|
Cari açıktaki düşüş durdu
Ocak ayında cari işlemler dengesi açığı geçen yılın seviyesinde gerçekleşti. Bunun sonucunda geçen yılın aralık ayında 12 aylık cari açıkta gözlenen hızlı düşüş eğilimi sürmedi.
Yıllık cari açık 2006 yıl sonu seviyesinde kaldı. 2007 sonunda cari açığın 2006'nın altına düşüp düşmeyeceğini önümüzdeki aylardaki kur, iç talep ve ihracattaki gelişmeler belirleyecek.
Ocak ayında sanayi üretimi oldukça yüksek artış kaydetti. Sonuçta 2006'da sırasıyla yüzde 5.8 ve 5.5 olan sanayi ve imalat sanayiinde yıllık üretim artış hızları ocakta yüzde 7.3 ve 7.2'ye sıçradı.
Doğrudan yabancı sermaye
Aynı dönemde ham petrol, petrol ürünleri ve doğalgaz hariç ara malı ithalatındaki artış ise yüzde 15.4'ten yüzde 17.8'e yükseldi. Üretimin ithal ara malına bağımlılığı hızla arttıkça, yatırım ve tüketim malı ithalatlarındaki yavaşlamaya ve ihracattaki hızlanmaya rağmen dış ticaret açığı artmaya devam ediyor.
Ocak ayında doğrudan yabancı sermaye girişindeki artış dikkat çekiyor. 12 aylık doğrudan yabancı sermaye girişlerinin cari açığı karşılama oranında ciddi bir sıçrama var. Bu, küresel sermayenin bir kaçış sürecine girmesi halinde, ülkeden hızla çıkacak yabancı fonların nispeten azaldığını ortaya koyuyor.
Ancak gelen yatırımın sektörlere dağılımına bakıldığında bu artışın ileride cari açığın azalmasına aynı ölçüde yardımcı olacağını söylemek zor.
Yatırımlar ve ihracat
TCMB verilerine göre son dönemde gelen sermayenin yüzde 90'ı hizmetler sektörüne gitmiş. Bunun da yüzde 95'i bankacılık, haberleşme ve toptan ve perakende ticaret sektörlerinde.
Bu sektörler ihracata konu mal üretmeyen sektörler. Bu nedenle de önümüzdeki dönemde ihracata yapacakları katkı sınırlı olacak. Hatta, ileride yurtdışına kâr transferlerindeki artış nedeniyle, uzun vadede cari açığı artırıcı yönde etki yapmaları da söz konusu.
Diğer taraftan, Başbakan hafta sonunda Azerbaycan dönüşünde YTL'nin değer kazanmasının bize durduğumuz yerde para kazandırdığını söylemiş. Bu sözler, bütün yükselen piyasa ekonomileri, sanayi ve istihdama olan olumsuz etkileri nedeniyle, paralarının aşırı değer kazanmasını önlemeye çalışırken, bizim hükümetimizin bu endişelerden, dolayısıyla da reel sektörden ne kadar uzak ve finansa ne kadar odaklanmış olduğunu ortaya koyuyor.
Üretimin artan ithalat bağımlılığı, yabancı sermayenin geldiği sektörler ve hükümetin kur konusundaki yaklaşımı, bu ülkede cari açığın ancak iç talebi çok ciddi baskı altına alarak kontrol edilebileceğini gösteriyor. Tabii bunun bedeli de önümüzdeki dönemde ciddi üretim ve istihdam kaybı olacaktır.
foztrak@yahoo.com
|
|