|
Irak sorunu nereye?
İÇ savaş duracak mı? Irak parçalanacak mı? Yeni bir süreç gelişiyor: Terörün ve Irak'ın bütünlüğünün sırf "Irak'ın iç işi" olmadığını, bölgenin, hatta dünyanın sorunu olduğunu gösteren bir süreç...
Iraklıların ve işgalci Amerika'nın Irak'ta çözümü sağlayamayacağı görüldükçe, daha fazla sayıda siyasi faktörün devreye girmesi ihtiyacı doğuyor. "Irak'a komşu ülkeler" faktörü eskisinden daha önemlidir artık. BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi 5 büyük devletin, artı Japonya'nın katılacağı ortak bir platforma ihtiyaç duyuluyor. Bunların rolü arttıkça Irak'ın bölünme ihtimali de elbette azalacak.
2003 yılının ocak ayında İran ve Suriye ile masaya oturdu diye Türkiye'yi suçlayan ABD şimdi, İran'ın ve Suriye'nin yer alacağı bir böyle bir platform için Türkiye ile yakın ve sıcak temas halinde!
Gerçekleşen öngörü
2003 yılının 23 Ocak günlü Milliyet'ine bakıyorum. Daha ABD Irak'a saldırmamış. Bush'un unutulmaz Savunma Bakanı Rumsfeld, savaşa karşı çıkan Avrupa'yı "ihtiyar Avrupa" diye suçluyor!
Aynı günlü Milliyet'te Dışişleri Bakanı Gül, Türkiye'nin kaygılarını dile getiriyor:
"Irak operasyonuyla ilgili Türkiye'nin kaygısı, Saddam sonrası belirsizliklerden kaynaklanıyor."
Maalesef bu öngörü gerçekleşti. İşte Irak'ın hali! Irak'ın parçalanmasının bölgedeki hemen bütün ülkeleri kanlı çatışmalara, yıllarca sürecek belirsizliklere sürüklemesi kaygısı!
Ocak 2003'te Türkiye İstanbul'da bir "Irak'a komşu ülkeler platformu" toplantısı yapıyor; Saddam'ı ikna edip savaşa mani olmak için. Toplantıda İran var, Suriye'nin olmasına ABD sinirleniyor. Diğer ülkeler, ev sahibi Türkiye ile Ürdün, Suudi Arabistan ve Mısır.
Sami Kohen Ağabeyimiz 23 Ocak 2003'te "Bölgesel girişim başarılı olur mu?" başlıklı yazısında Türkiye'nin başlattığı "Irak'a komşu ülkeler platformu"nu analiz ediyor:
"İstanbul'da bir araya gelmeleri bile kendi başına önemli bir olay."
Sami Ağabey, diplomatik sorunların birkaç toplantıyla çözülemeyeceğini, süreçlerin önemli olduğunu anlatıyor.
Yine İstanbul
Dört yıl geçti; bu kadar kan aktı ve ABD de Türkiye'nin "komşu ülkeler" formülüne geldi! Tabii geçen gün Bağdat'ta yapılan toplantıdan bahsediyorum. Irak'a komşu ülkelere ilaveten Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi 5 ülkenin, ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin'in diplomatlarının yaptığı toplantı!
Ve gelecek toplantı yine İstanbul'da!
Türkiye'nin dört yıldır Arap dünyasında yürüttüğü diplomasinin başarılarından biridir bu. Arap Birliği toplantısına Gül'ün davet edilmesi, Mısır'ın Rumlarla petrol işbirliğine nokta koyması, dahası, Türkiye'nin Güvenlik Konseyi'ne seçilmesi için 21 Arap ülkesinin açık destek vermesi...
ABD ile İran arasındaki 'görüşmezlik' sorununun çözülmesinde Türkiye'nin oynadığı rol...
ABD'deki Gül-Rice görüşmesinde bu sürecin değerinin vurgulanması...
AB'den sürece katılmak için Ankara'ya iletilen talepler ve Ankara'nın sitemi:
"Rumların isteğiyle 'dış ilişkiler' faslını dondurmuştunuz, değil mi?!"
Ustamız Sami Ağabey'in sözlerini hatırlıyorum:
"Diplomatik sorunlar bir defada çözülmez..."
"Komşu ülkeler"le Büyükler'in birlikte ağırlık koyması Irak'ı yapıştırmada ve çatışanları masaya oturtmada muhakkak daha etkili olacak.
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|