|
Güney Kıbrıs'ta para aklama sorgulanıyor
IMF geçen ay Güney Kıbrıs'taki para aklama operasyonlarının önlenmesi amacıyla bir rapor yayımladı. Rapor, terörizmin finansmanı ve para aklanmasının önlenmesi konusunda Güney Kıbrıs'ın alması gereken tedbirleri anlatıyor. Rapor, Avrupa Birliği'nin Suçlar (Crime Problems) Komitesi'nin işbirliğiyle hazırlanmış.
Güney Kıbrıs bankalarında, mevduat sahibinin gerçek kimliği gizlenerek vekil adına, yani, uydurma isimler verilerek hesap açılabiliyordu. Bu sayede, Güney Kıbrıs Orta Doğu'nun kara para aklanma merkezi haline gelmişti. Zaten, mevcut zenginlik de bu yolla kazanıldı. Yoksa, Güney ve Kuzey Kıbrıslılar arasında fark yok. Şimdi bu uygulamalar denetleniyor.
Güney Kıbrıslı politikacılar bu çeşit bankacılık işlemlerini yaygın biçimde yapıyorlar ve kendilerine hesap sorulamıyordu. Şimdi, getirilecek olan tedbirler onların işlemlerine de kısıtlama getiriyor. Önerilen sistem, esas itibariyle bankalar ve mali kurumlarda hesap açan kişilerin kimliğinin en iyi biçimde saptanması ve iki kez sorgulanması esasına dayanıyor. Bankalarla iş yapan avukatların da barolar tarafından denetlenmesi gündeme getirildi.
Suçların hiçbiri sonuçlanmadı
Güney Kıbrıs, para aklama operasyonlarının kendi vatandaşları tarafından çok az yapıldığını, muhtemelen bu operasyonların yabancılar tarafından gerçekleştirildiğini söylüyor. Ancak, halen mahkemelerde bulunan 14 para aklama suçunun hiçbiri sonuca ulaşmış değil. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin kararları gereğince, el konulması veya dondurulması gereken paralara da sahipleri Güney Kıbrıs'ta yerleşik olmadığı gerekçesiyle işlem yapılamamış durumda.
Halen, Güney Kıbrıs'ta, bankacılık yapmadan sadece "para transferi" ile uğraşan lisanslı 6 kuruluş var. Bunlar da bankalar gibi merkez bankasının gözetimi altında sayılıyor. Bunlar dışında, 40 mali danışmanlık kuruluşu, 6 başkaları adına iş yapan uluslararası kuruluş ve bunları besleyen 200 civarındaki fon, 47 yatırım firmasına ve 362 kredi kurumu faaliyet gösteriyor.
Yani, sistem o denli karışık ki merkez bankasının bunları denetlemesi neredeyse olanaksız. Tek çözüm, bizde olduğu gibi takas ve ödemeler sisteminin merkez bankasınca yapılması ve belli büyüklükteki para transferlerinin kayda geçirilmesi. Ama, bunu yapmaya yanaşan yok gibi.
Eski usuller korundu
Güney Kıbrıs, 1970'ten beri para cennetleri (off-shore heavens) arasında. Bu tarihte, uluslararası firmaların ödeyeceği vergiler kazançlarının yüzde 4.25'iyle sınırlandırıldı. 2002 yılında, Avrupa Birliği üyeliği hazırlığı sırasında, para cenneti (off-shore) rejimi kaldırıldı ve vergi oranları yüzde 10'a yükseltildi. Ancak, 2006 yılı başına kadar geçiş dönemi sayılıp eski usuller korundu.
2003 itibariyle, Güney Kıbrıs'ta 14.000 yabancı firma iş ve işlem yapmaktaydı. Halen, ülkede kumarhanelerin ve döviz bürolarının bulunmadığı rapor ediliyor. Ancak, istenilen tedbirlerin önemli bir bölümü hâlâ yerine getirilmiş değil.
Bu önemli rapor maalesef bizim medyanın gözünden kaçtı.
ytoruner@milliyet.com.tr
|
|