|
Erzurum hatıraları
Geçen hafta 1973 yılındaki Erzurum'u anlatan ve müfettiş iken yaptığım bir turneden bahseden yazım üzerine, Erzurumlulardan çok sayıda ileti aldım ve Erzurum milletvekillerinden bazıları beni aradı.
İletilerin bazıları o zamanki Erzurum hakkındaki kendi hatıralarını iletirken, büyük çoğunluğu Erzurum'un şimdiki halinin çok değişik olduğunu, benim Erzurum'u yanlış tanıttığımı söylüyor.
Nene Hatun'un, Kara Fatma'nın Erzurum'dan çıktığını, Erzurum'a "Doğu'nun Paris"i dendiğini, orasının Dadaşlar Diyarı olduğunu ben de biliyorum. 2011 yılında Üniversite Kış Oyunlarının Erzurum da yapılacak olmasını tabii ki destekliyorum.
34 yıl önceki hatıralar
Bazı iletilerde ilginç saptamalar da var. Deniliyor ki:
Erzurum'da hiçbir töre cinayeti olmamıştır. Hiçbir kız kendi isteği dışında evlendirilmemiştir. Taş Mağazalar ve oltu taşından bahsetmeden Erzurum anlatılamaz. Atatürk, Erzurum Mumcu Mahallesi kütüğüne kayıtlıdır. Kâzım Karabekir "Erzurum gibi şehri olanlar hezimete uğramaz" demiştir. Halen, Erzurum Havaalanı, ülkemizin 5. büyük havaalanıdır. Yılın girişimcisi seçilecek kişi, muhtemelen organik tarım üzerindeki çalışmaları nedeniyle bir Erzurumlu olacaktır.
Benim yazdıklarım sadece 34 yıl önceki hatıralarımdı. Erzurum'dan aldığım, bakır işlemeli tabak hâlâ duvarımı süslüyor. Oltu taşından yapılma tespihimi de saklıyorum. Erzurum'la tabii ki bir problemim olamaz. Erzurum'un 89. kurtuluş gününü içtenlikle kutluyorum.
Beni heyecanlandıran olay
"Ampul çayı"nın ve "Erzurum saçak peyniri"nin nasıl yapıldığını bir Erzurumludan öğrendim. 34 yıl önce bile doğunun bütün yolları Erzurum'dan geçerdi. Bu nedenle, Erzurum otelleriyle meşhurdu. Zaten, Erzurum dışında, o bölgede kalınabilecek otel bulmak zordu. Erzurum turnem sırasında, Trabzon'a, Kars'a, Ağrı'ya ve Doğubayazıt'a da gittim. Ağrı-Doğubayazıt yolu henüz yapım aşamasındaydı. O yıllarda, adı geçen bu şehirlerden sadece Erzurum'a uçak seferi vardı.
34 yıl önceki, Erzurum'un Çifte Minare Medresesi'ni, Kars'taki şehir düzenini, Sarıkamış'taki ormanı, Ağrı Dağı'nın muhteşem manzarasını ve İshakpaşa Sarayı'nın ihtişamını unutamıyorum. Bir yaz günü sıcaktan kavrulurken, Ağrı Dağı'nın tepesindeki karı görmek beni çok heyecanlandırmıştı.
ytoruner@milliyet.com.tr
|
|