|
Perinçek, herkesin korktuğunu yaptı...
Perinçek ile yıldızlarımız hiç düzelmemiştir. Yönetimindeki dergisi yıllar boyunca beni hedef göstermiş ve birbirinden haksız ve art niyetli suçlamalarla kampanyalar düzenlemiştir. Perinçek beni ne kadar sevmezse, ben de kendisini o kadar sevmem ve yaklaşımlarını, politikalarını hiç mi hiç benimsemem. Apayrı dünyalarda yaşarız.
Bütün bunlar bir yana, Perinçek'in Lozan mahkemesinde yargılanmasına kadar giden Ermeni yasasıyla ilgili tutumunu da alkışlıyorum.
İsviçre'de, Ermeni soykırımını reddettiğiniz takdirde suç işlemiş sayılıyorsunuz. Bu iddiayı açıkça söylediğinizde de, yargı önüne çıkıyorsunuz ve hapis cezası yiyorsunuz. Perinçek bu yasaya başkaldıran ilk Türk siyasetçisi oldu.
Bizde kuraldır.
Ermeniler'in soykırım iddialarına, sadece Türkiye içinde bağırıp çağırırız. Mangalda kül bırakmayız. Ne zaman ki, risk alıp ortaya çıkmak gerekir, bakarsınız ortada kimseler kalmamış. Kimseler risk almak istemez. Hatta başkalarını davet eder, başkalarını bu riski almaya teşvik eder.
Perinçek, bunu yapmadı.
Aksine, İsviçre yasasına karşı çıktı. Ermeni soykırım iddialarının emperyalist bir yalan olduğunu söyledi. Ardından, daha önemli bir adım attı ve İsviçre'den kaçmadı. İstese, İsviçre'ye gitmez ve mahkemenin önüne çıkmazdı. Perinçek gitti ve mahkemenin karşısına da dikildi.
Ulusalcı arkadaşlarını da yanına aldı ve Talat Paşa Komitesi adlı bir grup oluşturdu. Aralarında Rauf Denktaş'ın da bulunduğu 160 kişilik heyet Lozan'da şu anda yargılanıyorlar. Eğer suçlu görülürlerse, 6 aya mahkum olacak ve bu ceza paraya da çevrilebilecek.
Ne olursa olsun, cezası 6 ay hapisle sınırlı dahi olsa, paraya da dönüştürülebilse, bu olay siyasi bir cesaret ister.
Medyaya bakıyorum, kimse ilgilenmiyor. Belki bunu, seçim öncesinde siyasi gösteri kategorisine sokup gereken ilgiyi göstermiyor olabilirler. Ancak, Perinçek ve arkadaşlarının da hakkını vermeliyiz. Hiç değilse, kimsenin rahatını bozup harekete geçemediği bir konuda, bu insanlar seslerini yükseltmeyi bilmişlerdir.
Farklı görüşlerde olabiliriz, ancak bu insanların hakkını yememeliyiz.
* * *
YOUTUBE KOMEDİSİ
Dünya gerçeklerinden ne kadar uzakta yaşadığımızın bundan daha tipik bir örneği ile karşılaşamayız. YOUTUBE'daki Atatürk videolarından söz ediyorum.
YOUTUBE, dünyanın dört bir yanından her gün milyonlarca insanın ziyaret ettiği, isteyenin, ister kendi ürettiği, ister başka yerlerden bulduğu özel videolarını yollandığı bir sitedir. Özellikle gençlerin merak saldığı ve oyun gibi algıladıkları bir işlevi vardır. Kimi komiklik olsun diye, kimi ilginç olduğunu sanıp her gün yüz binlerce video yollar. Çoluk çocuğun oyun sahasıdır.
Bir süre önce, birileri Atatürk'e hakaret eden bir video yapmış. Ardından bizim gençler harekete geçmişler ve karşılık vermişler. Yani itiş kakış başlamış.
Olayın ilk duyuluşu, bazı İnternet sitelerinden kaynaklandı. Ardından yazılı ve görsel basın ayaklandı. Olayın boyutlarını abarttılar ve "Atamıza karşı dev kampanya" sloganıyla kamuoyunu kışkırttılar... Hadi iş orada kalsa neyse, bu yazıları okuyan İstanbul'da bir basın savcısı, telaşlanıp (herhalde, ne olur ne olmaz, bana bir şey derler, diyerek...) nöbetçi mahkemeden YOUTUBE'a Türkiye'den ulaşımı engelleme kararı aldırıp Telekom'a yollamaz mı (!)
YOUTUBE'a Türkiye'den Telekom'dan olduğu gibi, İnternet'teki başka taşıyıcılardan da ulaşılıyor. Üstüne üstlük, bu olay duyulunca, YOUTUBE'a yığılma artınca, dünyanın başka yerlerinden milyonlar, bu defa daha artarak hücum ettiler.
Sonunda ne oldu?
Suçlu ödüllendi. Atatürk'e hakaret videoları daha fazla izlendi. Dünyanın ilgisi arttı.
Kim cezalandırıldı?
Türkiye'den Telekom üzerinden YOUTUBE'a girenler cezalandırıldı.
Dünyadan ne kadar kopuk yaşadığımız, globalleşmenin ne kadar dışında olduğumuz ve tabii yasakların artık özendirmeyi arttırdığının farkında olmadığımız ortaya çıktı. Oysa oyunun karşısına oyunla çıkıp, Atatürk videolarına başka videolarla yanıt verebilirdik. Böylece Atatürk'e hakaret edenlere daha sert yanıt vermiş olurduk.
Biz hala yasaklar çağında yaşıyoruz. Medya-yargı el ele, hepimize tam bir komedi yaşattılar.
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net
|
|