
Ya kafayı sıyırmadıysa...
Daha beteri Galatasaray'ı İnönü'ye 10 kişi çıkarmak olurdu. Beterin beteri...
"Sistem gereği!" derdi...
Olur biterdi...
***
Eric Gerets Şükür'ü, Şaş'ı, Song'u 18'e almadı.
Karan'ı, İliç'i 11'e.
"Kafayı sıyırmış" dedi herkes, kolayın kolayına kaçtı.
Sıyırdıysa sorun yoktu.
O giider ve sorunlar biterdi.
Ama ya sıyırmadıysa...
Ve...
Hiç kimse kafa sını durup dururken sıyırmaz.
Bi cuma akşamı veya bir cumartesi sabahı.
Ve...
Tabii bence.
***
Gerets Belçikalı, orta Avrupalı.
Onları iyi tanırım.
Alman Lisesi'nde 10'dan 11'e geçerken, matematik hocamız Herr Rinnert bi gün koridorda beni çevirdi.
-Notun yeterli olmasına rağmen seni bir üst sınıfa matematikten geçirmeyeceğim.
- ?
-11'inci sınıfta zorlanırsın.
- Olsun zorlanayım...
- ?
Notum altıydı, beş yetiyordu geçmem için, hatta o zamanki sisteme göre 4 ,5'tan 5 bile...
- Bu sene geçsen bile 11'de kalırsın.
- Siz beni geçirin, 10'dan sonrasını okumayacağım...
- ?
Gelecek seneleri kazanmak için, bu seneyi kaybedelim demeye getiriyordu ..
Haklıydı kendine göre...
Alman'dı.
***
18'e, 11'e almadıklarıyla Beşiktaş karşısında şansının daha çok olduğunu herkes biliyordu da, o mu bilmiyordu..
Biliyordu.
Onlarla kazanacağı o haftadan sonra ilerideki haftalarda neler kaybedebileceğini de biliyordu belki.
Onu da herkes bilmiyordu.
Maçı kaybedip, başka şeyler kazanmayı düşündü.
Bu da bence tabii...
Ve...
Bi bildiği mutlaka vardır.
Ve bu da bence tabii..
***
Dünyanın her takımında o takımın beş çok önemli oyuncusunu bir derbide oynatmayacak olan teknik direktör yönetimine haber verir...
Kim olursa olsun..
Fabio Capello bile...
Ve...
Yönetimin de bir bildiği vardır.
Ve bu da bence tabi...
***
Gerets'in bilmediği de şu.
Galatasaray yollamaya karar verdiği hocasını önce Şerafettin Yaylası'na (Olimpiyat Stadı) yollar.
Takım ve hoca orada telef olur.
Sonra da hocayı yollar.
Ya da.
"Operasyon yap derler", operasyonu tam yaparken de, operasyonu yapana operasyon yaparlar.
Galatasaray'ın çok yakın tarihinde örnekleri mevcuttur.
***
Florya'dakiler, Galatasaray'da yönetimden bile güçlü, tabi teknik ekipten de.
Yönetim, emniyetin başağrısı yaratanlar için sık sık uyguladığı yöntemi uyguluyor.
Yıllardır Floryadakiler'in birine ikisine yol vermişti.
Şimdi de Gerets'e yol veriyor.
Sonrasına sonra bakacaklar.
Ve bu da bence tabi...
***
Galatasaray için işin düşündürücü tarafı, beş süper starın oynamamasının, Fenerbahçe'nin Sivas maçındaki esame listesi kadar haber olmaması...
Vah vah vah.
Sadece vah vah vah...
Ve...
Bu da bence...
Dokunulmazlar ve Zico
Fenerbahçe - Sivas maçında, bizim grubun localarından birindeydim.
Bu köşemin de içinde olduğu bizim grubun...
Sağımızda, solumuzda TUSİAD (Türkiye Sanayicileri ve İşadamları Derneği) vardı.
TUGİAD (Türkiye Genç İşadamları Derneği) vardı.
Medyanın en ağır topları da; sağımızda, solumuzdaydı.
Magazinin starları da.
Filan da, falan da...
Altımızda ve üstümüzde çoluklu çocuklu, kadınlı, erkekli hepsi Feneriumlu, kombineli Fenerbahçeliler vardı.
Doğrusu görüntü etkileyiciydi.
Bitmedi.
Karşımızda da devlet protokolü, İstanbul'un protokolü, hükümet protokolü vs...
Fenerbahçe Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri...
Fenerbahçe sosyetesinin ve 1907'nin VIP'leri.
Ve...
Sahada da Appiah, Alex, Tuncay, Kezman, vs...
Dokunulamaz, ulaşılamaz, eleştirilemez duruyorlardı.
Ve...
Arenanın ortasında yalnız bir adam;
Zico...
O, Saracoğlu'na ilk çıktığında, birilerine kimlerin nerede oturduğunu ve o kimlerin kimler olduğunu sorsaydı.
Çekip giderdi.
İlk maçtan sonra...
Bence tabi...
***
Bırakın saha dışındakini, saha içerisindekine bile dokunmak öyle zor ki o arenada Zico için.
Mesela Appiah,
O'nu Juventus'ta oynarken çok seyrettim, Torino tribünlerinde.
Sağın sağında oynatıyordu çoğu zaman hocası onu.
Atletizm pistinde.
Gıkı çıkmıyordu.
Ve...
Arkadaşı Eric bir gece önce üç beş oyuncusunu kadroya almamıştı.
Ne hale getirildiğini görmüştü.
***
Saracoğlu'nda o büyüleyici atmosferde tribündeki ve sahadaki güçlü karakterlerin arasında zor zanaat teknik direktörlük yapmak doğrusu.
Ve...
Benim olduğum yerden en dokunulabilir, en ulaşılabilir ve en eleştirilebilir Zico gözüküyordu.
Ve...
Üstelik liderken, üstelik kupada yarı finaldeyken.
İşi çok zor doğrusu.
Allah yardımcısı olsun.
Ve...
Tabii bence...
Futbol ve reyting
Santra Özel'de Aziz Yıldırım vardı.
Çoktandır kendi televizyonu dışında ekranlara çıkmıyordu Fenerbahçe Başkanı.
Yüzüncü yılında bir dolu merak edilenin içinde doğrusu çok iyi seçimdi sayın Yıldırım.
Çok iyi konuktu.
Hele, Sadettin Saran da bağlanınca...
İstenen de oldu.
***
Dün reytinglere baktım.
Total'de günün 100 programı içerisinde 29. olmuştu Santra Özel.
2.10 Reyting, 10.30 share (izlenme payı) ile.
AB grubunda, 12'nciydi Santra Özel.
Reytingi 3.10, share'i de 14.40.
Kendi liglerinde sürünen iki takım; Bayern Münih ve Real Madrid o sırada oynuyorlardı. Total'de dördüncü oldu maç.
6.50 reyting, 17 share aldı.
AB grubunda da, üçüncü oldu aynı maç.
Reytingi 6.70, share'i de 18.90.
Üstelik, AB grubunda 100 program içinde 15.3 reyting, 37.5 share ile birinci, Total'de 10.3 reyting ve 24.5 share ile ikinci olan Avrupa Yakası'ndan sonra girdi yayına Aziz Yıldırım.
Bu rüzgâra rağmen yani...
***
Özhan Bey'in katıldığı Telegol en düşük reytinglerinden birini almıştı.
Aziz Bey de ancak bu kadar çıkarabildi reytingleri.
Durum her şeye rağmen o kadar ümitsiz değil yani.
Türkiye'de gerçek futbolseverler hâlâ çoğunlukta
Ve...
Sevindim.
Bilgin'den
Ne Tuhaf ...
Günün birinde hiç görmediğiniz bir kadın görüyorsunuz, sonra her gün o kadını görmek istiyorsunuz.
Dün Dünya Kadınlar Günü'ydü.
Hayatımda tanıdığım en kadın gibi kadının günü kutlu olsun.
O'nun...
bilgingokberk@mail.com
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

