|
Yükselen milliyetçilik
İYİ mi, kötü mü tartışmasından önce maddi gerçek: Milliyet'in kamuoyu araştırması rakamlarla gösteriyor ki Türkiye'de milliyetçilik yükseliyor.
Soykırım iddiası konusunda Doğu Perinçek'in İsviçre Mahkemesi'nde yaptığı meydan okumayı benim de sempatiyle ve destek duygusuyla takip etmemden anlıyorum bunu.
MHP eski Yozgat Senatörü Servet Bora Ağabey'imin bugün Perinçek'in İşçi Partisi'nde Genel Başkan Yardımcısı olması da az şey değildir!
Bir şeyler değişiyor ve 'milliyetçilik' anlayışları etrafında yeni gruplaşmalar oluyor, bir ölçüde.
12 Eylül'de biz MHP'li tutuklularla TİKP davasından Doğu Perinçek ve arkadaşları aynı askeri hapishanede, aynı koğuşlarda kaldık. Birbirimize 'düşman' olduğumuz için, askeri rejim "karıştır, barıştır" uygulaması yapıyordu. Fakat Perinçek, zaruret olmadıkça arkadaşlarının bizlerle görüşmelerini yasaklamıştı. Biz de onlarla konuşmaya teşne değildik doğrusu!
'Milliyetçilikler' var
Şimdi nereden nereye?
Evet ama... Soykırım iddiasına karşı Perinçek'in mahkeme huzurunda hukuki bir meydan okuma sergilemesini destekliyorum fakat Perinçek'le başka konularda o kadar kolay anlaşamam.
Çoğulcu demokrasi, birey, özgürlük, piyasa ekonomisi gibi benim benimsediğim liberal değerler, Perinçek'in benimsediği "Devrimci Meclis... Devrimci yönetim..." gibi kavramlarla bağdaşmaz.
Bunu şunun için yazıyorum: Türkiye'de milliyetçilik yükseliyor ama bu, tek-tip, blok halinde bir milliyetçiliğin yükselişi değil.
Nazizm, faşizm gibi blok halinde, tek-tip, totaliter bir hareketin yükseldiğini zannetmek çok yanlış olur. Çok şükür öyle bir kitlevi eğilim yok.
Nitekim "yükselen milliyetçilik", Milliyet'in rakamlarına göre, yüzde 22 oranında Tayyip Erdoğan'da, yüzde 17 oranında Devlet Bahçeli'de, yüzde 8 oranında Deniz Baykal'da ifadesini buluyormuş.
Bu üç liderimizin dünya görüşleri arasında önemli farklar vardır. Buna rağmen "yükselen milliyetçilik"ten değişik oranlarda pay aldıklarına göre, "yükselen milliyetçilik" öyle tek-tip, blok halinde bir 'siyasi hareket' değil.
Makas açılıyor!
Türk milliyetçiliği tarihte de hiçbir zaman faşist veya Nazi hareketleri gibi geniş kitleleri tek- tipleştiren, blok halinde bir siyasi hareket olmadı. İnkılapçıdan muhafazakâra, ırkçıdan kültürcüye, totaliterden liberale geniş bir yelpazede daima çeşitlilik gösterdi. Büyük damar daima demokrasiyi benimsedi.
Bugün yükselen, siyasi doktrin anlamında bir milliyetçilikten ziyade, milli duygulardır. Zaten içe dönük siyasi program olarak değil, AB'nin ve ABD'nin tutumlarına karşı bir 'dayanışma' duygusu halinde ortaya çıkıyor.
Onun için, içeride bir "tek parti"ye akmıyor.
Bu noktada en dikkat çekici ve alarme edici gösterge, milliyetçilik algılamasında Türkiye'nin batısı ile doğusu arasındaki farkın çok büyümüş, makasın çok açılmış olmasıdır: Milliyetçilik algılaması batı illerimizde yüzde 30, doğu illerimizde yüzde 9'dan ibaret!
İşte bu noktada vatanseverlik anlamında olumlu milliyetçiliğin önündeki en büyük ve sorumlu sual şudur: Türkiye'de genel kabul gören ortak değerler nasıl geliştirilir?..
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|