Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Mart 2007 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yasaklarla, andıçlarla yürüyoruz aydınlığa


İnternette Google arama motoruna girip "sefil başarısızlık" anlamına gelen "miserable failure" sözcüklerini yazdığınızda karşınıza Başkan Bush'la ilgili bağlantılar çıkıyor. Bunların ikincisine girdiğinizde Başkan Bush'un aşağıda görülen komik fotoğrafıyla karşılaşıyorsunuz. Çarpılmış şapkasıyla mikrofon önünde görüntülenen Bush'un arkasındaki binanın üzerinde büyük harflerle MISERABLE FAILURE yazıyor.
Bu bağlantılar ilk kez 2003'te Irak savaşının çıkmaza girdiği dönemde, Google'da 'bombalama' denen yöntemle oluşturulmuş. O günden bu yana sefil başarısızlığın ne olduğunu merak eden herkesin karşısına ABD Başkanı'nın komik fotoğrafı ve biyografisi çıkıyor. Bildiğim kadarıyla bunu yasaklamaya kalkışan da olmamış.
Türkiye'de ise, Atatürk'e hakaret içeren kliplere yer verdiği için, YouTube adlı çok popüler video sitesine erişim mahkeme kararıyla yasaklandı. Dünyanın önde gelen gazeteleri üç gündür bu olaydan söz ediyor ve Avrupa Birliği'ne girme hevesindeki Türkiye'nin uyguladığı bu komik yasakla dalga geçiyor.

Yasaklama kültürü
Bizim kültürümüzde yasaklamanın çok önemli bir yeri var. Çoğu kimse, kendi beğenmediği şeylerin yasaklanmasını, uygun görülmeyen davranışları yapanların en ağır şekilde cezalandırılmasını ister. "Sallandıracaksın birkaç kişiyi, bakalım bir daha yaparlar mı" söylemi de hayli yaygındır.
Yasakçı kafaların aklı, askeri darbe yapmak isteyenlerin ilk iş olarak İstanbul ve Ankara radyoevlerini eline geçirdiği günlerde kalmış. Dünyanın nereden nereye geldiği, çağımızın iletişim ortamında internette erişimi engellemenin anlamsızlığı umurlarında değil onların, YouTube sitesine erişimi engelleyip Atamızın namusunu koruyacaklar akılları sıra.
Bu yasaklama nedeniyle konu dünyanın gündemine taşındı, bu sayede Türkiye'de izlenmesi önlenen Atatürk ile ilgili klipleri izleyenlerin sayısı çığ gibi arttı, bu klipleri YouTube sitesine yerleştirenler ise herhalde bayram etti. Bu kliplerin izlenmesini önleme girişimi bu kliplerin tüm dünyada çok daha yaygın biçimde izlenmesini sağladı.

Andıçlı gazeteciler
Beni kişisel olarak da ilgilendiren ve zor durumda bırakan olay ise Genelkurmay'ın "andıç" diye de nitelenen, medya değerlendirmesi raporunun basına yansıması oldu. Rapora göre basın - yayın organları ve bu organlarda görev yapan gazeteciler iki gruba ayrılmış, bunlardan bir bölümü "TSK karşıtı", bir bölümü ise "TSK yanlısı" olarak sınıflandırılmış. Benim adım listede yer almıyor ama her iki grupta da dostlarım, arkadaşlarım var. Bu durumda ne yapmalıyım? Hangileriyle ilişkiyi kesmeli, hangilerine daha fazla yaklaşmalıyım? Ne dersiniz?

oulagay@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Bir yanda yüz binlerce yazılı satır, bir yanda 40 katırla 40 satır
İzmir'in eski dava vekillerinden, ikisi de Be...
Melih AŞIK
Boğaz tüneli
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir To...
Fikret BİLA
Türk-Kürt ittifakı nasıl olacak?
Abdullah Öcalan, avukatlarıyla yaptığı görüşm...
Hasan CEMAL
İrtica değil, faşizm!
Evet, tehlikenin farkındayım. Bugün Türkiye'n...
Güneri CIVAOĞLU
Telekulak
12 Eylül öncesi, telefonda konuşuyordum.
Abbas GÜÇLÜ
OKS değişecekmiş (2)
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in anadolu ...
Metin MÜNİR
Cinliğin batsın Metin Münir!
Bir zamanlar kendimi çok cin sanıyordum. Geçe...
Hasan PULUR
Her şeyin cevabı var!
EŞ dost, okur sorar:
Derya SAZAK
Sivil andıç
Genelkurmay'ın gazetecilerle ilgili 'andıç'ın...
Meral TAMER
Avrupa Parlamentosu'nda Kadınlar Günü (2)
Yurtdışı iş gezilerine çok seçerek, hatta kıl...
Ece TEMELKURAN
Paris Hilton İsyanı
Bilhassa son on yıldır gazetelerin içinden çı...
Osman ULAGAY
Yasaklarla, andıçlarla yürüyoruz aydınlığa
İnternette Google arama motoruna girip "sefil...
Güngör URAS
"Kim olduğunuz" değil, "kimin adamı olduğunuz" önemli
Bugünlerde gene insanlar "O bizden/ Bu bizden...
Serpil YILMAZ
Çubukçu'nun gerilim filmi gibi bakan olma anısı
Gece, Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği'nin ...

© 2006 Milliyet