
Galatasaray'ın şahı, veziri, matı, şah matı
Bizim Bülent (Yüksel)'in ağzı kulaklarındaydı, D Spor'a giderken.
Konuğu Özhan Canaydın'dı.
Sever de Başkan'ını.
Bana söylediğinde doğrusu burun kıvırmıştım. Değişik ve ilgi çekecek neyi vardı ki cebinde Galatasaray Başkanı'nın!...
Programı seyretmedim.
Ertesi gün gazeteleri açtım, hepsinde sürmanşetti Özhan Bey'in söyledikleri.
Şu Adnan Polat hikâyesi işte...
* * *
Bizim Halil (Özer) "O mu sordurdu sana bu soruyu?" dediğinde de yanlarındaydım.
Bülent alındı galiba biraz.
Ama haklı olan Halil.
Bülent'i iyi tanımasam ben de sorardım, "O mu sordurdu?" diye.
Özhan Bey, durup dururken niye Adnan Bey'e bulaştı?
Bu soruyu da sormalıydı.
Tabi bence.
Sormadı.
* * *
Galatasaray Başkanı, birkaç gün sonra da Santra'ya çıktı. Adnan Polat'ın gönlünü almak için.
Bu defa da Ali Sami Yen'de sahaya atılan çakı için "Kapalıydı, hakem açtı" dedi.
Allah Allah.
O çakı poşette bile olsa ne fark ederdi ki?
Belki birkaç gün sonra da başka bir kanala çıkacak "öyle demek istemedim" falan filan diyecek.
Belki de yine kaş yaparken...
* * *
Eric Gerets, Beşiktaş maçında Şaş'ı, Şükür'ü, Song'u, 18'e bile almadı.
"Kafayı sıyırdı" dedi herkes.
"Sıyırmışsa sorun yok, o gider sorunlar biter" dedim ben de. "Peki ya sıyırmadıysa?" diye de ilave ettim.
Gerets'i göndermediler.
Kafayı sıyıran bir hocayla devam etmeye kararlı Galatasaray Yönetimi öyleyse.
Gerets Trabzonspor gibi bu sezonun "Tamam mı devam mı? maçında da Song'u ve Şaş'ı, 90 dakika yanında oturttu.
Eric Gerets iki haftadır, bu seneyi kaybetmeyi göze alıyor. Kaybederse gönderileceğini bile bile.
Ne uğruna?
Galatasaray'da bir şeyler oluyor.
Galatasaray'ın ıcığını cıcığını bile bilenler, Galatasaray'da neler olduğunu bilmiyorlarsa...
Pes!...
Bilip de susuyorlarsa...
Yuh!..
Maç sonrası basın toplantılarında Gerets'in dedikleri hepimizin bildikleri.
Ya diyemedikleri.
* * *
Galatasaray'da başkanın dediği olur, başkanın haberi olmadan da bir şey olmaz.
Bunu diyen de bizzat Galatasaray'ın başkanı.
Belki tesadüftür. Hem Adnan Polat'a durup dururken laf attı hem de futbol şubesine fena şekilde el attı.
Ve...
Özhan Canaydın cin gibi bir başkan, akıllı, hesap-kitap adamı. Ağzından istemeden laf kaçmaz. Kaçırmaz.
Ve...
Galatasaray'da, durup dururken neden satranç başladı?..
Seyrantepe, Riva, transferler filan falan, bir anda gündemden düştü.
Ve...
İtalya'da bir şey çok karıştı mı; nedeni, niçini, nasılı birbirine girdi mi ve o şey içinden çıkılmaz hale geldi mi "Türk işi" derler.
Bu da "Galatasaray işi" herhalde...
Ve...
Tabi bence...
Lise ve ada
Şu "lise" meselesi...
Konu, lisenin Galatasaray'ı yönetmesi değil, zaten yönetemiyor.
Galatasaray'ı yönetenleri, lisenin yönetmesi.
Ve...
Galatasaray Lisesi 500 yıllık.
Önemini ve değerini anlatmaya bile gerek yok.
Dünya'da boğaz gibi kıymetli bir yerin ortasında adası ve 500 yıllık tarihi lisesi olan tek takım Galatasaray herhalde.
Adasını ve lisesini bu kadar hor kullanan tek yönetim de Galatasaray yönetimi herhalde.
Bu yönetim Galatasaraylı'nın çok önem verdiği lisesini o Galatasaraylı'nın gözünde bu hale getirmesi, bu 5 yıllık Galatasaray Yönetimi'ne en mucizevi icraatı herhalde...
Ve..
Galatasaray Başkanı ve yönetimi, liselerine ve liselilerine kurban olsun.
İyi ki onlar var.
Lisesizlere ve başka liselilere kalsa, ömür boyu seçilemezler.
Ve...
Bir Fenerbahçe Yönetimi bile Galatasaray'ın lisesine bu kadarını yapmazdı.
"Bu kadarı da ezeli rakibimize ayıp olur" diye.
Mehmet Barlas'tı galiba...
"Galatasaray Futbol Takımı üniversiteli olmuş hâlâ lise yönetiyor" demişti.
Şahane laftı.
Bir bildiği vardır...
Sahanın içinde Avrupa'nın en iyi beş takımından ikisi vardı.
Sahanın kenarında da Avrupa'nın en iyi beş teknik direktöründen ikisi...
Maçı anlatan da Türkiye'nin en iyi beş anlatıcısından biri. Tarzı, ses tonu, yumuşaklığı, konuya hakimiyetiyle, beğendiğim biri.
Zamanı mamanı, kimi mimi boş verin.
"Geçmiş zaman" diyelim.
"Yanlış sistemle başlıyorlar" dedi arkadaşımız. 4-3-3'tü. Orta saha 4'lü olmalıydı ona göre.
Sonra maç başladı.
Orta saha aksıyordu, biri değiştirilmeliydi arkadaşımıza göre, 4'lü başlamamışlardı ya... Takılmıştı bir kere.
Aradan 10 dakika geçti.
"Hâlâ değiştirmiyor hoca" dedi.
Aradan 10 dakika daha geçti.
"İnat ediyor değiştirmemekle" dedi.
Zaten, başına ne geliyorsa, bu inat yüzünden geliyordu hocanın, arkadaşımıza göre.
Dünya üzerinde, onun başına gelenlere "İnşallah benim başıma gelir" diyen 1 milyon teknik direktör vardı.
Bu da bana göre.
Seneliği 9 milyon falandı, ekibiyle beraber de 15 milyon filan. Çalıştırıp da şampiyon yapmadığı takım, hemen hemen yoktu. Hiç olmayanı bile yapmıştı.
Aradan 10 dakika daha geçti.
"Herhalde bir bildiği var hocanın" dedi arkadaşımız. Ne diyeceğimi bilemedim ben de.
Ve...
Bizim üç büyüklerin üçünün de hayalinde, bu teknik direktör var.
Dünyadaki bir sürü önemli, takımın hayalinde olduğu gibi.
Gelmez ya...
Ve...
Gelse ne fark eder Allah aşkına...
Zico, Tigana, Gerets, gitse ne fark eder Allah aşkına...
Ve...
Tabi bence.
BİLGİN'DEN...
Gelen maillerin sayısı her geçen gün daha da artıyor...
Yolda çevirenlerin de...
Hepiniz aynı şeyi söylüyorsunuz.
Bu hafta yine Stadyum'a baktık, yoktunuz(ben), sizi yine göremedik.
Evet.
Bu hafta ben de yine baktım Stadyum'a, yoktum, yine göremedim beni.
Ve...
Herkes bir şeyler söylüyor.
Susuyorum.
Ama...
Bizim Sina(Koloğlu), hele bizim Milliyet'te yazınca, bir iki cümle yazmam şart oldu.
"Ömer'le (Üründül) arası limoniydi Bilgin'in, onun için ayrıldı" demiş Sina.
Alakası yok valla.
Hiç alakası yok, valla billa.
Ve...
Bugün bu kadar yeter, artar bile.
Ve...
Tabi bence...
BİR SERİ İLAN
Pazarları TRT / Pazartesileri Lig TV / Pazartesi ve çarşambaları Radyo Spor / Cumaları Milliyet.Başka şubem yoktur.
bilgingokberk@mail.com

