Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Mart 2007 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
OKS değişecekmiş (2)


Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in anadolu liselerini yok etme operasyonu tüm hızıyla devam ediyor. "Kendisi devletin bakanı mı yoksa özel okulların bakanı mı?" diyenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Yeni sistemle ilgili genel kanı, başta dershaneler ve kolejler olmak üzere, sadece özel öğretim kurumlarının işine yarayacağı yönünde. Zaten şu ana kadar onların dışında yeni sistemi alkışlayan da yok.
Bakan Çelik, anadolu liselerinde önce yabancı dille eğitimi kaldırdı, sonra 5 bin kontenjanın boş kalmasına seyirci kaldı. Şimdi de girişi kolaylaştırıyor. Daha da önemlisi, sübjektif kriterler getiriyor. Yani bir anlamda torpile kapı aralıyor.
Velilerden, yeni sisteme yönelik olarak gelen eleştiriler çok ağır. Olduğu gibi yayımlamak, haklı da olsalar, hakaret sınırları içine girer. Bu yüzden biraz yumuşatarak sizlerle paylaşmak istiyorum. İşte bazı örnekler:
"Ben ilköğretim 8. sınıfta öğrencisi olan bir veliyim. Yani 2007'de Ortaöğretim Kurumları Giriş Sınavı'na girecek bir evlat sahibiyim. Şimdi OKS'de okul başarı puanının etkili olacağına dair bir karar alındı. Sınava 3.5 ay kala, öğrenci açısından geri dönüşü ve telafisi imkânsız böyle bir kararın alınmasının bu seneki 8. sınıf öğrencileri için çok büyük haksızlık olacağı kanısını taşıyorum. Benim gibi birçok velinin de aynı görüşü paylaştığından eminim. Zaten sınav heyecanı dorukta olan çocuklara, ani ve son anda getirilen ilaveler, doğal olarak olumsuzluklara neden olmaktadır. Bu yıl OKS'ye girecek öğrenciler, başarı puanı uygulamasından kesinlikle muaf tutulmalıdır..."

Başarı puanı olmasın
"OKS kalkar da yerine Sayın Bakan'ın sistemi gelirse, sistem sadece özel okullara yarar. Özel okullara gücü yetmeyen ailelerin çocukları da doğruca çıraklık okuluna giderler.
Başarı puanı, OKS'ye konulmasın. Hatta ÖSS'de de kaldırılsın. Sınavda ne alırsa onunla girilsin. Büyük oğlumda biz AOBP'den çok zarar gördük. Şimdi Boğaziçi Üniversitesi'nde okuyor. Giriş sınavında sadece 2 Biyoloji, 2 Türkçe sorusu yapamadı. Sınavda 700'lerde olduğu halde, AOBP'nin o zaman 35 gelmesi, onu 1900'lere itti. Çünkü çocuk okulda sosyaldi; yüzme, masatenisi, müzik gibi alanlara da yönelmişti. Bir hocası özel ders vereceğini ima etmesine rağmen oğlum asla ders almam dedi. Ülkemizde biz vatandaşların insafına hiçbir şey bırakılmamalı. Başarılar herkesin katılacağı ve makinelerin okuyacağı sınavlarla ölçülmelidir. Hele söz konusu çocuklar ise..."

Dershane odaklı sistem
Bu konuda, CHP'nin gölge milli eğitim bakanı olarak bilinen Mustafa Gazalcı da ağır eleştiriler getirdi. İşte onun tespitlerinden bazıları:
  • Yeni OKS sistemi çocukları daha çok dershanelere taşıyacaktır.
  • Bir sınav yerine 3 sınav getiriyor.
  • Sözde çocukları testten, dershane sisteminden kurtarıyoruz derken tam tersine daha çok sınav ve dershaneye gönderen bir düzenleme yapılmıştır. Bu da fırsat ve olanak eşitsizliğini artıracaktır.
  • Sayın Çelik'in söylediğinin tam tersine bu sistem, çocukları ezberciliğe daha çok yöneltecektir. Sanat, spor, özgür okuma vb. etkinliklerinden uzaklaştıracaktır.
  • Getirilen yeni düzenleme ortaöğretimdeki niteliği yükseltmeyecektir.
  • Yaklaşık 4.5 yıldır, laik eğitim sistemini dinselleştiren, özelleştiren iktidar, son OKS düzenlemesiyle de sistemi daha da paralı duruma getirmiştir. Çocuklar çocukluklarını yaşayamadan ilköğretimin 5. sınıfından başlayarak dershanelere taşınacaktır.
  • Norm kadrolar yeniden düzenlenerek rehber öğretmen sayısı artırılmalı, yönlendirmeye ağırlık verilmelidir. Ortaöğretim yeniden yapılandırılmalıdır.

  • Özetin özeti: Ben yaptım, oldu dayatmasıyla hiçbir yere varılmaz. Bakan Çelik, tam da seçim öncesi, sadece öğrenci ve velilere değil, AKP kalesine de bir gol attı. Hem de ofsayttan. Herhalde bir bildiği vardır!..

    aguclu@milliyet.com.tr








    Çetin ALTAN
    Bir yanda yüz binlerce yazılı satır, bir yanda 40 katırla 40 satır
    İzmir'in eski dava vekillerinden, ikisi de Be...
    Melih AŞIK
    Boğaz tüneli
    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir To...
    Fikret BİLA
    Türk-Kürt ittifakı nasıl olacak?
    Abdullah Öcalan, avukatlarıyla yaptığı görüşm...
    Hasan CEMAL
    İrtica değil, faşizm!
    Evet, tehlikenin farkındayım. Bugün Türkiye'n...
    Güneri CIVAOĞLU
    Telekulak
    12 Eylül öncesi, telefonda konuşuyordum.
    Abbas GÜÇLÜ
    OKS değişecekmiş (2)
    Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in anadolu ...
    Metin MÜNİR
    Cinliğin batsın Metin Münir!
    Bir zamanlar kendimi çok cin sanıyordum. Geçe...
    Hasan PULUR
    Her şeyin cevabı var!
    EŞ dost, okur sorar:
    Derya SAZAK
    Sivil andıç
    Genelkurmay'ın gazetecilerle ilgili 'andıç'ın...
    Meral TAMER
    Avrupa Parlamentosu'nda Kadınlar Günü (2)
    Yurtdışı iş gezilerine çok seçerek, hatta kıl...
    Ece TEMELKURAN
    Paris Hilton İsyanı
    Bilhassa son on yıldır gazetelerin içinden çı...
    Osman ULAGAY
    Yasaklarla, andıçlarla yürüyoruz aydınlığa
    İnternette Google arama motoruna girip "sefil...
    Güngör URAS
    "Kim olduğunuz" değil, "kimin adamı olduğunuz" önemli
    Bugünlerde gene insanlar "O bizden/ Bu bizden...
    Serpil YILMAZ
    Çubukçu'nun gerilim filmi gibi bakan olma anısı
    Gece, Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği'nin ...

    © 2006 Milliyet