|
Yerel yöneticilerin önemi
Okuyan Türkiye hayali kurmayan var mı? Ülke yönetimine talip olanların en büyük özlemlerinden biri de bu. Her ne kadar aksini iddia edenler olsa da...
Ama nedense herkes ister de gereğini yerine getirmez. Ya da kampanyalar başlatılır da gerisi gelmez. Tıpkı okuma yazma kampanyalarının sayısıyla birlikte okuma yazma bilmeyenlerimizin oranının arttığı gibi. İşte bu noktada valilere, belediye başkanlarına çok önemli görevler düşüyor.
Geçen hafta İzmir'in çok önemli bir projesi vardı şimdi de Elazığ'ın.
Vali Muammer Muşmal, bu kitap okuma işine kafayı fena halde takmış durumda. Okuyan Elazığ kampanyası başlattı ve her Elazığlının elinde bir kitap görünceye kadar sürdürmeye de kararlı. Bekleyip göreceğiz. Elazığ mı onu, yoksa o mu Elazığ'ı pes ettirecek?..
Vali Bey, "Genelde ülkemize, özelde şehrimize baktığımızda ne yazık ki gençliğimizi kitapla buluşturamadığımızı görüyoruz. Özellikle gelişmiş ülkelerdeki kitap ve okuyucu sayılarını, ülkemizdeki kitap ve okuyucu sayılarıyla karşılaştırdığımızda ortaya çıkan görüntü ülkesini önemseyen, ileri götürmeyi amaçlayan bütün beyinleri ürkütmekte ve bu konu üzerinde düşünmeye, çözüm yolları aramaya sevk etmektedir" diyor.
Haksız mı? Sonuna kadar haklı.
Vali Bey'in önceliği öğrenciler ama hedefi tüm Elazığ'ı kitap okuyor hale getirmek. Çok zor bir işe soyunduğunun kendisi de farkında. Ancak kararlı. Bunu kalıcı kılmanın peşinde:
"Biz bu heyecan verici çalışmanın bir saman alevi gibi parlayıp sönmesini istemiyoruz. Amacımız okuyan bireye, okuyan aileye, okuyan şehre ve okuyan topluma ulaşmaktır."
İyi de bu nasıl olacak?
Zorla güzellik olmadığı gibi zorla kitap okuru da olunmuyor.
Ama Vali Muşmal bu konuda kararlı. Kitabı olmayana kitap verecek, kütüphaneleri sürekli açık tutacak. Ayrıca tüm okullarda okuma kulüpleri kurarak okuma saatleri belirleyecek. Takibi konusunda da titiz...
Bu amaçla yazarlar, şairler Elazığ'a davet edilerek kampanyaya destek sağlanacak.
Anlayacağınız, her ayrıntı düşünülmüş. Bir kitap fuarı bile. Hazırlıklarına başlanmış, İstanbul'daki kadar olmasa da tüm büyük yayınevlerinin katıldığı bir kitap fuarının kampanyaya renk ve destek sağlayacağı görüşünde.
Peki Vali Bey'in bu ısrarı sadece entelektüel bir Elazığ yaratmak için mi? Hayır. Okuyan Elazığ kampanyasının kentteki huzura da büyük katkı sağlayacağı görüşünde:
"Doğu Anadolu'muzun güven, huzur ve kültür adacığı olan Elazığ'ımızın bu niteliklerini devam ettirebilmesi, ancak ve ancak eğitimli, kendisiyle barışık, kendine güvenen ve çok okuyan bir gençlikle mümkündür..."
Elazığ'da üniversite öğrencileri ile birlikte 150 bine yakın öğrenci bulunuyor. Anlayacağınız yüz binlerce kitaba ihtiyaçları var. Vali Bey kendi yağımızda kavrulacağız izlenimi verse de elbirliğiyle bu kampanyaya destek olmalıyız.
Okuyan Elazığ projesinin amacına ulaşması diğer kentler için de örnek olacaktır. Aslında o bir aydınlık Türkiye projesi, nerede olursanız olun bir mum da siz yakmalısınız.
Kampanya haftaya perşembe günü Fırat Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi'nde başlatılacak ve yıl boyunca devam edecek.
O gün orada olmayı çok isterdim. Ama Çanakkale'de Erdal İnönü'yü Genç Bakış'ta konuk edeceğiz. Sonraki günlerde gidip nasıl devam ettiğini görmenin de ayrı bir heyecan olacağı kanısındayım.
Ne olur sizler de bu kampanyaya sahip çıkın. Sorun, sorgulayın ve heyecanının hiç kaybetmemesi için destek sağlayın. Onların başarısı hepimizin başarısı, onların başarısızlığı ise hepimizin başarısızlığı olacaktır.
Özetin özeti: Bugüne kadar yüzlerce okuma kampanyası düzenlendi de ne oldu diyenleriniz çıkabilir. Ama sanki bu farklı. Birilerini değil, bir kenti okur haline getirmeyi hedefliyor. Elazığ, her yönüyle farklı bir kent. Kafaya koyarsa başarır. Taha Bey gibi bizim gönlümüz de onlardan yana...
aguclu@milliyet.com.tr
|
|