Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Mart 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kuzey Irak'a müdahale tartışması


Türkiye'nin Kuzey Irak'a askeri müdahalesi sürekli gündemde tutulmaya çalışılan bir tartışma konusu...
Kuşku yok ki askeri operasyonlar kamuoyunda tartışılarak yapılmaz.
Buna karşın bu konu Türkiye ile ABD arasında "karşılıklı atışma" alanı gibi sunuluyor kamuoyuna...

Müdahale-operasyon
Önce, kavramlara bakalım...
"Askeri müdahale" geniş kapsamlı, daha kalıcı, siyasi sonuç doğuracak bir kavram. "Operasyon" ise daha dar ve terörle mücadele bağlamında somut hedefe yönelik bir ifade.
Türkiye'nin Kuzey Irak'a müdahalesi ile PKK'ya karşı sınır ötesi operasyon yapması çok farklı kavramlar.

Türkiye cephesi
Türkiye açısından bakıldığında, terörle mücadele bağlamında Kuzey Irak'a üç kez büyük çaplı sınır ötesi operasyon yaptığını görüyoruz.
Birincisi 1992'de, ikincisi 1995'te ve sonuncusu 1997'de.
Bugünlerde yine sınır ötesi operasyon tartışma konusu yapılıyor.
Bu konuda son açıklamayı Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ yaptı. Org. Başbuğ Diyarbakır'da şöyle dedi:
"Türkiye Cumhuriyeti egemen bir devlettir. Askeri ihtiyaçlar gerektirdiği zaman Anayasa ve yasalar ile uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde, Türkiye, Irak'ın kuzeyindeki bölücü terör örgütüne karşı uygun göreceği tedbirleri her zaman alabilir."
Bu ifade Türkiye'nin tutumunu açıklıyor. Org. Başbuğ'un, "askeri ihtiyaçlar gerektirdiği zaman" ifadesinin üzerinde durmak gerekir. Bu yaklaşım, Türkiye'nin "terörle mücadele amacıyla askeri ihtiyaçlar gerektirdiğinde" her zaman operasyon yapabileceğini ve bunun hukuki dayanaklarını ortaya koyuyor.
Dolayısıyla, böyle bir operasyonun sadece askeri ihtiyaçlar açısından değerlendirileceği, "siyasi bir amaçla" veya "siyasete malzeme olsun diye" operasyon yapılmayacağını da açığa çıkarıyor.

ABD'nin yanıtı
Türkiye'de bu tür açıklamalar yapıldığında konu ABD'de Beyaz Saray veya Dışişleri sözcülerine soruluyor ve alınan yanıt genellikle, "ABD'nin Türkiye'nin Kuzey Irak'a askeri operasyonuna karşı olduğu" biçimde geliyor.
Önceki gün de böyle oldu.
Org. Başbuğ'un açıklaması ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tom Casey'e soruldu. Casey şu yanıtı verdi:
"Biz, Irak'ın toprak bütünlüğüne inanıyoruz. Biz, PKK'ya karşı işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla hem Türk hükümetiyle hem Irak hükümetiyle kesinlikle iyi şekilde çalışıyoruz. Daha önce de söylediğimiz gibi biz, Türkiye adına Kuzey Irak'ta herhangi bir askeri eyleme girişildiğini görmeyi arzulamıyoruz."
Bu yanıtta bir kavram veya kafa karışıklığı var...
Sözcünün, yanıtına "Biz Irak'ın toprak bütünlüğüne inanıyoruz" diye başlaması dikkat çekiyor. Türkiye'nin her düzeyde ve her fırsatta söylediği de bu...
Türkiye'nin askeri operasyonu sanki Irak'ı bölmek amacıyla yapabileceği gibi bir yaklaşım göstermek gerçeklerden çok uzak.
ABD, başından beri böyle bir kaygı yansıtıyor. 1 Mart tezkeresinin müzakerelerinde bile ABD cephesinde bu hava vardı.
Oysa, Irak'ın parçalanmasına Türkiye'nin ABD'den daha fazla karşı olduğunun artık anlaşılmış olması gerekir.
Türkiye'nin söylediği "terörle mücadele" amacıyla sınırlı bir operasyon ile ABD sözcülerinin anladıkları veya "anlamak istedikleri" çok farklı...

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yine yükselen milliyetçilik
ATATÜRKÇÜ ve milliyetçi kitap yayınlarında ci...
Çetin ALTAN
Köyceğiz'deki bahçede bir limon ağacı ve üstünde 68 limon, sapsarı
Bazen bir, bazen iki ay arayla Köyceğiz'e kad...
Melih AŞIK
Telefona itiraz
Hükümet Telekom'un yüzde 55'ini özelleştirme ...
Fikret BİLA
Kuzey Irak'a müdahale tartışması
Türkiye'nin Kuzey Irak'a askeri müdahalesi sü...
Hasan CEMAL
Sarıkız Operasyonu, derin komplo!
Mısır'ın Kızıldeniz kıyısındaki Şarm El Şeyh ...
Güneri CIVAOĞLU
Raporlar mevsimi
Cumartesi günü "Cumhurbaşkanı savaşlarının ön...
Abbas GÜÇLÜ
MEB'in OKS şaşkınlığı!
OKS'deki yeni düzenlemeler anlaşılan o ki sad...
Hurşit GÜNEŞ
Gurbetçilerde de işsizlik yoğun
Ülkemizin nüfusu 70 milyonu aşıyor. Ancak ülk...
Nail GÜRELİ
Saklanan cumhurbaşkanı adayı
Yaygın beklentinin aksine, Başbakan Recep Tay...
Sami KOHEN
Jest mi, şov mu?
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, geçen oc...
Metin MÜNİR
Gizli tarih: İsrail-Kürt ilişkileri
İsrail İran ilişkileri her zaman şimdi olduğu...
Hasan PULUR
Haydi bekârlar evlenin!..
BİR okur telefon etti, kendi deyimiyle, "Hayı...
Meral TAMER
Meslek liselerine neşter zamanı
Önümde mesleki eğitimi, iş dünyası perspektif...
Ece TEMELKURAN
Dil yarası
Diyarbakır Tabip Odası, 1996'dan beri verdiği...
Osman ULAGAY
Erdoğan'ın buzda dansı ve bel fıtığı
Yakın çevremde yaşanmış örneklerden edindiğim...
Güngör URAS
Yabancılar alışveriş merkezi ve işhanı peşinde
Yabancılar alışveriş merkezi ve iş hanı satın...
M. Ali BİRAND
Yapamayacaksak neden çağırıyoruz?
SABAH Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Al...

© 2006 Milliyet