Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Mart 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
ATV | CINE-5 | CNBC-E | CNN-TÜRK | KANAL 7 | KANAL D | LİG TV | NTV | STV
SHOW | STAR | FOX | TRT 1 | TRT 2 | TRT 3 | TV 8 | HABERTURK
DIGITURK COMEDYMAX | DREAM TV | DISCOVERY CHANNEL
Cevaptan soru çıkarmak sanatı


AHMET Çakar'ı iki haftadır izliyorum. "Santra" iki kulübün başkanını ağırladı. Bu iki programda Çakar iyi bir imtihan verdi. Ahmet Çakar son iki programda bir söyleşide hazırlanan soruların değil karşıdaki konuğun sözlerinden soru çıkarmanın ne kadar önemli olduğunu ispatladı. Bunu yapan az sayıda televizyon yüzü var. Bu konuda dikkatimi çeken bir isim de Ahmet Hakan Coşkun. Sözleri çok iyi takip ediyor ve önemli bir cümleyi yakaladıysa hemen onun üstüne gidip tartışmayı o noktadan devam ettiriyor. Bu iki açıdan zor. Hararetli bir tartışmanın ortasında kesip başka bir konuğa söz vermek konukların sunucuya inanmasından geçer ve "Bir dakika sözümü kesmeyin" diyemez. Bir nevi karizmadır bunun adı. Hem Ahmet Çakar hem de Ahmet Hakan'da bu, fazlasıyla mevcut. Coşkun da bunu son "Tarafsız Bölge"de kanıtladı.
* * *
BASIN dünyamızda son günlerde askerlerin ve hükümetin istediği veya istemediği gazeteler ya da yazarlar olayı yaşanıyor. Basit şekli ile durum böyle. Bu bizim basın tarihimiz kadar eskidir. Köşe yazarı ağabeylerimiz bunları daha iyi bilirler. Andıç yeni bir kelime olabilir. Ama andıcı andıran nice olaylar olmuştur. "Tarafsız Bölge"ye konuk olan Ali Saydam'a katılıyorum. Birçok kurum ve kuruluşun gazeteciler ile ilgili raporlar hazırladığını örnekleriyle verdi. Ama bunları hazırlayan ekiplerin profesyonel ve işi bilir kişilerden olmasını ve raporun "bu iyi gazeteci, bu kötü gazeteci" basitliğinde yazılmaması gerektiğini söyledi. Peki bu doğru mu? Gazetelerin ve gazetecilerin böyle "tasniflere" uğraması hiç te hoş değil. Ama bu oluyor ve yaşanıyorsa gözler önüne sermek de gerekli.
* * *
GARANTİ Bankası'nın reklamına rastladım. Çocukluğumuzun unutulmaz "Mini mini bir kuş donmuştu" şarkısındaki kuşu kaldırıp fil koymuşlar. Reklam cıngılları arasında aklımızda kalan güzel çocuk şarkıları yok mu? Mesela Eti'nin "Bir bilmecem var çocuklar"ı. Kuş yerine fil koymaktansa, şöyle güzel bir çocuk şarkısı besteleyip kulaklarımızda unutulmazlar arasına girmek daha yerinde olmaz mıydı?
* * *
ZEYNEP Tokuş hanımefendinin önü "Buzda Dans" sayesinde epey açıldı. Kahve fallarından çıkan; bir dizi ve bir de program sunuculuğunun kendisini beklediği yolunda!

s.kologlu@milliyet.com.tr






  Sina
  KOLOĞLU
Cevaptan soru çıkarmak sanatı

© 2006 Milliyet