|
 |
|
|
Dalga bitti fırtına bitti mi?
Son iki hafta içinde finans piyasalarında yaşanan dalgalanmanın şimdilik yatışmış görünmesi, olaya iyimser, yani "boğa refleksi" ile bakmaya eğilimli olanları hemen havaya soktu.
Bu tür dalgalanmaların bir alım fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyleyenler haklı çıkmış olmanın erken mutluluğunu yaşamaya başladı. Onlara göre, temelde yükseliş trendinin sürdüğü "boğa piyasalarında" bu tür dalgalanmaların yaşanması doğaldı ve telaşa gerek yoktu.
Kimi yorumculara göre yaşanan dalgalanmanın tek sorumlusu "carry trade" denen yöntemdi. Kimileri önce Ayşe teyze gibi saf yatırımcıların ve ülkemizin "carry trade" denen yöntemle nasıl sömürüldüğünü ve bu dalgalanmanın nasıl yaratıldığını hikâye ettiler, sonra da endişeli yatırımcıları rahatlatmak için, dalgalanmanın etkilerini abartmamak gerektiğini vurguladılar.
Bunlar arasında dalgalanmanın ne kadar süreceği konusunda tahminde bulunanlar da oldu.
Olay basit değil
Açık söyleyeyim bu tür yorumlar beni hiç tatmin etmiyor ve bana fazla anlamlı gelmiyor. Belki de ben yanılıyorum, ya da olayı büyütüyorum ama benim görebildiğim kadarıyla finansal piyasalarda yaşanmakta olan olay böyle basit değerlendirmelerle çözümlenebilecek bir olay değil.
Olayı etkileyen çok sayıda faktör var ve olayın bundan sonra nasıl gelişeceğini kestirmek son derecede güç. Bana öyle geliyor ki:
Son yıllarda küresel piyasalarda geçerli olan risk algılaması büyük ölçüde değişecek ve bu değişme piyasalardaki havayı da tamamen değiştirecek. Bu sürecin henüz en başındayız.Japon yeni gibi faizi çok düşük parayla borçlanıp daha yüksek getirili araçlara yatırımın, yani "carry trade"in çekiciliği bu süreçte azalacak ve bunun ilk belirtileri yaşanıyor ama dalgalanmayı yalnızca buna bağlamak doğru değil.Yatırım kararlarını yönlendiren ve uygulayan piyasa oyuncularının bu süreçteki etkisi önemli ama onların yanı sıra Japonya'daki bireysel tasarruf sahiplerinin tercihi de önemli, Japon yeninin değerinin ve "carry trade"in kaderinin belirlenmesinde.Hafta içinde açıklanan bir kararla trilyon dolarlık döviz rezervinin 300 milyar dolarlık bölümünü farklı yatırım araçlarına kaydırmak için yeni bir yatırım ajansı oluşturan Çin'in bundan sonra atacağı her adım dünya döviz ve sermaye piyasalarını etkileyebilir.ABD ekonomisinin geleceği belirsizliğini koruyor. "Mortgage" piyasasının bir ayağındaki çöküş HSBC'ye 11 milyar dolar zarar yazdırdı. Bunun arkasının nasıl geleceği bilinmiyor.
Riski düşürme zamanı
Benim algılamam doğruysa yeni riskler almanın değil, aşırı riskten uzaklaşmanın daha doğru olduğu bir döneme girmiş bulunmaktayız.
Bu tabii kısa vadede kâr fırsatları olmadığı anlamına gelmiyor, riski seven yatırımcı bu fırsatları takip edebilir ama özellikle olaya ülke riski bakımından bakıldığında riskleri en aza indirmenin önemi ortaya çıkıyor. Umarız ülkenin kaderinde söz sahibi olanlar da bunun farkındadır.
oulagay@milliyet.com.tr
|
|
|

|