Girişimci ruhuna mavi yolculuk
Milliyet ve Ernst & Young'ın düzenlediği 'Yılın Girişimcisi Yarışması'nı Mavi Jeans CEO'su Ersin Akarlılar kazandı. Akarlılar, Türkiye'yi Monte Carlo'daki dünya finalinde temsil edecekEKONOMİ SERVİSİ
Milliyet gazetesi ve Ernst & Young Türkiye işbirliğiyle bu yıl dördüncüsü düzenlenen, 'Dünya Yılın Girişimcisi Yarışması'nın Türkiye finalisti, Mavi Jeans CEO'su Ersin Akarlılar oldu. Akarlılar, Dünya Yılın Girişimcisi Ödülü için haziranda Monte Carlo'da düzenlenecek dünya finalinde Türkiye'yi temsil edecek.
5 finalist arasından birinci olan Akarlılar, ödülünü Hilton Convention Center'da düzenlenen törende, Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ve Ernst & Young Stratejik Pazar Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Greg Ericksen'in elinden aldı.
Yarışmada finale kalan Pronet Genel Müdürü Alp Saul, AFM Sinemaları Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Adnan Akdemir, Sönmez Holding Teknoloji Grubu CEO'su Osman Akın ve Doluca Şarapçılık Yönetim Kurulu Üyesi ve Pazarlama Direktörü Sibel Kutman'a da törende birer teşekkür plaketi verildi. Plaket veren isimler arasında TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ da yer aldı.
'Bu gurur Mavi ekibinin'
'Dünya Yılın Girişimcisi Yarışması'nın Türkiye finalini kazanan Mavi Jeans CEO'su Akarlılar, "Bu ödülle Mavi olarak verdiğimiz çabalar teyit edildi, bu gurur tüm Mavi ekibine ait. Artık yolumuza daha güçlü devam edeceğimizi düşünüyorum" dedi.
Mavi'nin öyküsünün 1991 yılında başladığını hatırlatan Akarlılar, kendisi ve kız kardeşinin, babasının desteği ile ikinci jenerasyon olarak Mavi'yi katma değeri daha yüksek bir marka haline getirmek için çalıştıklarını söyledi.
Ailesine teşekkür etti
Ödül için annesi, babası ve kız kardeşi Elif'e de teşekkür eden Akarlılar, hedeflerinin 1 milyar dolarlık ciro olduğunu belirterek şunları kaydetti:
"1 milyar dolar, bizim sektörde yaptığımız işte erişebileceğimizi düşündüğümüz bir büyüklük. Şu andaki ciromuzu 3-5 senede ikiye katladığımızda 300 - 500 milyon dolarlık şirket olma hedefimiz var. Ondan sonraki adımımız da 1 milyar dolar." Akarlılar, Türkiye'yi Monte Carlo'daki Dünya Yılın Girişimcisi Yarışması'nda en iyi şekilde temsil etmek istediğini kaydetti.
Ödül törenine, çok sayıda sanayici ve işadamı da katıldı. Yılın Girişimcisi Yarışması'nda Türkiye'de 2006 yılında Goldaş Kuyumculuk Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sedat Yalınkaya, 2005 yılında Alara Tarım CEO'su Kerim Taner ve 2004 yılında da Orka Tekstil Başkanı Süleyman Orakçıoğlu birinci olmuştu.
'Ekonomi girişimciyle büyür,girişimciliğin önü açılmalı'
Doğan Gazetecilik İcra Kurulu Başkanı Hanzade Doğan, törende yaptığı konuşmada Türkiye'nin küresel dünyada rekabetçi avantajının girişimcilik olduğunu belirtti.
Doğan, "Hukuki, bürokratik, finansal alanlarda girişimcinin önünü açacak altyapıların oluşması gerekiyor. Türkiye bu yönde çok yol kat etti, fakat hâlâ daha gidilecek çok yolumuz var" dedi. Ekonominin girişimcilerle büyüyeceğini söyleyen Doğan, şunları söyledi:
"Türkiye'de girişimcilik ruhunun olduğunu hep söylüyorduk, ama bu yarışmayı yapmaya başladığımızda gelen adayların başarı hikâyelerini, cesaretlerini, hiçbir şeyden yılmadıklarını dinledikçe gerçekten Türk toplumunda bu ruhun olduğuna inandık.
Bu sene Milliyet ve Ernst & Young olarak bir ilki daha yaptık. Schwab Vakfı'nın da işbirliğiyle yılın sosyal girişimcisini belirlemeye karar verdik. Bu çok zor bir işti. Çünkü sosyal girişimci kavramı dünyada da çok tartışılıyor, 'Tam olarak nedir?' diye. Biz jüri olarak şöyle bir açıklamada hemfikir kaldık: Toplumda sosyal bir değişimi yaratmak için yola çıkan fakat bunu güçlü ekonomik bir çark kurarak yapan kişi.
Bu kişilerde de girişimcilikte olan cesaret, yaratıcılık, yılmama özellikleri var. Ama bu kişiler tüm enerjilerini hissedar değeri yaratmak yerine şirket değerini büyütüp tekrar belirledikleri problemin çözümüne yatıran kişiler.
Dolayısıyla girişimciler değerli çünkü ekonomimiz girişimcilikle büyüyecek. Sosyal girişimciler bir nebze daha önemli, çünkü onlar tüm bu becerilerini kendileri için değil toplumda değişim yaratmak için kullanıyorlar."
Ergin: En önemli itici güç
Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin yaptığı konuşmada, "Girişimcilik, Türkiye'nin geleceğe yolculuğunda en önemli itici güç. Ülkemizin insan malzemesi açısından sıkıntısı yok, yeter ki bu ruhu seferber edelim" dedi. Ergin şunları söyledi:
"Bundan 30 yıl önce Milliyet ve Ernst & Young Türkiye'de girişimciliği özendirmeyi amaçlayan bir yarışma düzenlemiş olsa bu yarışmaya katılacak girişimci sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi. Böyle bir toplantı ancak hayal olabilirdi.
Dünün hayali bugünün gerçeğidir. Bu yarışmaya katılan girişimci sayısı her gün artıyor.
Türkiye geçen otuz yıla yaşadığı tüm önemli sorunlara rağmen, büyük bir başarıyı sığdırabildi. Bu başarıyı yaratan da Türk insanıdır.
Farkı getiren en önemli faktörlerden biri Türk insanının girişimcilik ruhu üzerindeki tül perdenin kaldırılmasıdır. Türk insanı, üzerindeki örtü kalktığında nasıl bir girişimci ruha sahip olduğunu tüm dünyaya gösterdi.
Ülkesinde yatırım yaparken, dünyanın dört bir ucuna yayılırken zekâsı, enerjisi ve hırsıyla girişimciliğini en etkili biçimde sergiledi. Türkiye'nin girişimci ruhunu artık ülkemizin en önemli aktifleri arasında sayabiliriz."
'Girişimci cesaretlendirilmeli'
Törende konuşan Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, girişimciliğin sadece ekonomik alanda değil, sosyal ve bilimsel alanda da olduğunu belirterek, "Girişimciler olmasaydı insanlık bu noktada olmazdı. Onları cesaretlendirmek ve yardımcı olmak insanlığın geleceğine sahip çıkmaktır" dedi.
Türkiye'de ve dünyada girişimci sayısının artması gerektiğini belirten Şahin, şunları kaydetti:
"Bir ülkede istikrar, geleceğe güven, işleyen demokrasi, serbest piyasa ekonomisi birlikte olduğunda o ülkenin girişimcileri hem ülkelerine, hem insanlığa, hem dünyaya katkı sağlayacaklardır."
'Zor topraktaki nadide çiçek'
Ernst & Young Türkiye Genel Müdürü Osman Dinçbaş, 4 yıldır yapılan yarışmada finalist sayısının 20'ye ulaştığını ifade ederek, "20 finalistimiz bize ne kadar doğru bir şey yaptığımızı gösterdi. İyi ki bu işe başlamışız" dedi. Dinçbaş şunları söyledi:
"Finalistlerimizin her birinin birbirinden etkileyici hikâyeleri var. Son derece zor bir toprakta yetişen nadide çiçekler gibiler. Koşullar gerçekten zor, buna rağmen başarıyorsunuz. Daha önceki yıllarda Batı'da yeni işe başlayan şirketlerin ilk 5 yıldaki yaşama oranı yüzde 20 civarında. Bir de ülkemizi düşünün. Daha kurak ve zor şartlarda yaşanıyor. Bu yarışma girişimcilerimize bir nebze destek oluyorsa ne mutlu bize."
İnci kefali İsviçre yolunda
Yarışmada bu yıl ilk kez 'Yılın Sosyal Girişimcisi' ödülü verildi. Ernst & Young Global ile Schwab Vakfı'nın verdiği sosyal girişimci ödülünü Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nden Prof. Mustafa Sarı aldı.
Sadece Van Gölü'nde yaşayan ve soyu tükenmekte olan inci kefalini yaşatma projesini hayata geçiren Sarı, Türkiye'yi Schwab Vakfı'nın İsviçre'de düzenleyeceği 'Sosyal Girişimci Zirvesi'nde temsil edecek.
Prof. Mustafa Sarı bu projeyi 2001'de Av ve Yaban Hayatı Koruma, Geliştirme ve Tanıtma Vakfı'nın kurumsal çatısı altında uygulamaya koydu. Proje, 2003'ten bu yana merkezi Van'da bulunan Doğa Gözcüleri Derneği bünyesinde yürütülüyor. Prof. Sarı derneğin başkanlığını da yapıyor.
Törende, 'Yılın Sosyal Girişimcisi' kategorisinde finale kalan Ebru Baybara Demir ve Nazmi Ilıcalı'ya da birer plaket verildi. Plaket veren isimler arasında TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da yer aldı.
'Balık için Alaska'ya değil, Van'a gidin'
Prof. Mustafa Sarı inci kefalini yaşatma projesiyle ilgili olarak şunları söyledi:
"İnci kefalini yaşatmada belli bir noktaya ulaştık. Bundan sonraki aşamalarda bunun sürdürülebilir kullanımını sağlamamız gerekiyor. Şu anda balığın göçünü turizme dönüştürmeye çalışıyoruz. İnci kefali sadece mayıs - haziran aylarında göçüyor. İnsanlarımız somonun göçünü izlemek için buradan Alaska'ya gidiyor. Van'a gelsinler, yüzlercesini aynı anda atlarken görebilirler." Sarı bunun dışında inci kefalinin endüstriyel ürün olarak piyasaya çıkarılması yönünde bir projeleri bulunduğunu da ifade etti.
Ernst & Young Stratejik Pazar Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Greg Ericksen de "Türkiye'nin girişimcisinin Monte Carlo'da şansının çok yüksek olduğunu düşünüyorum. Çünkü çok hoş bir hikâyesi var" dedi.

