
Çaresizlik çığlıkları
Ligin son 10 haftasına girerken tribün terörü ve şampiyonluk yarışındaki "dengeler" geçmiş yıllardan daha da gerilimli bir tehlike ortamında gezinmekte.
Önce kulüp amigolarının artık birer "başıbozukluk" içinden çıkıp maça gitme keyfini bir "hesaplaşma" havasına sokmaları konuyu korkutucu bir hale getirmektedir... Bu durumda meselenin emniyet güçlerinden kaynaklandığını düşünmek ve konunun faturasını tek taraflı olarak il emniyet birimlerine ve içişleri bakanlığına fatura etmek sanırım yanlış teşhisten öteye geçemez...
Birçok İstanbul ve Anadolu kulübünün idareci ve taraftarları haftanın maçları adına iç içe yaşamaktadırlar... Futbolun içinden gelmemiş ancak cüzdanları şişkin tecrübesiz ve genç yöneticiler tribünlerin maçın sonucuna etki yapabileceğini sanmakta ve deplasmanlara dahi öldürücü aletlerle donanımlı(!) kişiler gelebilmektedirler... İşin içinde işsiz gençliğin çaresizlikleri, maksatsız gençlik sayısının süratle artışı gibi sosyal sebeplerin yanında, bir de ekonomik zorluklardan yola çıkan ne olursa olsun boşvermişliğinin çaresizlik çığlıkları yansımaktadır tribünlerden.
Tabii bütün bu yalın gerçeklerin hemen sonrasındaki ana sorun ise aralıklarla TV ekranlarına gelip takılan ve konuyu uzaktan takip edip de özellikle düşmeme üstüne kurulu şikelerin anlatım perdelerinin gerisinde saklı da olsa, nasıl kurgulandığının, paraların hangi yollardan ve ellerden geçip, futbolcuların ceplerine nasıl girdiğini hayretlerle seyretmektedir.
Askıdaki duruş
Futbolumuzda dönen dolapların farkındadır artık tribündeki seyirciler... İçlerinde bu durumun Türkiye'de bir ülke sorunu olduğunun bilincinden olanlar çoğunluktadır... Ancak birçoğu da hakemin haklı haksız her kararına şüphe ile bakmakta ve kendi takımı aleyhine çalınan düdüklerde, hele hele yenilen gollerde, adeta deliye dönmektedir.Futbol Federasyonu'nun şu andaki askıdaki duruşu da sinir içinde yaşayan tribünlerin aklını karmakarışık etmektedir... Aslında federasyonun şu andaki duruşu bir futbolda iflasın acıklı fotoğrafıdır sanki... Kulüpler Birliği'nin gedikli başkanları vaziyeti idare etmekte, gelecek adına kendilerine uyacak bir Futbol Federasyonu Başkanı ve üyelerinin kimlerden oluşacağının derin hesaplarını yapmaktadırlar. Eh böylesine et kemik olması gereken taraftar-kulüp idarecisi-hakemler ve Futbol Federasyonu Kurulu dörtgeninde ilişkiler pamuk ipliğindeki titreşimler halinde devam etmekteyse eğer o zaman dertlerin çarelerini yine yakın zamanda değil geleceğin ufkuna bırakıp, sezonun sonunu beklemekten başka ne yapılabilir ki...
esenay@milliyet.com.tr

