|
Müstemleke idaresi bile bunu yapmaz!
"HASLET" elindeki gazeteyi burnumuza sokup haberi göstererek, "İşte abi, senin devletin!" dese hakkı var.
"Olmaz olsun böyle devlet!" diyemeyiz ama, devletin bu gaddarlığını da kabul edemeyiz.
Devlet yakaladığından vergi alır, yol yapar, okul yapar, köprü yapar, hortumcunun götürdüğü parayı bize ödetir, "Devletin malı deniz, yemeyen domuz!" lafını ezberletir ama bu kadar da gaddar olamaz.
***
HABERİ okumuşsunuzdur.
Mersin'de inşaat işçisi, sıvacı Ahmet İreç'in eşi Nuriye Hanım beşinci çocuğuna hamiledir.
Haberi okumuşsanız ya da şimdi okuyacaksanız, "Beş çocuğa ne gerek var!" demişsinizdir, ya da diyeceksiniz.
Konumuz bu değil ama, sırası gelmişken ona da değinelim.
***
UĞUR Dündar'ın yeni bir televizyon programı var, evi barkı olmayan ya da oturulacak gibi olmayan yoksul ailelere ev yaptırıp veriyor.
Bu evlerden birini kazanan bir ailenin kaç çocuğu vardı biliyor musunuz? Tam 12... Adamın başını sokacak gecekondusu yok ama, 12 çocuğu var.
İnsaf!
***
NEYSE biz gelelim haberimize...
Nuriye Hanım beşinci çocuğunu Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde doğuruyor, adını Sinan koyuyorlar, lakin çocuklarını alıp hastaneden çıkamıyorlar, çünkü tedavi ve doğum ücreti olarak 750 YTL ödemeleri gerek...
Paraları yok, ne yapacaklar?
***
HASTANE 750 liralık bir senet hazırlıyor, karı koca imzalıyorlar, çocukları alıp hastaneden çıkıyorlar.
Baba 750 lira borcun 320 lirasını peyderpey ödüyor, lakin geri kalanını ödeyemiyor.
Vay sen misin ödemeyen!
Devleti soyanların yanına bile yaklaşamayan kutsal devlet hemen icraya gidiyor, on gün içinde mal bildiriminde bulunmalarını istiyor.
İcra ne demek, on gün içinde mal bildiriminde bulunmak ne demek?
Hele "Kanunu bilmemek mazeret olmaz!" lafını da bilememek...
***
MAHKEME kararını verir, karı koca, ikisi de onar gün hapis yatacaklar.
Yolda adam soyanların serbest bırakıldığı memlekette, onların ellerini kollarını sallayarak serbest dolaşmaları kamunun vicdanını zedeler!!!
Onun için, buyurun cezaevine...
Karı koca, şimdi 2 yaşında olan Sinan'ı da yanlarına alıp cezaevine girerler, on gün içeride yatacaklardır, geri kalan çocuklara komşular sahip çıkar.
***
HANİ şu yere batası, vatan hainlerini barındıran gazeteler, radyolar, televizyonlar var ya, onlar da bir marifetmiş gibi haberi yayarlar, duyan İstanbullu işadamı Yakup Güngör hemen parayı Mersin'e gönderir, karı koca ile 2 yaşındaki Sinan bırakılır.
***
HAYIR, devlet bu kadar gaddar hale getirilemez.
Olayı öğrenen Başbakan da Ankara'dan esip gürlüyor:
"Böyle bir olaydan dolayı vatandaşımı hapse attırmam!"
Attırmasaydınız, "Attırmadım!" diyebilseydiniz ya!
Müstemleke yönetiminde bile bu yapılmaz...
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|