Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Mart 2007 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
OKS kalkıyormuş


Milli Eğitim Bakanı Çelik, önce OKS'nin kaldırılacağını söyledi. Sonra da uygulamasını gelecek yıla erteledi. Oysa gelecek yıl o koltukta oturuyor olması ihtimali yüzde 1 bile değil. Siyasettir bu hiç belli olmaz, oturuyor olursa görürsün diyenleriniz çıkabilir. Neler gördük, buna da şaşırmayız. Ama çok daha önemlisi, bu konuda Bakan Çelik'in kafasının hâlâ karışık olması. Öyle olmasaydı, bir aylık bir tartışma süresi tanır mıydı? YÖK yasa tasarılarını hazırladığında da öyle olmuştu. Ortaya bir tasarı getirdi. Bir süre tartışılacak, sonra da nihai kararı vereceğiz dedi. Ama arkası gelmedi. Çünkü, sağlam bir temele dayanmıyordu. Tıpkı OKS yerine önerdiği yeni sistem gibi.
Her şey bir yana, yeni sistemin pek çok konuda, yasal olarak uygulanması da mümkün değil. Örneğin yabancı dilden de soru sorulması gibi. İyi güzel de bu sosyal eşitsizliğe yol açmayacak mı? Özel okullar dışında, 40 bine yakın ilköğretim okulunun kaçında doğru düzgün yabancı dil öğretiliyor? Böylesi bir durum özel okullar lehine haksızlık yaratmaz mı?
20 yıl öncesine kadar Boğaziçi Üniversitesi'ne, yabancı dil sınavında, sanıyorum ilk yüzde 15'lik dilime giren öğrenciler alınıyordu. Ama eşitlik ilkesine aykırı bulunduğu için yargı tarafından yürütmeyi durdurma kararı verildi. Şimdi yine aynı durum söz konusu değil mi?
Bakan Bey, yabancı dilden soru sorulduğu takdirde başarı düzeyinin yükseleceğini düşünüyor olabilir. Peki ya diğer dersler? Resim, müzik, beden eğitimi daha mı az önemli dersler? Onlardan da soru sorulacak mı?
İlköğretim Başarı Puanı'nın genel puana eklenmesi ise birçok haksızlığı beraberinde getirecektir.
Objektif bir ölçme değerlendirme sistemi ve ÖSYM'nin yaptığı gibi her okulun kendi içinde bir dönüşüm modeli yaratmadan atılacak her adım, öğrenci, veli ve öğretmenlerin adalet duygularının daha fazla erozyona uğramasından başka bir şey getirmeyecektir.
Kaldı ki böyle bir öngörü daha önce açıklanmadığı için öğrencilerin 6, 7 ve 8'inci sınıftaki notlarının dikkate alınması büyük haksızlık yaratacaktır. Pek çok öğrenci, okul notları sınava etki etmediği için, sınıf geçecek notlarla yetinmiş, daha fazlasını zorlamamıştı. Yani, öncelikleri dershane olmuştu. Yaptıkları doğru muydu? Hayır. Ama onları o noktaya getiren MEB'in uyguladığı ve bugün yerden yere vurduğu o saçma sapan sınav sistemiydi.
Tercih sayısının artırılması olumlu bir gelişme gibi gözükse de özel okullar aynı tercih listesinin içine alınmadığı sürece fazla bir getirisi olmayacaktır.

Bir yerine 3 sınav
Öğrenci ve velileri sınav derdinden kurtarıyoruz, OKS'yi kaldırıyoruz derken, karşımıza üç sınav çıkarılması da sürprizlerin en büyüğü oldu. Yeni sistem dershaneye bağımlılığı azaltacakmış. Buna kargalar bile güler. Tam aksine, daha bağımlı hale getirecek. Öğrenciler kurslara 7'nci sınıfta başlıyordu, şimdi 4'üncü sınıfa kadar inecek.
Bir puanda on binlerce kişinin yer değiştirdiği bir sistemde, 8-10 puanlık başarı puanı katkısının, nasıl bir dalgalanma yaratacağını görmek için âlim olmaya gerek yok. ÖSS ya da OKS dünyanın en iyi sistemleri değildi ama güvenilirdi. Bu yüzden bugüne kadar yerine başka modeller geliştirilemedi. Yeni sistem, bakan dayatmasıyla uygulansa bile ömrü kesinlikle uzun olmaz!
Sınavın en çok kimlerin işine yarayacağı konusunda ise TÖDER'in açıklaması önemli ipuçları veriyor. İşte bu açıklamadan bir bölüm:
"Yabancı dilden soruların eklenmesi büyük bir yeniliktir. Böylelikle Türkiye'de okullarımızda yabancı dil eğitimine daha fazla önem verilecek. Bu durumda özel okullara daha fazla rağbet olacaktır"
Bu konuya yarın da devam edeceğiz. Özellikle de velilerin gözüyle..
Özetin özeti: Milyonlarca öğrenci ve veliyi ilgilendiren kararlar oldubittiye getirilerek alınmaz. Hele hele giderayak hiç alınmaz...

aguclu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
PKK hareketi ve demokrasi
PKK hareketi son iki ayda iki büyük hayal kır...
Çetin ALTAN
Espri, nükte, mizah kısırlığı dangalaklığı göbeklendirir
Eski kuşaklardan rüzgarlanmış ve "kutsallaştı...
Melih AŞIK
Medya analizi!
Yıl 1995 olmalı... Derya Sazak ve Yavuz Donat...
Fikret BİLA
Başer: Türkiye her şeye hazırlıklı olmalı
Terörle Mücadele Özel Temsilcisi emekli Orgen...
Hasan CEMAL
Asker, 'devlet içinde devlet' olmamalı!
Kafam karışık değil, berrak... Demokrasi konu...
Güneri CIVAOĞLU
Rapor savaşları
Köstebekler savaşında "Madem öyle, işte böyle...
Can Dündar
Mustafa Kemal de andıçlanırdı
Hiç abartmadan diyebiliriz ki:
Abbas GÜÇLÜ
OKS kalkıyormuş
Milli Eğitim Bakanı Çelik, önce OKS'nin kaldı...
Semih İDİZ
Konu, 'işgalci Türkiye' temasını işlemek
Rumların, daha önce direnmelerin karşın, şimd...
Sami KOHEN
Kosova örnek olabilir mi?
Dünkü yazımızda ele aldığımız Kosova sorununu...
Metin MÜNİR
Küresel kaşınma
Hiroşima ve Nagasaki'de atom bombaları patlad...
Hasan PULUR
Düzeltmeler, açıklamalar...
BUGÜN düzeltme ve açıklama günümüz... Önce ka...
Derya SAZAK
Van'dan Sibirya'ya
Amerikalılara Türk blue jean'ini giydiren ada...
Meral TAMER
Ernst & Young ile Milliyet'in girişimcileri
Son yıllarda ülkemizde bir ödül furyasıdır gi...
Yaman TÖRÜNER
Güney Kıbrıs'ta para aklama sorgulanıyor
IMF geçen ay Güney Kıbrıs'taki para aklama op...
Güngör URAS
Genç, üniversite mezunu ve yabancı dil bilen "girişimci kuşak"
Milliyet'in Ernst & Young ile birlikte düzenl...
M. Ali BİRAND
Bizi övmeyen, bize karşıdır(!)
Genelkurmay Başkanlığı'nın gazetecileri değer...

© 2006 Milliyet