Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Mart 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çankaya'nın taşına bak


Özal ve Demirel, Çankaya'ya çıkma kararı alırken, en yakınındakilerle neler konuştular? Çankaya'ya çıktıktan sonra "psikolojileri" neydi? Yakın çevreleriyle konuştum.
Köşk ve Konut kavşağına geldiklerinde Özal ve Demirel'in psikolojilerini, o anı yaşayanlardan yansıtayım... Özal'ın yeğeni, dönemin Devlet Bakanı Hüsnü Doğan, Özal'a "Cumhurbaşkanı olmayın" demiş. Nedenini Doğan şöyle anlatıyor:
"Yerel seçimlerde oylarımız çok düştü. Anavatan, istikrarlı bir konuma gelmiş değildi. Anavatan'ın başında kalması, hem partiye, hem Türkiye'ye gerekliydi." Buna karşılık... Özal'ın çok yakını olan Bakan Güneş Taner ise tam tersi doğrultuda konuşmuş:
"Başbakanlığı sizden sonra bir başkası da sürdürebilir. Sizin artık hükümet yönetmekten devlet yönetmek kademesine çıkmanız gerekiyor. İkisi birbirinden farklı."
Aile de Özal'a, "cumhurbaşkanı olması" yönünde ağırlık koymuş.
Ancak... Özal'ın bu konuda samimi olarak epeyce tereddüt geçirdiği izlenimlerini çevredeki başka yakınlarından da dinledim.

DEMİREL'İN ÇANKAYA KARARI
DYP, daha henüz kuruluş aşamasına gelmeden Demirel'i sürgüne götüren otomobilde yıllardır en yakını olan Necmettin Cevheri de vardı.
Önlerinde uzanıp giden dümdüz yola bakıp "Kurulacak partinin adı Doğru Yol olsun" demişlerdi.
Demirel, Cevheri'yle yıllar sonra bir kez daha gene "yol"da "karar konuşması" yaptı. Özal vefat etmişti. Demirel'in Çankaya için aday olup olmaması tartışılıyordu.
Başbakanlık Konutu'ndan birlikte çıktılar. İkisi Güniz Sokak'a kadar birkaç kilometre yürüdüler.
Cevheri, Demirel'e "Beyefendi, 3 ihtilale muhatap olduk. Üçüncüsünden 11 yıl sonra başbakan oldunuz. Şimdi önünüzde cumhurbaşkanlığı yolu açık. Çok yoruldunuz, çok mücadele ettiniz, artık Çankaya Köşkü hakkınızdır. Sadece sizin değil, sizin mücadelesini yaptığınız siyaset anlayışın arkanıza düşmüş, her zor şartta size ve demokrasiye omuz vermiş kitlelerin de hakkı."
Demirel, dinlemiş... "Evet" dememiş ama itiraz da etmemiş.
Bu süreci başka yakınlarından da dinledim. Onlarla da konuşmalar hemen hemen aynı.
.........................
Demirel Çankaya'ya çıktı. Türkiye'nin en bunalımlı yılları ve özellikle Refahyol krizini demokrasiyi -hiç değilse şeklen- koruyarak aşmasında bu kararının katkısı büyük oldu.
Güneş Taner şöyle diyor:
"Cumhurbaşkanı olarak devleti yönetmek misyonunda Özal, başlangıcı yaptı. Ama bunu asıl Demirel ilerletti ve tamamladı."

ERDOĞAN ÇANKAYA'DA SIKILIR MI?
Erdoğan da aynı kavşakta daha önce Özal ve Demirel'in yaşadığı psikolojik etkiler altında olabilir.
"Kilit" soru şu:
"Özal ve Demirel gibi Erdoğan da güçlü bir lider. Çankaya'ya çıktıktan sonra her ikisi de sıkılmaya başladılar. Çankaya, icraat yeri değil. İcraatın başında olan başbakanlar, kendi partilerinden olduğu halde zamanla ters düştüler, sözlerini geçiremedikleri için sinirlendiler.
Gerçekten Özal'la Mesut Yılmaz'ın hatta Yıldırım Akbulut'un ve hele Demirel'le Tansu Çiller'in arasında uyum olduğunu kim söyleyebilir?"
Gerçi... Abdullah Gül'ün başbakan olması halinde durumun farklı olabileceği öne sürülse de siyasetin tabiatında var olan gerçekler, daima ilişkilere damgasını vurur.

ÖZAL'IN DÖNMEK KARARI
Özal, Mesut Yılmaz'la ilişkilerinde öylesine bunalmıştı ki, "Çankaya'yı bırakarak yeni bir parti kurmanın ve aktif siyasete dönmenin" kararını almıştı. Bu kararı açıklamadan önce Mehmet Barlas'ın evinde konuk oluyor.
O gece yemekte Güneş Taner, Rauf Tamer ve işadamı Ali Koçman var.
Özal, "Aktif siyasete dönmek için, görüşlerine güvendiğim siz arkadaşlarımı dinlemek istedim" diyor. Hepsi de "dönmeyin" mesajı veren konuşmalar yapıyorlar. Koçman, "Mesut Yılmaz genç, onun önünü kapatacağınıza destek verin" yolunda bir söylemde bulunuyor.
Özal'ın yüz ifadesi, "dinlediklerinden memnun olmadığı" izlenimi veriyor.
Hüsnü Doğan "Nasıl memnun olsun?" diye soruyor ve şöyle anlatıyor: "Kararı vermiştik. Yeni partinin programını tamamlamıştık. İkinci dönüşüm planıydı bu. Öldüğü günün akşamüstü saat 17'de randevumuz vardı. Merhum Özal'la Çankaya'dan ayrılacağı tarihi tespit edecektik. O da açıklayacaktı. Yeni partiye de eski arkadaşlarının yanı sıra çok sayıda yeni katılım vardı."
.........................
Bakalım ileride Erdoğan'ın karar süreci için neler yazacağız?

gunericivaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Çankaya savaşları
TAYYİP Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olmak istediğ...
Çetin ALTAN
'Ceset Gelin'
Hızlanan ve yaygınlaşan bir şeffaflaşma neden...
Melih AŞIK
Koruma ordusu...
Tayyip Erdoğan, Başbakan olduğunda Koruma Müd...
Fikret BİLA
Baykal'dan iki yanıt
CHP lideri Deniz Baykal, son günlerde partisi...
Hasan CEMAL
Şiddete reklam yok!
Hiç kuşkusuz güzel bir slogan. Şiddet içeren,...
Güneri CIVAOĞLU
Çankaya'nın taşına bak
Özal ve Demirel, Çankaya'ya çıkma kararı alır...
Abbas GÜÇLÜ
Televizyon çocuklarımızı ne kadar etkiliyor?
Son intihar olayı, televizyonları yeniden hed...
Hurşit GÜNEŞ
Düzeltme mi, değişim mi?
Son iki haftadır uluslararası piyasalardaki d...
Nail GÜRELİ
AKP'nin değirmenine su taşıyanlar
Bunca zamandır uzak durduk, ama artık biz de ...
Sami KOHEN
Ortadoğu'da değişen dengeler
ORTADOĞU öteden beri siyasal dengelerin sürek...
Metin MÜNİR
Ne kadar az tekel, o kadar çok rakı
Geçen gün aldığım balığın temizlenmesini bekl...
Hasan PULUR
Fenerbahçe'ye yakışmayan...
HANİ insan bazen aynanın karşısına geçer, "Bu...
Meral TAMER
AKP iktidarında kadın istihdamı 8 puan geriledi
Avrupa Birliği'nin 1 Mayıs 2004 tarihli karar...
Ece TEMELKURAN
Sıfırın altında yaşayanlar
Dün Milliyet'te yoksullukla ilgili bir yazı d...
Osman ULAGAY
Fırtınalı denizde pusulasız yolculuk
Türkiye yakın tarihinin en derin ekonomik kri...
Güngör URAS
İstanbul sokaklarında yarım milyon işsiz dolaşıyor
Köyde kentte iş bulamayanlar, yaşamdan bunala...
M. Ali BİRAND
Soykırım savaşını kaybettik mi?
Ermeni Diasporası, her geçen gün biraz daha y...

© 2006 Milliyet