Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Mart 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Şiddete reklam yok!


Hiç kuşkusuz güzel bir slogan. Şiddet içeren, şiddete çağrı yapan, şiddeti özendiren televizyon dizilerine, filmlerine, hatta haber programlarına reklam yok!
Keşke...
Ne kadar hayırlı, uğurlu olurdu.
Bizim gibi şiddetten fazlasıyla çeken bir toplumda, şiddete açılan yolları kesebilmek için önemli bir mesafe kaydetmiş olurduk.
Biliyorum, kolay değil.
Güçlük, bu konuda ölçülerin yakalanmasıyla ilgili.
Çünkü ölçü kaçarsa, şiddet belasından kurtulayım derken, bu kez sansürcülük gibi yaratıcılığın, ifade özgürlüğünün belası olan bir başka illetin pençesine düşebiliriz.
Ancak, bir duyarlığın filizlenmeye başlaması gelecek açısından umut verici bir gelişmedir.
Reklamverenler Derneği Başkanı Hakan Uyanık, gerek şiddet içerikli televizyon dizilerine, gerekse haber programlarına reklam ambargosu uygulanabileceğinin işaretlerini verdi.
Reklamcılar Derneği üyesi Metin Aroyo, böyle bir ambargoya katıldığını belirterek, "Şiddet olmadan da yaratıcı olunur, ürün satılır" dedi.
Sabancı Grubu CEO'su Ahmet Dördüncü şu açıklamayı yaptı:
"Şiddet içerikli televizyon programlarının şirketler tarafından verilen reklamlar ile desteklenmemesi, topluma karşı sorumluluğu her zaman ön planda tutmuş olan grubumuz için benimsenecektir. Reklamlarımızın, şiddet içeren programlarda yayımlanmamasını temin edecek şekilde programlanması için gerekli yönlendirmeler yapılacaktır."
Ülker Grubu, Doğuş Otomotiv, Renault Mais, Hyundai Assan da, şiddet içeren televizyon dizileriyle filmlere reklam ambargosu uygulanabileceğine dönük destek mesajları verdiler.
Sevindirici bir durum.
Bunların tümü, ülkemizin çok ihtiyaç duyduğu toplumsal barış ve hukuk konusunda umut verici bir duyarlığın su yüzüne vurmasıdır.
Şu da söylenebilir:
Sivil toplum uyanıyor!
Şiddet ve teröre açılan yolları asıl kesecek olan gelişme bir ülkede sivil toplumun güçlenmesidir. Toplumsal barışın kurulabilmesi ve demokrasinin ete kemiğe bürünmesi en sağlıklı biçimde bu yolla mümkün olabiliyor.
Devleti, kamu otoritesini işin içine fazla sokmadan, kendi kendimizi kontrol edebilmeliyiz. Bu konuda reklamverenlere, reklamcılara ve tabii medyaya büyük sorumluluk düşüyor.
Bir başka deyişle:
Reyting, tiraj ve kâr güdüsünün gözleri kör etmemesi lazım.
Çocuklarımız için, bizden sonraki kuşaklar için daha yaşanır bir devlet ve toplum düzeni kurabilmek için iş ve reklam dünyasıyla medyanın yapabileceği çok şey var.
Şimdiye kadar çok azı yapıldı. Bunun altını lütfen çizin.
Türkiye'de şiddet ve terör kol gezebiliyorsa, katiller vatansever muamelesi görebiliyorsa, hukuk-dışılık yüceltilebiliyorsa, hukuk devleti fikri ölümcül darbeler yemeye devam ediyorsa, reklamveren-medya-reklamcı üçgeninin de bunda sorumluluk payı vardır.
Bu gerçeği göz ardı etmeyelim.
Onun içindir ki, son zamanlarda reklamveren, reklamcı, medya cephesindeki kıpırdanmaları önemsiyor, devamını diliyorum.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Çankaya savaşları
TAYYİP Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olmak istediğ...
Çetin ALTAN
'Ceset Gelin'
Hızlanan ve yaygınlaşan bir şeffaflaşma neden...
Melih AŞIK
Koruma ordusu...
Tayyip Erdoğan, Başbakan olduğunda Koruma Müd...
Fikret BİLA
Baykal'dan iki yanıt
CHP lideri Deniz Baykal, son günlerde partisi...
Hasan CEMAL
Şiddete reklam yok!
Hiç kuşkusuz güzel bir slogan. Şiddet içeren,...
Güneri CIVAOĞLU
Çankaya'nın taşına bak
Özal ve Demirel, Çankaya'ya çıkma kararı alır...
Abbas GÜÇLÜ
Televizyon çocuklarımızı ne kadar etkiliyor?
Son intihar olayı, televizyonları yeniden hed...
Hurşit GÜNEŞ
Düzeltme mi, değişim mi?
Son iki haftadır uluslararası piyasalardaki d...
Nail GÜRELİ
AKP'nin değirmenine su taşıyanlar
Bunca zamandır uzak durduk, ama artık biz de ...
Sami KOHEN
Ortadoğu'da değişen dengeler
ORTADOĞU öteden beri siyasal dengelerin sürek...
Metin MÜNİR
Ne kadar az tekel, o kadar çok rakı
Geçen gün aldığım balığın temizlenmesini bekl...
Hasan PULUR
Fenerbahçe'ye yakışmayan...
HANİ insan bazen aynanın karşısına geçer, "Bu...
Meral TAMER
AKP iktidarında kadın istihdamı 8 puan geriledi
Avrupa Birliği'nin 1 Mayıs 2004 tarihli karar...
Ece TEMELKURAN
Sıfırın altında yaşayanlar
Dün Milliyet'te yoksullukla ilgili bir yazı d...
Osman ULAGAY
Fırtınalı denizde pusulasız yolculuk
Türkiye yakın tarihinin en derin ekonomik kri...
Güngör URAS
İstanbul sokaklarında yarım milyon işsiz dolaşıyor
Köyde kentte iş bulamayanlar, yaşamdan bunala...
M. Ali BİRAND
Soykırım savaşını kaybettik mi?
Ermeni Diasporası, her geçen gün biraz daha y...

© 2006 Milliyet