Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Mart 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Benim için ne kadar değer yarattın?


Batı'da sadece ülkeler değil büyük halka açık şirketler de demokrasidir. Genel kurullar genel seçimleri andırır. İşler iyi gitmiyorsa hisse fiyatı düşer. Dağıtılan kâr azalırsa yönetim kurulu başkanı ve CEO'nun (genel müdürün) yerinde durması çok zordur. Hatta imkânsızdır.
Batı'da performans neredeyse tamamen hisse senedi veya dağıtılan kârla ölçülüyor. Hatta, tek başına hisse senedinin performansı kârdan bile önemlidir.
"Benim için ne kadar değer yarattın?" Hissedarların bundan başka sloganı yok gibi.
Ülkelerde siyasilerin kaderi ekonominin gidişatına bağlıdır. Deutsche Bank tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye'de iktisadi kriz yıllarında yapılan seçimlerde hükümetler hep iktidarı kaybetti.
Şirket yöneticilerinin işi bir anlamda politikacılarınkinden de zor. Genel seçimler dört veya beş yılda bir yapılır. Genel kurullar her yıl. Ayrıca her üç ayda bir de bilanço yayımlama zorunluğu var.

Ufaklar bile...

Batı Avrupa'da ve Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) ufak hisse bloklarına sahip kurumlar veya kişiler bile yönetim değişikliğine yol açacak kazan kaldırmaları başlatacak güce sahiptir.
"Ne kadar ufak?" diye soracak olursanız size dünyanın en büyük bankalarından biri olan ABN AMRO'yu (Hollanda) örnek vereceğim.
Londra merkezli Çocuk Yatırım Fonu'nun (TCI) ABN AMRO'da yüzde 1 hissesi var. Bu fon kısa bir süre önce banka yönetimine mektup yollayarak bankanın satılması dahil bazı konuları genel kurulun nisanda yapılacak genel gündeme almasını talep etti.
ABN AMRO global oyuncular arasına girmek için son yıllarda genişleme politikası uyguluyor. Halen Türkiye dahil 50 ülkede faaliyet içinde. Genişleme, paraların hissedarlar yerine banka satın alımlarına gitmesi anlamına geldiğinden, gittikçe daha az popüler bir strateji haline geldi.

Açıklık ve azınlık

Bundan dolayıdır ki Çocuk Yatırım Fonu'nun çıkışı başka hissedarları da memnun etti. Economist'in yazdığına göre, Citigroup ile bazı büyük İngiliz ve İspanyol bankaları ABN AMRO'ya alıcı gözüyle bakmaya başladı bile.
Bizde halka açık şirketler demokrasi değildir, çünkü Batılı anlamda halka açık değildir. Batı'da ailelerin işlem gören şirketlerde hisseleri çok azdır (eğer kalmışsa).
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda yüzde 100'ü veya yüzde 100'e yakın bölümü borsada işlem gören bir tek şirket yoktur. Halka açıklık oran yüzde 25 civarındadır. Geriye kalan hisseler ailelerin elindedir.
Azınlık haklarına saygı azdır ve yaygın değildir. Aynen siyasi arenada olduğu gibi.
Ülkelerin demokratikleşmesiyle şirketlerin demokratikleşmesi el ele gidiyor olabilir mi? Bilmek ilginç olurdu.

mmunir@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kitap okumak
ÇOCUKLARIN kitap okumamasından rahatsızlık du...
Çetin ALTAN
Mart başında Tuzla kıyıları
Hava serince de olsa, ortalık güneş içinde. ...
Melih AŞIK
Basın ve iktidar
Sebahattin Önkibar birkaç gün önce Yeniçağ'da...
Fikret BİLA
Sütüne sahip çıkan 100 kadın
8 Mart Dünya Kadınlar Günü dün kutlandı. Kadı...
Hasan CEMAL
Çankaya, TÜSİAD, Baykal!
Ne diyor TÜSİAD?
Güneri CIVAOĞLU
Gazeteci listesi
Genelkurmay'a ait olduğu iddia edilen bir "ga...
Abbas GÜÇLÜ
Yerel yöneticilerin önemi
Okuyan Türkiye hayali kurmayan var mı? Ülke y...
Hurşit GÜNEŞ
Siyasal senaryolar ve ekonomik tahminler
Şu anda makroekonomik dengeler iki önemli par...
Sami KOHEN
Balkanlar "Balkan-laşırken"...
KOSOVA Başbakanı Agim Çeku'nun Ankara'yı ziya...
Metin MÜNİR
Benim için ne kadar değer yarattın?
Batı'da sadece ülkeler değil büyük halka açık...
Faik ÖZTRAK
Bir haftada buharlaşan trilyonlarca dolar
ABD Hazine Bakanı Paulson'un yaptığı açıklama...
Hasan PULUR
Müstemleke idaresi bile bunu yapmaz!
"HASLET" elindeki gazeteyi burnumuza sokup ha...
Derya SAZAK
Andıçlı demokrasi
28 Şubat'ın onuncu yılında Genelkurmay'ın gaz...
Meral TAMER
Avrupa Parlamentosu'nda Kadınlar Günü
Dünya Kadınlar Günü'nü bu yıl Avrupa Parlamen...
Ece TEMELKURAN
Ekmeğin bittiği yerden Taksim denen 'tarla'ya
Tuhaftır, sonraki günleri hatırlamıyor hiçbir...
Güngör URAS
Bizde şimdilik hasar - ziyan yok
Küresel piyasalarda bir rüzgâr esti. Biz her ...
M. Ali BİRAND
Perinçek, herkesin korktuğunu yaptı...
Perinçek ile yıldızlarımız hiç düzelmemiştir....

© 2006 Milliyet