Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Mart 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Türkiye Irak'ta ektiğini biçiyor


Bağdat'ta geçen hafta sonu üst düzeyli memurların katılımıyla yapılan ve Amerikalı, Suriyeli ve İranlı yetkililerinin ilk kez aynı masada oturup konuşmalarını sağlayan uluslararası toplantıdan çıkan sonuçlar Türkiye'yi memnun etti. Irak'ın toprak bütünlüğünün önemi ile terörizme karşı toplu mücadelenin kaçınılmazlığı gibi hususların vurgulanmış olması, Türk tezleriyle örtüşüyor.
Ankara şimdi bu tezlerin bundan sonra yapılması beklenen dışişleri bakanları toplantısına da taşınarak o düzeyde de teyit edilmesini istiyor. Ankara ayrıca, o toplantının İstanbul'da yapılmasını istiyor. Bu yoldan hem prestij kazanmayı hem de Irak'ın kaderi üzerinde söz sahibi olmayı umuyor.

İstanbul'a soğuk bakılıyor
Ancak bu konuda daha şimdiden bazı zorluklar belirmiş bulunuyor. Zira hafta sonunda yapılan toplantıdan sonra söylenenlere bakılacak olursa Irak ile İran'ın bu toplantının Türkiye'de yapılmasını istemedikleri anlaşılıyor.
Öte yandan, Ankara'nın bu konudaki talebini destekler görünen ABD'nin bile bunu gerçekten isteyip istemediği kuşkulu. Zira diplomatik çevreler, "Türkiye'nin o toplantıyı bir Kürt aleyhtarı platform haline getirip yapılacak görüşmeleri PKK ile Kerkük meselelerinin ipoteğine sokmaya çalışmasını ABD istemez" diye konuşuyorlar.
Washington'un, Türkiye'nin yapacağı olası bir sınır ötesi operasyona giderek daha açık ve kararlı bir şekilde karşı çıkmasını da bu çerçevede görmek gerektiğini söylüyorlar. Irak ile İran'ın söz konusu toplantının İstanbul'da yapılmasına niçin soğuk baktıkları sorusuna verdikleri yanıtlardaysa şu hususları ortaya çıkarıyorlar:

İran ve Irak'ın gerekçeleri
1- Irak Cumhurbaşkanı'na dönük dostane olmayan tutumu Türkiye'nin tarafsızlığına gölge düşürmüş bulunuyor. Türkiye'nin, Şii düşmanı Sünnilerin aralık ayında İstanbul'da, üstelik Şii olan Başbakan Nuri el Maliki'nin ziyaret edeceği bir sırada toplanmalarına izin vermesi, bu arada Ankara'da da Kürt aleyhtarı Kerkük toplantılarının yapılması bu inancı pekiştirmiş bulunuyor.
2- İran ile Türkiye belirli konularda yakınlaşıyor gibi görünseler de var olan karşılıklı tarihi kuşkular tümüyle giderilebilmiş değil. AKP'yi farklı bir kefeye oturtan Tahran, Türkiye'deki egemen laik erkin Amerika'nın dümen suyunda olduğuna inanmaya devam ediyor. Eski Savunma Bakan Yardımcısı Ali Rıza Asgeri'nin İstanbul'da ortadan kaybolması da doğru veya yanlış, bu çerçevede yorumlanıyor. Bu nedenle Tahran söz konusu olan dışişleri bakanları toplantısının da İstanbul'da değil, Bağdat'ta yapılmasını istiyor.

Ağar da katıldı
Türkiye'nin tutarlı ve bütünlüklü bir Irak politikasının olup olmadığı tartışmaları sürüyor. Bu arada Türk siyasetçileri Irak üzerinden politika yapmaya da devam ediyorlar. CHP ile MHP'nin yaklaşımları ortadayken, şimdi bunlara "Ben Diyarbakır'ı vermeye değil, Musul'u almaya çalışıyorum" açıklamasıyla DYP lideri Mehmet Ağar de katılmış bulunuyor.
Bu görüntü karşısında Irak'ın geleceğini belirlemeye dönük önemli bir uluslararası toplantının İstanbul'da yapılmasını kimlerin niçin istemeyecekleri çok daha iyi anlaşılıyor.
Özetle, Türkiye Irak'ta ektiğini biçmeye devam ediyor.

sidiz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
'Nutuk' satışlarında patlama
ATATÜRK'ÜN Nutuk adlı kitabının satışlarında ...
Çetin ALTAN
Bir fırtına, bir fırtına...
Köyceğiz'de gündüzleri sıcaklık gölgede 20 de...
Melih AŞIK
Beyaz komedi!
Komediye bakınız... İktidar "Sağlıkta Reform"...
Fikret BİLA
Çiçek'ten Çankaya yorumu
Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek,...
Hasan CEMAL
Elde sopa nereye kadar?
Kuzey Irak, Kürtler, Kerkük... Ya da Talabani...
Güneri CIVAOĞLU
Yarısı geçti...
Cumhurbaşkanı seçimi sürecinde "kritik 4 buçu...
Can Dündar
DEV-GENÇ 12 Mart'ı destekledi mi?
Ben, destekledi diye biliyorum.
Hurşit GÜNEŞ
Tüketici hakkı demokraside bir aşamadır
Bugün Dünya Tüketiciler günü. Ancak her yıl g...
Doğan HEPER
Cumhurbaşkanı yok, ya lider?
TEMEL, Eminönü'nde umumi helada işiyormuş. Ya...
Semih İDİZ
Türkiye Irak'ta ektiğini biçiyor
Bağdat'ta geçen hafta sonu üst düzeyli memurl...
Sami KOHEN
Kâğıt üstünde kalmasın...
ULUSLARARASI toplantılarda -her zaman olmasa ...
Hasan PULUR
Bu memleket eşkıyaya teslim...
MİNİBÜSLERİN İstanbul yollarında yeni yeni bo...
Derya SAZAK
Nevruza doğru
21 Mart öncesi Güneydoğu'da gerilim tırmanıyo...
Meral TAMER
Ar-Ge üssünde 3 ayda 3 intihar
Eskiden iş bulamadığı için bunalıma girenleri...
Yaman TÖRÜNER
Kredi kartı kullananlar yeterince korunmuyor
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun ...
Güngör URAS
Dövizde geleni tutmaya çalışıyoruz
Küresel piyasaların "dalgalanması", dünyada d...
Serpil YILMAZ
Kadınların seçme ve seçilme yılı!
Meclis'e girmek için erkek olmak şart mı? TBM...
M. Ali BİRAND
Bakalım, Erdoğan bizi şaşırtacak mı?
Tayyip Erdoğan Başbakan olduğu günden itibare...

© 2006 Milliyet