Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Mart 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Tehlike ve uyarı!


Ekonomik kriz ister misiniz? Borsanın tepetaklak olduğu, paranın pul olduğu, ücretlerin anlamını yitirdiği, işsizliğin patladığı bir ekonomik çalkantıdan söz ediyorum.
2001 Şubat ayındaki gibi...
Herhalde unutmadınız.
2001'in Şubat ayında yaşamıştık böyle bir felaketi. Türkiye bir anda yoksulluk çukuruna yuvarlanmıştı. Milli gelir yarı yarıya azalmış, 300 milyar dolardan 150'ye inmişti. Paramız gerçekten pul olmuştu.
Herkes fakirleşmişti.
Osman Ulagay dün gazetemizdeki köşesinde o günü anımsatıyordu:
"Türkiye yakın tarihinin en derin ekonomik krizine, 19 Şubat 2001 günü, devletin tepesinde yaşanan bir kavganın sonucunda sürüklendi. Krizi hazırlayan koşullar o gün oluşmadı kuşkusuz. Ama devletin borcunu nasıl çevireceğinin sorgulandığı bir günde, Cumhurbaşkanı Sezer ile Başbakan Ecevit arasında yaşanan bir kavganın açığa çıkması krizi tetiklemeye yetti."
Hatırladınız değil mi?
Ulagay'ın uyarısı yerinde.
Çünkü bizim ekonomi kırılganlığını koruyor. Faizler yüksek, cari açık büyük. Bu yüzden, küresel ekonomideki çalkantı halleri bizi çok daha olumsuz etkileyebilir.
Bu durumda öncelikli olarak dikkat edilmesi gereken bir nokta var:
Siyasal kriz!
Siyaset meydanındaki baş oyuncuların cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısıyla bir kriz ortamı yaratmaktan özenle kaçınmaları gerekiyor. Çünkü politik bir kriz, ekonomik bir krizi tetikleyebilir. Küresel ekonomide bir süredir yaşanmaya başlayan iklim değişikliği bu ihtimali gündeme getirmiş durumda...
Bu bir uyarı!
İyi de hangi adrese?..
Tek bir adresi olduğunu sanmıyorum bu uyarının. Adresler şöyle sıralanabilir:
Erdoğan...
Asker...
Baykal...
Genel olarak muhalefet...
Bir noktayı açıklığa kavuşturmakta yarar var. Erdoğan Çankaya'ya çıkmasa daha iyi olur. Baştan beri böyle düşünüyorum.
Fakat çıkmak istiyorsa, çıkabilmelidir. Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığını demokrasi oyununun kuralları içinde engelleyecek birşey yoktur, olmamalıdır da...
Bu bir.
Demokrasiyi eğer içimize sindirmişsek, sorun kalmaz. Meclis çoğunluğu Erdoğan'ı Çankaya'ya gönderir. Böylece Çankaya seçimi bir kriz nedeni olmaz. Demokrasiye evet diyorsak, ekonomik krizi tetikleyebilecek bir politik kriz de çıkmaz.
Bu iki.
Ama ya Cumhurbaşkanlığı, Çankaya'nın fethi ya da 'devletin son laik kalesi'nin ele geçirilmesi diye görülüyorsa... Bu nedenle asker hükümete 'muhtıra'yı dayarsa, bildiriler yayınlarsa... Askerin de göz kırpması ve Baykal'ın da destek ve alkışlarıyla sözgelimi 'Anıtkabir yürüyüşleri', 'Çankaya yürüyüşleri' düzenlenirse muhalefet tarafından...
Bu da üçüncü ihtimaldir.
Asıl tehlikeli olan da budur.
Özellikle askerin Çankaya konusunda açıkça meydana çıkması, Türkiye'de önce politik krize, sonra da ekonomik krize yol açabilir. Türk ekonomisinde Türkiye'yi yoksullaştıracak bir krizi tetikleyebilir.
Bu tehlikenin farkında mısınız?
Evet, top Erdoğan'da!
Ama sorumluluk yalnız onun değil.
Evet, çıkmasa iyi olur.
Ama Çankaya'ya çıkışında demokrasiye aykırı bir durum yoktur. Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilirse, demokrasi oyunu kuralına göre oynanmış olur, o kadar.
Bunu içimize sindiriyorsak, Türkiye yoluna gider, dünya da dönmeye devam eder. Yok bundan dolayı, ortalığı birbirine katar, dünyanın sonuymuş gibi davranırsanız, sorumluluğu üstenmiş olursunuz. Bunun adı da felaket senaryosu olabilir.
O kadar karmaşık değil yani.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
'Çocuğum kitap okumuyor'
EVİNDE kütüphane bulunan ailelerden bile yakı...
Çetin ALTAN
Turşucu, manav ve çiçekçi vitrinleri; nutukçu kürsülerinden daha renkli
Makam sahipliği, meslek sahipliğine ağır bast...
Melih AŞIK
Ekşi'nin endişesi
Hürriyet Başyazarı Oktay Ekşi Çankaya sorunun...
Fikret BİLA
TÜSİAD'ın Ankara çıkarması
TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ ve yön...
Hasan CEMAL
Tehlike ve uyarı!
Ekonomik kriz ister misiniz? Borsanın tepetak...
Güneri CIVAOĞLU
Protokol yolu
Cumhuriyet tarihinde Meclis'te yeterince oyu ...
Can Dündar
Bizim kadınlarımız
Bizim kuşak erkeklerinin genelde problemli b...
Hurşit GÜNEŞ
Cinsel eşitlik
Kadın hakları kavramıyla anlaşılması gereken,...
Doğan HEPER
Kim Çankaya'ya çıkamaz?
CUMHURBAŞKANLIĞI anayasal bir mevkidir.
Semih İDİZ
Ermeni tasarısı görüşümü revize ediyorum
"Bu kez kesin geçer" diye düşündüğüm, ABD Tem...
Sami KOHEN
Kamuoyu neden böyle?..
BBC'nin GlobeScan adlı araştırma kurumu aracı...
Hasan PULUR
Turancılık, Ziya Gökalp
GEÇEN gün biri "Türkçülük, ırkçılık, Turancıl...
Derya SAZAK
Kadın ve temsil
8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle kız çocu...
Meral TAMER
AB'nin oyuncağını elinden aldık
Avrupa Parlamentosu (AP) Sosyalist Grubu, Tür...
Ece TEMELKURAN
'Küçük' Gültepe direnişi!
"Din dersi alıyorum Şadi'den. O beni hacı yap...
Yaman TÖRÜNER
Erzurum
1973 yılıydı. Merkez Bankası Müfettiş Yardımc...
Güngör URAS
Tekstilciler inşaatçı oldu (ve de oluyor)
Zorlu grubu Zincirlikuyu'da üzerinde Karayoll...
Serpil YILMAZ
Siyasetin arka bahçesi: Kadınlar
Bu yıl kutlanan Dünya Kadınlar Günü, 8 Mart e...
M. Ali BİRAND
Erdoğan'a önemli bir mesaj var...
TÜSİAD'ın geçen haftaki açıklaması son derece...

© 2006 Milliyet