
|
|
|
 |
|
|
Parkalılar aramızda...
"Men in Coats" İngiltere'nin önemli sahne ödüllerinden Hackney Empire'ı kazanmış, dünya çapında tanınan bir proje.
BAHAR BAKIR
İngiltere'nin en ünlü komedi gruplarından Men in Coats / Parkalı Adamlar uluslararası çapta ün kazanmış gösterilerini Metrocity Alışveriş Merkezi'nde bugün ve yarın saat 15.00 ve 19.00'da sergilemeye devam edecekler. Gösteriyi hazırlayan Mick Dow ve Toby McMillain sadece siyah bir perde ve üzerlerine giydikleri iki beden büyük parkalarıyla izleyicileri kahkahaya boğuyorlar. O kadar ki Men in Coats'un en büyük hayranlarından biri olan İngiliz Kraliçesi II. Elizabeth şovu izlerken gülmekten altına kaçırmış!
"Men in Coats" gösterisi nasıl doğdu?
Mick Dow: Bir rüyayla başladı. Bir gece yarısı aniden uyandım. Rüyamda Toby ve kendimi komedi yaparken gördüm. Aslında bizler birer sihirbazız. Ben de yaptığımız sihirleri biraz değiştirdim. İnsanlar hep sihirlerin nasıl yapıldığını merak eder. Ama "Men in Coats" bir sihir gösterisi değil. Amaç onlara illüzyonun nasıl yapıldığı hakkında ipuçları vermek.
Neden şovun ismini Parkalı Adamlar?
Toby McMillain: Gösterimizin en büyük özelliği hız ve sadelik. Sahnede bazen 20 dakika bazen de bir saate yakın kalıyoruz. İnsanlara çok kısa zamanda net ve doğrudan ifadeler vermeye çalışıyoruz. Her hareketin belli bir yeri var.
Mick D.: Sadece bir parkayla seyircinin görmemesi gereken birçok numarayı rahatça yapabiliyoruz. Yani parka bir illüzyon eşyasına dönüşüyor. O yüzden üzerimize birkaç beden büyük birer parkaya ihtiyacımız var.
"Saçma olanı ve budalayı oynuyoruz"
Uluslararası bir şov yapıyorsunuz. Gittiğiniz her yerde kapalı gişe oynuyorsunuz. Şovunuzu bu kadar ilginç kılan nedir?
Mick D.: İki kişi, iki parka ve siyah bir perde. Biz komedi ve performansı öpüştürüyoruz. Bir çeşit aptallığı ve sadeliği ortaya çıkarıyoruz. Ve bunu hiç konuşmadan yapıyoruz. Bence insanların bizi sevmesinin nedeni de bu. Çok insani ve doğrudan kalplere giden şakalar yapıyoruz.
Toby M.: Bence gösteriyi ilginç kılan şey saçma olanı ve budalayı oynamamız. İnsanların kafalarını boşaltarak güldürüyoruz. Ayrıca nereye gitsek gösteri tutuyor.
Skeçleri nasıl hazırlıyorsunuz?
Mick D.: Mesela evdeyken aklımıza bir şey geliyor. Hemen birkaç arkadaşı karşımıza alıp numarayı onlar üzerinde test ediyoruz. Eğer onları güldürmeyi başarabilirsek, yüzde 90 herkes gülecektir. Bir kişiyi güldürmek bir topluluğu güldürmekten daha zordur. Ama ne olursa olsun çok ağır şakalar yapmıyoruz. Çünkü her toplumun şaka konusundaki hassasiyeti birbirinden farklı olabiliyor. Mesela Almanlar gaz çıkarma sesine deliler gibi gülerken, İngilizler bunu o kadar komik bulmuyor.
"Kraliçeyi de güldürdük futbolun patronlarını da"
Gösterinizin diğer komedi gösterilerinden farkı nedir?
Toby M.: Orijinal olması. İnsanların sahnede yaptığımız komiklikler üzerine düşünmesine izin vermiyoruz. Çünkü çok hızlı davranıyoruz. Güldüler güldüler, gülmediler zaten hemen arkasından yeni bir skeç başlıyor. Bu sefer ona gülmeye başlıyorlar. Akıllarındaki tek soru "Sırada ne var?" oluyor. O yüzden gülünecek şeyi basit ama bir o kadar da zekice tasarlıyoruz.
Şovunuz birçok farklı kitleye ulaşıyor...
Mick D.: Evet ama ben çocukların neden bize güldüğünü anlamıyorum. Bu şov onlara yönelik değil. Teknik birçok yönü var. Ayrıca her zaman çok sert ve heybetli olan bodyguard'lar ve genel olarak yetişkinler yaptığımızı çok komik buluyor.
En ilginç gösteriniz hangisi oldu?
Mick D.: Şu ana kadar gösterimizi İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Avusturya, Hollanda, Yunanistan, Tayland ve birçok ülkede sergiledik. Hepsinden olumlu izlenimler aldık. Ama en ilginci İngiliz Kraliçesi ve ailesi için olandı.
Toby M.: Kraliçenin tahta çıkışının 50'nci yılı kutlamalarında sarayda bir şov yapmamızı istediler. Kraliçe o kadar güldü ki altına kaçırdı. Şovdan sonra bize "Kraliçenin en beğendiği gösterilerden birini sergilediniz" dediler. Bunun dışında Avrupa'nın en iyi 14 futbol takımının bir araya geldiği G-14 toplantısı öncesinde Arsenal takımının başkanı tarafından çağırıldık. Yani ucuz palyaçolar değiliz!
"Borat gayet iyi bir iş yaptı. Kazakistan'ı tanıttı!"
En sevdiğiniz komedyen kim?
Toby M.: Fransız komedyen Jacques Tati ve Charlie Chaplin'i çok seviyorum. Çünkü sadece mimik ve hareketleriyle insanları güldürmeyi başarıyorlar. Günümüzde konuşmadan güldüren insan çok kalmadı.
Şu an uluslararası çapta meşhur olan bir başka komedyen de Borat. Onu nasıl buluyorsunuz?
Mick D.: Filmi henüz izlemedim. Ali G ve Borat tiplemesini seviyorum. Ama ben bu tür komediden pek hoşlanmıyorum. Borat gayet iyi bir iş yaptı. Çünkü Kazakistan diye bir yeri gündeme taşıdı. Şimdi de orada bir turizm patlaması yaşanıyor. Ben bile şimdi Kazakistan'ı çok merak ediyorum. Borat'ın da dediği gibi en güzel fahişeler oradaymış!
Toby M.: Çok akıllı ve komik bir adam. Muzipliği insanlara ve olaylara çok güzel yansıtabiliyor. Kendisi bir Yahudi olmasına rağmen bunun ve birçok politik olayın üzerinden dokundurmalar yapıyor.
|
|
|

|
|