Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Mart 2007 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Karaciğer ve beslenme

Hepatit, karaciğer yağlanması ve siroz gibi karaciğer hastalıklarında beslenme oldukça önemli bir konudur. Bu hastalıkların her biri farklı bir beslenme düzenini gerektirir


tkumeli@milliyet.com.tr

Karaciğer vücudun en büyük organıdır ve metabolik açıdan oldukça önemli işlevlere sahiptir. Kanın depo edilmesi, zararlı öğelerden arınması, kalp dolaşımından sistemik dolaşıma geçmesi, kan oluşumu, bazı maddelerin safra bileşiminde dışarı atılması, karbonhidrat, protein ve yağın metabolize edilmesi, amonyak gibi maddelerin, ilaçların zararsız hale getirilmesi gibi pek çok adımda görev alan, vücut için hayati önem taşıyan bir organdır.
Karaciğer hastalıklarında karaciğer hasarının derecesi, safra yollarının tutulup tutulmadığı, beslenme durumlarının değerlendirilmesi takip ve tedavisi açısından önemlidir. Hepatit, karaciğer yağlanması ve siroz en önemli karaciğer hastalıklarıdır.
Hepatit karaciğer hücrelerinin virüs, toksin, bazı ilaçlar, metabolik karaciğer hastalıkları ve aşırı alkol alımı gibi nedenlere bağlı olarak meydana gelen bir enfeksiyonudur. Karaciğer yağlanması normalde yüzde 10'dan daha az yağ içeriğine sahip karaciğerin yağ içeriğinin artmasına bağlı olarak meydana gelen bir tablodur. Siroz ise karaciğerin normal fonksiyonlarını yapamayacak şekilde tahrip olması sonucu gelişen ve geri dönüşü olmayan bir karaciğer hastalığıdır.
Hepatit, aşırı alkol tüketimi, ilaç ve toksik maddeler, metabolik bozukluklar gibi çeşitli nedenlere bağlı olarak meydana gelen siroz çok ciddi bir hastalıktır. Siroz karaciğerde sağlıklı kan dolaşımının sağlanmasını, karaciğerin vücut için çok önemli olan işlevleri yapmasını engeller; hayati tehlike oluşturur.

Nelere dikkat etmeli?
Karaciğer hastalıklarında beslenme oldukça önemli bir konudur. Hepatitin tedavisinde yüksek enerjili, protein ve karbonhidratı yeterli bir diyet uygulanması gerekirken, karaciğer yağlanmasında özellikle diyetin yağına, sirozda ise protein miktarına dikkat edilmelidir, yani her bir durum farklı beslenme düzenini gerektirir. Bu nedenle karaciğer hastalıkları ayrı ayrı değerlendirilmeli ve beslenme programı hastalık bulgularına bağlı olarak düzenlenmelidir.
Amerikan Karaciğer Vakfı karaciğeri korumak için yapılması gerekenleri şöyle sıralıyor.
Gereksiz ilaç kullanmayın (değişik kimyasal maddeler karaciğerinize zararlı olabilir).
Doktorunuzun önerisi dışında ilaçları karıştırmayın (bazıları birlikte alındığında karaciğerinize hasar verebilir).
Sokakta satılan ilaçları kullanmayın.
Alkol tüketiminize dikkat edin. Eğer içecekseniz, günde iki kadeh veya azı ile yetinin.
Alkol ile diğer ilaçları birlikte kullanmayın.
Nefesle aldığınız maddeler de karaciğeriniz tarafından zararsız hale getirilir. Böcek ilaçları, boya spreyleri vb. de solunum yolu ile vücudunuza girip karaciğerinize zarar verebilir. Bu gibi maddeleri solumamaya özen gösterin.

Yağlı besinlerden kaçının
Dengeli beslenin. Her besin grubundan (süt, et, tahıl ve sebze-meyve) tüketirseniz ihtiyacınız olan besin öğelerini almış olursunuz.
Kızartılarak hazırlanmış besinlerden ve kolesterol içeriği yüksek besinlerin tüketiminden kaçının.
Füme ve tuzlanmış gıdaları azaltın. Tuz yerine limon suyu, sarmısak, biber gibi lezzet vericilerle yemeğinizi lezzetlendirin.
Taze sebze ve meyve, tam tahıl ürünleri, esmer pirinç, kepekli makarna gibi besinleri tüketerek posa alımınızı artırın. Posa bakımından zengin bir diyet sağlıklı olmanıza yardımcıdır.
Tatlı, içecek, bisküvi gibi kalori ve yağ içeriği yüksek besinler yerine meyve alternatifini seçin.
Kilonuzu ideal aralıkta tutmaya çalışın.
Düzenli egzersiz yapın. Haftanın iki-üç günü egzersiz yapmak sizi daha sağlıklı kılacaktır.

haftanın besini

Enginar
Potasyum, kalsiyum ve manganez açısından zengin olan A, B1 ve C vitaminlerini içeren enginar yanlış beslenme, ilaç veya alkol kullanımı sonucu oluşan toksinlere karşı karaciğeri korur. Yağın karaciğer hücrelerine hasar vermesini engeller, ateroskleroz oluşumunu yavaşlatır, kolesterol ve trigliserit seviyelerinin düşmesine yardım eder. İştahı dengeler, sindirime yardımcıdır. Yapısında bulunan "cynarin" isimli bileşenle kolesterol ve amonyağı düşürerek kalp krizi riskini azaltır. Vücut ve özellikle karaciğer için iyi bir temizleyicidir. Zehirli ve yorgunluğa neden olan maddeleri idrarla dışarı atarak vücuda dinçlik verir.




PAZAR
Buzun kraliçesi kim? Asena mı Zeynep Tokuş mu?
"Arkadaşlarım 'Koş koş, nereye kadar?' diyordu"
'Büyükannem de olsa bir kadına mahcup olmaktan korkarım'
"Saygıdan yerlerde süründüm"
Masal gibi çekimlerin hikayeleri
Hayatı kurtuldu ama kızını bile uzaktan öpmek zorunda
Diğer cihazları işsiz bırakacak
Kahpe dünyanın efkârlı şarkıları
Şatodaki cinayet
Yüksek tansiyon!
Akif ilgi bekliyor
Borsa sarsıntıları
Kırmızı İncil: Michelin
Eyalet sistemi
Karaciğer ve beslenme
Bir defile ki az buz değil
Dadaşlar diyarı: Erzurum
"Velosipet ile Bir Cevelan"
İthal şarapta kalite artıyor





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet