milliyetçiliği bu anlayışla da örtüşür. Yurtta barış ile dünyada barışın birbiriyle ilişkili, birbirini etkileyen olgular olduğu unutulmamalıdır. CHP bütünleştirici Atatürk milliyetçiliği anlayışıyla yurtta barışın, huzurun sağlanacağına, bunun dış barışa da katkısı olacağına inanmaktadır."
Baykal, CHP'nin milliyetçilik anlayışının bir tepki bin husumet milliyetçiliği olmadığını vurgulayarak tartışmaların doğru zemine oturtulmasını istiyor.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Çankaya savaşları
TAYYİP Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olmak istediğ...
Çetin ALTAN
'Ceset Gelin'
Hızlanan ve yaygınlaşan bir şeffaflaşma neden...
Melih AŞIK
Koruma ordusu...
Tayyip Erdoğan, Başbakan olduğunda Koruma Müd...
Fikret BİLA
Baykal'dan iki yanıt
CHP lideri Deniz Baykal, son günlerde partisi...
Hasan CEMAL
Şiddete reklam yok!
Hiç kuşkusuz güzel bir slogan. Şiddet içeren,...
Güneri CIVAOĞLU
Çankaya'nın taşına bak
Özal ve Demirel, Çankaya'ya çıkma kararı alır...
Abbas GÜÇLÜ
Televizyon çocuklarımızı ne kadar etkiliyor?
Son intihar olayı, televizyonları yeniden hed...
Hurşit GÜNEŞ
Düzeltme mi, değişim mi?
Son iki haftadır uluslararası piyasalardaki d...
Nail GÜRELİ
AKP'nin değirmenine su taşıyanlar
Bunca zamandır uzak durduk, ama artık biz de ...
Sami KOHEN
Ortadoğu'da değişen dengeler
ORTADOĞU öteden beri siyasal dengelerin sürek...
Metin MÜNİR
Ne kadar az tekel, o kadar çok rakı
Geçen gün aldığım balığın temizlenmesini bekl...
Hasan PULUR
Fenerbahçe'ye yakışmayan...
HANİ insan bazen aynanın karşısına geçer, "Bu...
Meral TAMER
AKP iktidarında kadın istihdamı 8 puan geriledi
Avrupa Birliği'nin 1 Mayıs 2004 tarihli karar...
Ece TEMELKURAN
Sıfırın altında yaşayanlar
Dün Milliyet'te yoksullukla ilgili bir yazı d...
Osman ULAGAY
Fırtınalı denizde pusulasız yolculuk
Türkiye yakın tarihinin en derin ekonomik kri...
Güngör URAS
İstanbul sokaklarında yarım milyon işsiz dolaşıyor
Köyde kentte iş bulamayanlar, yaşamdan bunala...
M. Ali BİRAND
Soykırım savaşını kaybettik mi?
Ermeni Diasporası, her geçen gün biraz daha y...

© 2006 Milliyet