Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Mart 2007 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Mustafa Kemal de andıçlanırdı


Hiç abartmadan diyebiliriz ki:
Hayatta olsa, bu raporla Mustafa Kemal de andıçlanırdı.
Genelkurmay Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü'nün "uyarı notu", benimle birlikte bir grup köşe yazarını "Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) karşıtı" olarak sınıflandırırken neyle suçluyor:
"Askerin siyasete müdahalesine karşı olan yazarlar..."
Bir asır önce, daha 1908'de, Binbaşı Mustafa Kemal, siyasete batmış İttihatçıların kongresinde ne diyordu:
"Ufukta tehlike bulutları görüyorum. Ordunun siyasete karışması işi artık bitmelidir. Asker kışlasına, siyasetçi siyaset sahnesine dönmezse her şey mahvolur."
Demek Atatürk, bunları bugünlerde gazetelerde yazsa, kurucusu olduğu TSK tesislerine alınmayacaktı.
* * *
Rapor, bunun bir "güvenilirlik denetimi" olduğunu söylüyor.
"Güvenilir olmayan gazeteciler", askeri tesislere sokulmamış; çünkü, "bölücü-yıkıcı akımlara casus, suikastçı ve hatta intihar bombacısı" olabilirlermiş.
Mustafa Kemal'in ufukta gördüğü "tehlike bulutu" tam da budur:
Türk basınını "kırmızı/mavi kuvvetler" diye sınıflandıran ve yazarlarının yarıdan fazlasını "düşman" gören anlayış...
Rapora göre "güvenilir olmayan medya kuruluşlarına akreditasyon verilmeyerek bunların kamuoyunda itibar görmemeleri sağlanmış"mış.
10 yıl önceki andıcı hatırlayın.
İtibar kaybeden kim oldu?
O gün "vatan haini" ilan edilen yazarlar bugün çok daha "itibarlı" pozisyonda...
İftiracıların ise adı bile yok ortada...
O zaman gerekli tepkiyi vermeyip sınıfta kaldığımızdan, bugün yeniden karne alıyoruz.
* * *
Aynı tahammülsüzlük dünkü Cumhuriyet'te yayınlanan "Başbakanlık fişlemesi"nde de var.
Malum Başbakanlık da dış gezilerde yazar kontenjanını "liyakat" esasına göre belirliyor.
Eleştiri, uygar dünyada güvenilmezlik alameti değil, demokratik bir haktır.
Hiçbir kişi ya da kurum eleştiriden muaf değildir.
Koşulsuz destek, verilen kuruma da yarar sağlamaz.
Dünyanın itibarlı kuruluşları, karşıt görüş sahiplerini "düşman" yaftasıyla kapı dışarı etme güçleriyle değil, onları ikna edebilme yetenekleriyle ayakta kalmışlardır.
Medya asıl, kaynağından haber alamazsa sorun yaratır; çünkü o zaman ikinci el kaynaklara, dedikodu ve tevatüre yönelir. Bu da medya kadar, onu bilgilendirmeyen kuruma zarar verir.
Sevmediği gazetelere kapısını kapatan TSK'nin ikide bir yalanlama yayınlamak zorunda kalması da bundan değil mi?
Askeri faaliyetlere, asıl eleştiri sahiplerinin davet edilmesi gerekmez mi?
* * *
Fişleme ve dışlama, ister TSK'nden gelsin, ister Başbakanlık'tan, yanlıştır; fişlenene değil, fişleyene zarar verir.
Ortada suç varsa, yargılama mercii idare değil, hukuktur.
TSK'ni korumak istiyorsak bu ayrımcı anlayışa karşı çıkmalıyız.
Askeri tesislerde "Vatanını en çok seven, işini en iyi yapandır" sloganı yazılıdır.
Ben, listedeki bir çok meslektaşımın işini iyi yaptığına inanıyorum.
Basındaki en fanatik asker destekçilerini bile "düşman" kampta gören, hatalarla dolu bu raporu yazanlar için aynı şeyi söyleyebilir miyiz?
Dilerim Genelkurmay, sadece bu "iç değerlendirme"nin nasıl sızdığını değil, nasıl amacı aşan bir işgüzarlığa dönüştüğünü de soruşturup sonunda bu verilerin dikkate alınmadığını ve "milletin ordusu"nun kapılarının herkese açık olduğunu açıklar.
Bütün basın yasaklı duruma düşmeden...
Ufukta tehlike bulutları gözükmeden...

can.dundar@e-kolay.net







Taha AKYOL
PKK hareketi ve demokrasi
PKK hareketi son iki ayda iki büyük hayal kır...
Çetin ALTAN
Espri, nükte, mizah kısırlığı dangalaklığı göbeklendirir
Eski kuşaklardan rüzgarlanmış ve "kutsallaştı...
Melih AŞIK
Medya analizi!
Yıl 1995 olmalı... Derya Sazak ve Yavuz Donat...
Fikret BİLA
Başer: Türkiye her şeye hazırlıklı olmalı
Terörle Mücadele Özel Temsilcisi emekli Orgen...
Hasan CEMAL
Asker, 'devlet içinde devlet' olmamalı!
Kafam karışık değil, berrak... Demokrasi konu...
Güneri CIVAOĞLU
Rapor savaşları
Köstebekler savaşında "Madem öyle, işte böyle...
Can Dündar
Mustafa Kemal de andıçlanırdı
Hiç abartmadan diyebiliriz ki:
Abbas GÜÇLÜ
OKS kalkıyormuş
Milli Eğitim Bakanı Çelik, önce OKS'nin kaldı...
Semih İDİZ
Konu, 'işgalci Türkiye' temasını işlemek
Rumların, daha önce direnmelerin karşın, şimd...
Sami KOHEN
Kosova örnek olabilir mi?
Dünkü yazımızda ele aldığımız Kosova sorununu...
Metin MÜNİR
Küresel kaşınma
Hiroşima ve Nagasaki'de atom bombaları patlad...
Hasan PULUR
Düzeltmeler, açıklamalar...
BUGÜN düzeltme ve açıklama günümüz... Önce ka...
Derya SAZAK
Van'dan Sibirya'ya
Amerikalılara Türk blue jean'ini giydiren ada...
Meral TAMER
Ernst & Young ile Milliyet'in girişimcileri
Son yıllarda ülkemizde bir ödül furyasıdır gi...
Yaman TÖRÜNER
Güney Kıbrıs'ta para aklama sorgulanıyor
IMF geçen ay Güney Kıbrıs'taki para aklama op...
Güngör URAS
Genç, üniversite mezunu ve yabancı dil bilen "girişimci kuşak"
Milliyet'in Ernst & Young ile birlikte düzenl...
M. Ali BİRAND
Bizi övmeyen, bize karşıdır(!)
Genelkurmay Başkanlığı'nın gazetecileri değer...

© 2006 Milliyet