Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Mart 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Fırtınalı denizde pusulasız yolculuk


Türkiye yakın tarihinin en derin ekonomik krizine, 19 şubat 2001 günü devletin tepesinde yaşanan bir kavga sonucunda sürüklendi. Krizi hazırlayan koşullar o gün oluşmadı kuşkusuz, ama devletin borcunu nasıl çevireceğinin sorgulandığı bir günde, Cumhurbaşkanı Sezer ile Başbakan Ecevit arasında yaşanan kavganın açığa çıkması krizi tetiklemeye yetti.
Geçen yıl TC Merkez Bankası Başkanlığı atamasında yaşanan süreç, Türkiye'ye dış dünyada puan kaybettiren bir komediye dönüştürülmeseydi, mayıs ve haziran aylarında yaşanan dalganın bize maliyeti daha düşük olabilirdi. Belki de dünyanın en yüksek faizini veren ülke konumuna düşmezdik.
Şimdi gene buna benzer bir süreci yaşıyoruz galiba. Küresel piyasalarda beş yıldır bozulmayan büyü bozuldu ve risklerin yeniden değerlendirileceği, fırtınalı bir döneme girildi. Türkiye'de ise Başbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı konusunda toto oynanıyor.

Fırtınanın şiddeti
Bu köşenin sürekli okurları, finansal piyasalarda bir fırtınanın yaklaşmakta olduğunu vurgulayan yazılardan belki bıkmış olabilirler ama bunda benim bir suçum yok. Dünyada yapılan kayda değer yorumları, değerlendirmeleri izlemeye ve kendi süzgecimden geçirerek aktarmaya çalışıyorum.
Bundan böyle de ilk belirtileri yaşanmakta olan fırtınanın nedenleri, şiddeti, kapsama alanı ve Türkiye'ye etkileri konusunda yazmaya devam edeceğim herhalde.
Benim bugün gelinen noktadaki değerlendirmem şu: Küresel piyasalarda dört - beş yıldır sürmekte olan risk algılaması değişiyor ve farklı bir yatırım iklimi oluşuyor. Fırtınaya elverişli bir iklim bu.
ABD ekonomisinin büyüme hızı ve bunun dünya ekonomisine yansımaları gibi, küresel ekonomideki temel değişkenlerin yönü kuşkusuz önemli ama bunun ötesinde, küresel finans sisteminin yeni yapısı ve Çin gibi yeni oyuncuların olası davranışları bambaşka riskleri gündeme getiriyor.
Yüksek faizle büyük miktarda dış kaynak çeken Türkiye'nin, bu "iklim değişikliği"nden en fazla etkilenebilecek ülkelerden biri olduğunu ise IMF Başkanı Rodrigo Rato bile söyledi. Bu durumda bizim bu gelişmeleri hafife alma lüksümüz yok.

Gerilimin zamanı mı?
Adları Türkiye ile birlikte anılan ülkelerin çoğu son dönemde dış dengelerinde ciddi boyutlarda fazla vermeye, muazzam döviz rezervleri biriktirmeye, sermaye ihraç etmeye başladı. Yani olası bir küresel fırtınaya karşı hazırlıklı durumdalar. Türkiye ise rekor düzeyde dış açık veren ve büyümesini dış kaynak girişiyle sürdürebilen bir ülke.
Şimdi bu ortamda cumhurbaşkanlığı seçimine siyasi gerilimi tırmandırabilecek bir anlayışla yaklaşılması, iş âlemini tedirgin etmenin ötesinde, Türkiye'nin fırtınalı denizde pusulasız bir gemi gibi sürüklenmesi tehlikesini de gündeme getirebilir. Bu oyunu sürdürenler bu tehlikenin farkında mı acaba?

oulagay@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Çankaya savaşları
TAYYİP Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olmak istediğ...
Çetin ALTAN
'Ceset Gelin'
Hızlanan ve yaygınlaşan bir şeffaflaşma neden...
Melih AŞIK
Koruma ordusu...
Tayyip Erdoğan, Başbakan olduğunda Koruma Müd...
Fikret BİLA
Baykal'dan iki yanıt
CHP lideri Deniz Baykal, son günlerde partisi...
Hasan CEMAL
Şiddete reklam yok!
Hiç kuşkusuz güzel bir slogan. Şiddet içeren,...
Güneri CIVAOĞLU
Çankaya'nın taşına bak
Özal ve Demirel, Çankaya'ya çıkma kararı alır...
Abbas GÜÇLÜ
Televizyon çocuklarımızı ne kadar etkiliyor?
Son intihar olayı, televizyonları yeniden hed...
Hurşit GÜNEŞ
Düzeltme mi, değişim mi?
Son iki haftadır uluslararası piyasalardaki d...
Nail GÜRELİ
AKP'nin değirmenine su taşıyanlar
Bunca zamandır uzak durduk, ama artık biz de ...
Sami KOHEN
Ortadoğu'da değişen dengeler
ORTADOĞU öteden beri siyasal dengelerin sürek...
Metin MÜNİR
Ne kadar az tekel, o kadar çok rakı
Geçen gün aldığım balığın temizlenmesini bekl...
Hasan PULUR
Fenerbahçe'ye yakışmayan...
HANİ insan bazen aynanın karşısına geçer, "Bu...
Meral TAMER
AKP iktidarında kadın istihdamı 8 puan geriledi
Avrupa Birliği'nin 1 Mayıs 2004 tarihli karar...
Ece TEMELKURAN
Sıfırın altında yaşayanlar
Dün Milliyet'te yoksullukla ilgili bir yazı d...
Osman ULAGAY
Fırtınalı denizde pusulasız yolculuk
Türkiye yakın tarihinin en derin ekonomik kri...
Güngör URAS
İstanbul sokaklarında yarım milyon işsiz dolaşıyor
Köyde kentte iş bulamayanlar, yaşamdan bunala...
M. Ali BİRAND
Soykırım savaşını kaybettik mi?
Ermeni Diasporası, her geçen gün biraz daha y...

© 2006 Milliyet