|
 |
|
|
Perinçek 'soykırım' meselesinde hukuki süreci başlattı
İşçi Partisi Başkanı Doğu Perinçek'in "Ermeni soykırımını inkâr ettiği" gerekçesiyle bir İsviçre mahkemesi tarafından cezaya çarptırılmasının o ülkenin basını tarafından kaygıyla karşılanması pek de şaşılacak bir şey değil. Zira aklı başındaki her İsviçreli, Perinçek'in ülkelerinin başına içinden kolay çıkılamayacak bir iş açtığını biliyor.
Bunun farkında olan Perinçek de davasının ikinci aşamasına hazırlanıyor. Bu çerçevede kararı İsviçre'de bir üst mahkemeye temyiz ettirmeyi, bundan da bir sonuç alınamazsa meseleyi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşımayı amaçlıyor.
İsviçre AİHM'yi istemez
Tahminime göre Perinçek bunlardan ikincisini tercih edecektir. Zira o olursa mesele Avrupa'nın en üst yargı organlarından birine taşınarak uluslararası bir nitelik kazanmış olacak. Bir diğer tahminime göre, İsviçre başını şimdiden ağrıtan bu davanın AİHM'ye gitmesini istemeyecektir.
Bu nedenle, İsviçre basınında dahi "tartışmalı" diye nitelenen bu kararın bir üst mahkeme tarafından onaylanmaması güçlü bir olasılıktır. O olursa Perinçek davasını kazanmış olacaktır. Ermeni lobisi de önemli bir hukuki yenilgiyle karşı karşıya gelecektir.
Tüm Avrupa için emsal
Ancak Perinçek için verilen 90 günlük tecilli hapis ve 16 bin 873 İsviçre frangı tutarındaki para cezası onaylanacak olur ve dava da AİHM'ye gidecek olursa, buradan çıkacak karar sadece İsviçre için değil tüm Avrupa için önemli bir emsal oluşturacak.
Öte yandan, Avrupa İnsan Hakları Konvansiyonu'nda "soykırım inkârı" diye bir maddenin olmaması AİHM'yi bu açıdan zorlayan başlıca husus olacaktır. Avrupa Konvansiyonu'nun en önemli maddelerinden birinin, Türkiye'nin de yakından bildiği gibi, "fikir özgürlüğü" ile ilgili olması ise bu davayı daha da zor bir hale getirecektir.
Gariplikler ülkesi...
AİHM, "soykırım inkârı" konusunda yeni bir emsal yaratacak olursa bu, Fransa'nın Cezayir'i, Belçika'nın da Kongo'yu sömürmesinden, İkinci Dünya Savaşı'ndan kalan ve hâlâ ortada dolaşan hesaplara kadar uzanan bir dizi nedenden dolayı Avrupa'da da yeni bir sayfa açmış olacaktır.
Aslında, AİHM'de Perinçek'i bu konuda suçlu ilan etmek isteyecek olan çok sayıdaki yargıcın bulunduğunu tahmin etmek güç değil. Ancak bu sıraladığım hususlar nedeniyle gönüllerinde yatan kararı veremeyecekleri de ortada. Zira işin bir ucunun Avrupa'ya ciddi şekilde dokunacağını ve kolay çözümlenemeyecek sonuçlara yol açacağını biliyorlar.
Sonuç itibariyle, bizde de bazılarının Ermeni soykırımı iddiaları karşısında benimsedikleri, "hukuk yolu"nun önü galiba tarihin garip bir cilvesiyle Doğu Perinçek tarafından açılmış bulunuyor. Perinçek'in burada "siyasi şov" yapıp yapmadığı konusuna veya kendisini hangi nesnel verilere göre bu aşamada "solcu" diye niteleyebildiğine ilişkin tartışmaların yeri burası değil.
Ancak geçmişte, "devlet düşmanı" sayılan birisinin şimdi devlet tarafından adeta koruma altına alınmış olması, Kenan Evren'in son günlerde "sağduyunun sesi" olarak ortaya çıkması gibi, Türkiye'nin ne denli bir gariplikler ülkesi olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
sidiz@milliyet.com.tr
|
|
|

|