Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Mart 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Düzeltme mi, değişim mi?


Son iki haftadır uluslararası piyasalardaki dalgalanmanın nereden kaynaklandığı, ne kadar süreceği ve hangi etkiler yaratacağı merak ediliyor. Dalgalanmanın kaynağı konusunda epeyce yazan çizen oldu. Japonya'da faizlerin yükselme beklentisinin güçlenmesi ve ABD'de durgunluk olasılığı küresel bir değişim rüzgârı estiriyor.
Tekrarla belirtelim; bundan böyle Japon yeni cinsinden borçlanma göreli olarak daha pahalı algılanacak. Gerçekte çok pahalı olmasa bile! ABD'de ise önceleri canlılık belirtileri üzerine faizlerin yükselmesinden endişe ediliyordu. Şimdi de durgunluk belirtileri rahatsızlık yaratıyor. Ancak mali piyasalardaki etkisi benzer. Tabii bu paradoksal bir durum.

Neden Çin?
Dünyanın en büyük ithalatçısında durgunluk bekleniyorsa da küresel olarak bundan etkilenmemek mümkün değil. En büyük ithalatçıya en fazla mal satan ya da en fazla yabancı sermaye çeken ülkeler haliyle en fazla da etkilenecekler. Bunun da başında Çin geliyor.
Japonya'da canlanmayla ABD'de durgunluk belirtileri ters yönlü olsa da dünyada faizlerin artık eskiden olduğu gibi düşük düzeylerde kalmayacağı açıkça görülüyor. Bu apaçık küresel bir iklim değişikliği. Bu değişim olağanüstü sert ve radikal bir nitelikte olmasa da gelişmekte olan ülkelerde birkaç yıldan beri süregelen bahar havasının da değişeceği söylenebilir.
Diğer bir deyimle, tüm dünyada mali piyasaların uçması nedeniyle şimdi sağlıklı bir düzeltme, ya da kâr tahsilatına geçildiği tezini kabul etmek kolay değil. Yaşanan, kuşkusuz daha öte bir şey. Bu nedenle, her şeyin tekrar eski dengesine oturacağı sanılmamalı. Makul olan tez, daha yüksek düzeylerdeki uluslararası faiz düzenine geçilmekte olduğudur.
Bu tür küresel dalgalanmalar elbette birkaç günde bitmez. Ancak aylar süremez. Çünkü eğer aylar sürüyorsa bir yerlerde kriz ya da krizlerin oluşma olasılığı var demektir. Dalgalanma en fazla birkaç hafta ya da 2-3 ay sürebilir. Bize kalırsa herhangi bir ülkede kriz yaratabilecek ölçüde kırılganlık olmadığına göre yakın bir zamanda bu dalgalanma sona erer. Mamafih, tüm dünyada volatilite bir süre daha devam eder.





Ortalık ne zaman durulur?
Uluslararası likidite azalacağına göre, bundan hem gelişmekte olan piyasalar hem de sanayileşmiş ülkelerin ekonomileri etkilenecektir.
Son yıllarda gelişmiş ülkelerin büyüme düzeyleri bir hayli yüksekti. Bu performanslarda bundan böyle gevşeme görülebilir. Fakat daha önemlisi, gelişmekte olan ülkelerin mali piyasalarına olan inanılmaz iştahın azalacağının göz ardı edilmemesi gereğidir. Tabii Türkiye de bundan fazlasıyla payını alacaktır.
Bununla beraber, bu küresel iklim değişimi de abartılmamalıdır. Bir süre sonra faizleri yüksek, fakat riskleri az, orta ve uzun vadede de gelecek vaat eden ülkelere yeniden bir akın başlayabilir. Bu hafta böyle geçse de yakında ortalık durulur. Sonra yine bir başka bahar bu ülkede yaşanır.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Çankaya savaşları
TAYYİP Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olmak istediğ...
Çetin ALTAN
'Ceset Gelin'
Hızlanan ve yaygınlaşan bir şeffaflaşma neden...
Melih AŞIK
Koruma ordusu...
Tayyip Erdoğan, Başbakan olduğunda Koruma Müd...
Fikret BİLA
Baykal'dan iki yanıt
CHP lideri Deniz Baykal, son günlerde partisi...
Hasan CEMAL
Şiddete reklam yok!
Hiç kuşkusuz güzel bir slogan. Şiddet içeren,...
Güneri CIVAOĞLU
Çankaya'nın taşına bak
Özal ve Demirel, Çankaya'ya çıkma kararı alır...
Abbas GÜÇLÜ
Televizyon çocuklarımızı ne kadar etkiliyor?
Son intihar olayı, televizyonları yeniden hed...
Hurşit GÜNEŞ
Düzeltme mi, değişim mi?
Son iki haftadır uluslararası piyasalardaki d...
Nail GÜRELİ
AKP'nin değirmenine su taşıyanlar
Bunca zamandır uzak durduk, ama artık biz de ...
Sami KOHEN
Ortadoğu'da değişen dengeler
ORTADOĞU öteden beri siyasal dengelerin sürek...
Metin MÜNİR
Ne kadar az tekel, o kadar çok rakı
Geçen gün aldığım balığın temizlenmesini bekl...
Hasan PULUR
Fenerbahçe'ye yakışmayan...
HANİ insan bazen aynanın karşısına geçer, "Bu...
Meral TAMER
AKP iktidarında kadın istihdamı 8 puan geriledi
Avrupa Birliği'nin 1 Mayıs 2004 tarihli karar...
Ece TEMELKURAN
Sıfırın altında yaşayanlar
Dün Milliyet'te yoksullukla ilgili bir yazı d...
Osman ULAGAY
Fırtınalı denizde pusulasız yolculuk
Türkiye yakın tarihinin en derin ekonomik kri...
Güngör URAS
İstanbul sokaklarında yarım milyon işsiz dolaşıyor
Köyde kentte iş bulamayanlar, yaşamdan bunala...
M. Ali BİRAND
Soykırım savaşını kaybettik mi?
Ermeni Diasporası, her geçen gün biraz daha y...

© 2006 Milliyet