Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Mart 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Fenerbahçe'ye yakışmayan...


HANİ insan bazen aynanın karşısına geçer, "Bu bana yakıştı mı?" diye bakar.
Ya da yaptıklarının, yazdıklarının, söylediklerinin tartışmasını kendi kendine yapar, "Bu bana yakıştı mı?" diye sorar.
Fenerbahçe yönetimi de bugün ister boy aynasının karşısına geçsin, ister yaptıklarına şöyle bir baksın, sonra "Bu bize yakışıyor mu?" desin.
***
BİR hafta önce Antalya'ya yenilen Fenerbahçe, bir hafta sonra kendi sahasında Sivas'la zor bela berabere kalıyor.
Bu durumda ne yapılır?
Trilyonluk takım bu hale nasıl geldi, diye araştırılır, gelecek için önlemler alınır, değil mi?
***
HAYIR, Fenerbahçe yönetimi ne yapıyor?
"Esami listesi"ne itiraz ediyor, "Kural hatası yapılmış da itirazları kabul edilirse, maçı masa başında kazanacaklar!"
"Esami listesi" ne demek?
İsimler listesi demek.
Yani sahaya çıkacak ve kulübede oturacak futbolcuların listesi...
Herhalde yüz yıl önce Türkiye'de futbol oynanmaya başladığında da "esami listesi" derlerdi...
Neyse konumuz o değil!
Kendi sahasında maç kazanamayan Fenerbahçe, kâğıt üzerinde, masa başında maç kazanacak...
Yapılan itiraz da şu: İsim listesinde Sivaslıların değişiklik yapması...
Çok mu önemli?
Demek önemliymiş, önemli olan sahaya çıkıp maçı kazanmak değil, böyle ıvır zıvır itirazlarla uğraşmak.
Peki Fenerbahçe o maçı kazansaydı, yine aynı itirazı yapacaklar mıydı?
İşte Fenerbahçe'ye yakışmayan budur...
Fenerbahçe'ye yakışan, maç kazanmaktır, itirazlarla oyalanmak değil...
***
FENERBAHÇE'nin unutulmaz kaptanı ve başkanı Zeki Rıza Sporel başkan iken, yöneticiler bir hakemin kararına itiraz ederler. İtiraz dilekçesini imzalaması için Zeki Rıza Bey'in önüne getirirler, imzalamaz:
"Hakem Fenerbahçe'nin bir golünü saymamışsa, ikinci golü atarız, biz Fenerbahçe'yiz!"
Bunu da yazan, Galatasaraylı Doğan Koloğlu'dur.
***
BİR başka örnek...
O günkü Futbol Federasyonu, hakemlere kesin talimat verir:
"Lisanslarını getirmeyen takımlar kesinlikle sahaya çıkamazlar."
O gün, Fenerbahçe stadında Galatasaray maçı vardır.
Fakat Galatasaraylılar lisanslarını Beyoğlu'ndaki kulüp binasında unutmuşlardır, hakem de "Federasyonun emri var!" diye maçı oynatmamaya kararlıdır. O zaman köprü filan yok, biri gidecek karşıdan lisansları alıp gelecek; hakem ısrarlı, "Fazla bekleyemem!" der.
Tribünde, Futbol Federasyonu'nda görevli, Galatasaray'ın eski kalecisi ve ileride başkanı olacak Ulvi Yenal da vardır.
Ulvi Yenal, hakem ve takım kaptanlarıyla toplantı yapar, Fenerbahçe kaptanı "Büyük Fikret" itiraz etse, "Lisanslar olmadan maça başlanamaz!" dese, hakem kural gereği bir süre bekleyecek ve sonra Fenerbahçe'yi hükmen galip ilan edecektir.
Hayır, "Büyük" Fikret Arıcan itiraz etmez:
"Galatasaray takımının bütün oyuncuları bizim tanıdığımız, arkadaşlarımızdır. Biz de karşıya, Taksim sahasına giderken lisansları unutabiliriz... Hiçbir itirazımız yok, lisanlar nasıl olsa gelir, maça başlayalım."
***
EVET, bugün yapılanlar Fenerbahçe'ye yakışmıyor, Fenerbahçe böyle bir mirasın sahibi olmalıdır, bu maziye yakışır olmalıdır, bir taraftarın elindeki pankarta değil...
O pankartta şöyle yazıyordu:
"Üzerinizdeki Gaffur'un pijaması değil, Fenerbahçe formasıdır."
Başka diyecek laf kaldı mı?

h.pulur@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Çankaya savaşları
TAYYİP Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olmak istediğ...
Çetin ALTAN
'Ceset Gelin'
Hızlanan ve yaygınlaşan bir şeffaflaşma neden...
Melih AŞIK
Koruma ordusu...
Tayyip Erdoğan, Başbakan olduğunda Koruma Müd...
Fikret BİLA
Baykal'dan iki yanıt
CHP lideri Deniz Baykal, son günlerde partisi...
Hasan CEMAL
Şiddete reklam yok!
Hiç kuşkusuz güzel bir slogan. Şiddet içeren,...
Güneri CIVAOĞLU
Çankaya'nın taşına bak
Özal ve Demirel, Çankaya'ya çıkma kararı alır...
Abbas GÜÇLÜ
Televizyon çocuklarımızı ne kadar etkiliyor?
Son intihar olayı, televizyonları yeniden hed...
Hurşit GÜNEŞ
Düzeltme mi, değişim mi?
Son iki haftadır uluslararası piyasalardaki d...
Nail GÜRELİ
AKP'nin değirmenine su taşıyanlar
Bunca zamandır uzak durduk, ama artık biz de ...
Sami KOHEN
Ortadoğu'da değişen dengeler
ORTADOĞU öteden beri siyasal dengelerin sürek...
Metin MÜNİR
Ne kadar az tekel, o kadar çok rakı
Geçen gün aldığım balığın temizlenmesini bekl...
Hasan PULUR
Fenerbahçe'ye yakışmayan...
HANİ insan bazen aynanın karşısına geçer, "Bu...
Meral TAMER
AKP iktidarında kadın istihdamı 8 puan geriledi
Avrupa Birliği'nin 1 Mayıs 2004 tarihli karar...
Ece TEMELKURAN
Sıfırın altında yaşayanlar
Dün Milliyet'te yoksullukla ilgili bir yazı d...
Osman ULAGAY
Fırtınalı denizde pusulasız yolculuk
Türkiye yakın tarihinin en derin ekonomik kri...
Güngör URAS
İstanbul sokaklarında yarım milyon işsiz dolaşıyor
Köyde kentte iş bulamayanlar, yaşamdan bunala...
M. Ali BİRAND
Soykırım savaşını kaybettik mi?
Ermeni Diasporası, her geçen gün biraz daha y...

© 2006 Milliyet