Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Mart 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Irkçılık/İrtica


II. Dünya Savaşı'nda Müslüman halklar arasında Nazi Almanya'sı diktatörü Hitler'in "Müslüman olduğu" ve "Haydar adını kullandığı" inancı yayılmıştı.
Faşist İtalya'nın lideri Mussolini'nin de "Müslümanlığı seçtiği" ve "adının Musa Nili'ye (Nil'in Musa'sı) çevrildiği" fısıltıları dolaşıyordu.
Amaç; Müslüman halklar arasında Almanya'ya güven sağlamaktı. Hitler, "dünya Müslümanlarının koruyucusu" olarak gösteriliyordu.
Hitler'in iki amacı vardı.
Birincisi... Müslümanlardan kurulu askeri birlikler oluşturarak Alman ordularına ek insan kaynağı yaratmaktı. Gerçekten, Makedonya, Bosna ve Kafkas Müslümanlarından Nazi İslam birlikleri kurulmuştu.
İkincisi... Petrolü olmayan Almanya'nın Ortadoğu ve Kafkaslar'ın ötesine "sancısız" egemen hale gelmesiydi.
Aslında Hitler, kendisinden önce aynı yolu açan Alman Kaizer'i Wilhelm II'nin izinden yürümüştür.
Osmanlı'nın son yıllarında Almanya İmparatoru Wilhelm II'nin "Müslüman olduğu" ve "Hacı adını aldığı" söylentisi yaygındı. "İslamın büyük koruyucusu odur" deniyordu.
Amaç; başta Osmanlı olmak üzere tüm Ortadoğu Müslümanlarına, Kafkaslara, Afganistan'a "Almanya sevgisi" kazandırmaktı. Bu bölgeye ve petrole hâkim olmaktı.

ABD'YE MİRAS
II. Dünya Savaşı'ndan yeni çıkan Almanya'nın "Müslümanlara dayanmak siyasetini" ABD aldı.
ABD'ye göre Sovyetler Birliği'nin, Ortadoğu İslam ülkeleri üzerinden Akdeniz'e ve Basra'ya inmesini önlemenin formülü, "bir yeşil kuşak" oluşturmaktı.
Türkiye'den başlayarak ve Türkiye öncülüğünde, İran, Irak, hatta Pakistan'a uzanan ve İslam motiflerini öne çıkaran bu yeşil kuşakta safları sıkıştıracak söylem şuydu:
"Ateist (Allah'a inanmaz) Sovyetler Birliği'ne karşı mücadele etmek İslamın görevidir."
Aynı planda Türkiye'nin öncülüğünde bir "Ortadoğu Devletler Federasyonu" kurulması da vardır.
Bu işleve sahip çıkacağı izlenimleri alındığı içindir ki Türkiye, sonraki yıllarda NATO'ya üye yapıldı.
Gene de... Mustafa Kemal'in laik Türkiye'sine "yeşil kuşak" projesindeki Arap ülkeleri güven duymuyordu.
İnönü cumhurbaşkanıydı. Yeni bir hükümet, siyasi İslama daha yakın duran Şemsettin Günaltay Hoca'ya kurduruldu.
Günaltay'ın ifadesiyle, "İlk ilahiyat fakültesi ve imam hatip kursları açıldı. Okullara din dersleri konuldu." Türbeler yeniden ziyarete açıldı.
Onu... DP'nin 1950'de iktidara gelmesiyle Türkçe ezanın kaldırılışı ve Arapça ezana geçiş izledi.
İlerleyen yıllarda daha önce Hitler'e hizmet veren gene bazı Türk gazeteciler tarafından bu kez ABD,"İslamın büyük koruyucusu" olarak ilan edildi.
Çizilen rota ılımlı İslamdı.

YÜKSELEN IRKÇILIK
Türkiye'deki milliyetçilik de bu kadar eski gen kodlarına sahiptir.
Hem Türk ırkçılığı, hem Kürt ırkçılığı...
Özellikle ikincisi önce İngilizler, sonra ABD tarafından pompalanmıştır.
Yeşil kuşak projesiyle birlikte Güneydoğu Türkiye'yi hedef alan "kaşımalar" bir süre dondurulmuştur.
Türkiye'nin İslam ülkeleriyle birlikte Sovyet yayılması önünde güç yitirmemesi yeğlenmiştir.
Ama... O tohumlar atılmıştı bir kez...
Sovyetler Birliği dağıldıktan ve komünist tehdidi ortadan kalktıktan sonra aynı oyun yeniden sahneye kondu.
İki ırkçılık birbirini tetikleyerek ne yazık ki tırmanışta...
"İrtica" ve "ırkçılık..."
Birinin, diğerine göre daha az tehlikeli olduğunu düşünerek açıyı daraltamayız.
"Türkiye'nin önündeki tehlike, irtica mı... Irkçı tırmanış mı?" tartışmalarına bir de bu pencereden bakmakta yarar var.
........................
Not: Cengiz Özakıncı'nın gerçekten çok değerli bir incelemesi olan "Türkiye'nin Siyasi İntiharı Yeni - Osmanlı Tuzağı" kitabında yukarıda anlatılanlar, ayrıntıları, isimleri ve kaynaklarıyla yansıtılmakta (Otopsi Yayınları).

gunericivaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yükselen milliyetçilik
İYİ mi, kötü mü tartışmasından önce maddi ger...
Melih AŞIK
Yeraltı servetimiz
Türkiye'nin en büyük yeraltı serveti nedir? A...
Fikret BİLA
Org. Başbuğ'un Diyarbakır'da verdiği mesajlar
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başb...
Hasan CEMAL
Soykırımı inkârla kabul!
Evet, öyle. Soykırımı inkâr suçu olmaz, olmam...
Güneri CIVAOĞLU
Irkçılık/İrtica
II. Dünya Savaşı'nda Müslüman halklar arasınd...
Can Dündar
Milliyetçilik neden yükseliyor?
"Milliyetçilik yükseliyor" diye haykırıyordu ...
Abbas GÜÇLÜ
Yine OKS, çünkü...
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik eğitimde de...
Hurşit GÜNEŞ
İpotekli kredilerle konut talebi patlayacak mı?
Başbakan Tayyip Erdoğan nihayet noktayı koydu...
Sami KOHEN
Bağdat toplantısı Türkiye için iyi geçti
Bombaların her an patladığı, intihar saldırıl...
Metin MÜNİR
Bomba bombayı doğuruyor
Tarih gösteriyor ki bir devletin nükleer sila...
Derya SAZAK
Çankaya savaşları
Prof. Hikmet Özdemir'in "Atatürk'ten Günümüze...
Meral TAMER
Organ/hayat bağışlamayı öğreniyoruz
Geçen yılın son günlerinde asistanım Özlem Er...
Güngör URAS
Evinde üretim yapan kadınlar
Ev kadınlarımızın evlerinde üretim yapmaların...
Serpil YILMAZ
Başbakanlık Mevhibe İnönü resmini karıştırdı
Hafta sonu Ankara'da çeşitli illerden gelen C...
M. Ali BİRAND
Kapıları kapatmayın, kazanmaz kaybedersiniz
Genelkurmay Başkanlığı'nın basın ile ilişkile...

© 2006 Milliyet