Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 16 Mart 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Doğramacı Hoca'ya ödül


YIL 1984; Bilkent Üniversitesi kuruluyor; Turgut Özal büyük destek veriyor! Ve kıyamet kopuyor: Vakıf üniversiteleri olmaz! Üniversiteyi sadece devlet kurar!
Kavga süredursun, Doğramacı'nın Başkanlığındaki YÖK, Bilkent'i "üniversite" olarak onaylıyor.
Turgut Özal, YÖK kanununda değişiklik yaparak vakıfların üniversite kurabileceği hükmünü getiriyor. Ana muhalefet SHP'nin lideri Prof. Erdal İnönü Anayasa Mahkemesi'ne iptal davası açıyor: "Devletten başkası üniversite açamaz! Vakıflar sadece yüksekokul kurabilir!"
Anayasa Mahkemesi'nin bu konuda iki kararı vardır: 1990/10 ve 1992/42 sayılı kararları. Orada da devletçi görüşle girişim özgürlüğü görüşü çatışıyor! Bir tek oy farkıyla Yüksek Mahkeme vakıfların üniversite kurabileceğine ama bunun kanunla olacağına karar veriyor. Yol açılıyor...
Aradan yirmi yıl geçti, bugün soralım: Bilkent, Sabancı, Koç, İstanbul Bilgi, Bahçeşehir, Başkent gibi üniversitelerimiz iyi ki var mı? Yoksa olmasaydılar mı?!
Kim ileri görüşlüymüş? Elbette Doğramacı...

Milliyetçiyim ama...
Kerkük doğumlu İhsan Doğramacı'nın fevkalade parlak bir akademik kariyeri var. Pek çok uluslararası bilim ödülüne sahip, bilim kuruluşuna üye. 1970'lerdeki konuşmalarında hep "John Hopkins ve Stanford gibi en iyi özel üniversiteler"in benzerlerini Türkiye'de açma özlemiyle yanıp tutuştuğunu hissedersiniz.
Doğramacı, devlet üniversitesi Hacettepe ve vakıf üniversitesi Bilkent ile bu hayalini gerçekleştirdi. Bununla kalmadı, büyük bir yol açtı.
Menderes'in milletvekilliği teklifini, 1965'te AP adına Sadettin Bilgiç'in ilettiği cumhurbaşkanı adaylığı teklifini, 1984'te Özal'ın Dışişleri Bakanlığı teklifini reddetti. Çünkü ömrü boyunca bilime ve eğitime "kafayı takmış" bir insandır.
Şu sözler onun:
"Ben milliyetçiyim. Ama milliyetçi dediysem, etnik ve dini ayırımı asla kabul etmem, insanların kökeni neyse odur. Benim milliyetçiliğim yurtdışında gelişti. Dışarıdan bakınca Türkiye'yi bir Afrika ülkesi gibi görmeleri beni kahrederdi..."
Alman ve Japon örneklerini hatırlatan Doğramacı, milletleri yükselten birinci faktörün "yetişmiş insan" olduğunu vurgular; ömrünü de buna adamıştır.

Onur ödülü
YÖK'e gelince... Prof. Joseph S. Szylivicz, 1970'lerde Türk üniversitelerinin içine düştüğü feci durumu anlatır. (Ed. Metin Heper, Politics in The Third Turkish Republic, sf. 145 vd.)
YÖK buna tepki olarak kuruldu. Sistemde bir toparlanma sağlamakla beraber, aşırı hiyerarşik ve merkeziyetçi yapısıyla hem akademik verimliliği düşüren bir hantallık hem 'akademik suistimal'e elverişli bir oligarşi yarattı.
Askerlerin akademik kadroda yaptığı tasfiye, 1933'ten beri aşina olduğumuz olumsuz bir geleneğin tekrarıydı. Ama mesela merhum İdris Küçükömer'i (ve halen hayatta olan iki hocayı daha) askerlerin tasfiyesinden kurtarmak için, Doğramacı Hoca o zaman benden kitaplarının özetini istemişti; komünist ve şeriatçı olmadıklarını askerlere anlatmak için.
Elbette eleştirilecek çok yönü vardır ama genel bir 'yekûn' çıkardığımızda, Doğramacı, dün kendisine verilen "TBMM Onur Ödülü"nü fazlasıyla hak etmiştir. Sadece akademik kariyeri, sadece Hacettepe, sadece Bilkent bile bu ödüle fazlasıyla layıktır.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Doğramacı Hoca'ya ödül
YIL 1984; Bilkent Üniversitesi kuruluyor; Tur...
Çetin ALTAN
Masmavi bir boşlukta açık bir kapı ve içinden geçen beyaz bulutlar
Öncelikle enseyi karartmamak gerekir; nasıl o...
Melih AŞIK
Doktorlara görev!
Sağlık Bakanlığı'nın yayını "Aile Hekimliği T...
Fikret BİLA
Erdoğan ve diğer 4 aday
Başbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı için par...
Hasan CEMAL
Kadınlar ayaklanın, maço düzeni yıkın!
Kadınlar ayaklanın ve siyaset meydanımızdaki ...
Güneri CIVAOĞLU
Sanat yassah
Devlet Tiyatrosu sanatçıları dizilerde oynaya...
Abbas GÜÇLÜ
Kim OKS şaşkını?
OKS konusunda Bakan Hüseyin Çelik'in açıklama...
Hurşit GÜNEŞ
Yabancı sermaye ileride sorun yaratabilir
Yabancı yatırımın bu aralar Türkiye'ye oluk o...
Sami KOHEN
ABD ile ilişkilerde duygusal etken...
TÜRKİYE-ABD ilişkilerindeki uyuşmazlıkların v...
Metin MÜNİR
Yanlış cenazeye ağlamak
Dünyanın en müreffeh ülkelerinden olan İsveç'...
Faik ÖZTRAK
Riskli konut kredileri küresel balonu patlatır mı?
2003 yılından bu yana yaşadığımız küresel piy...
Hasan PULUR
Sokak adları...
İstanbul'da ya da büyük şehirlerde en çok ve ...
Derya SAZAK
KA-DER afişleri
Meclis'e girmek için erkek olmak şart mı? KA-...
Meral TAMER
Koç'ta bardağı taşıran son damla Migros mu?
Bir ay kadar önce büyük bir grubun CEO'suyla ...
Ece TEMELKURAN
Rocky dönüyor! Bush da!
Ne günlerdi! Sovyet yüzbaşısı, boksör Ivan Dr...
Güngör URAS
6.6 milyar dolarlık ilaç tüketiyoruz
2006'da 6.6 milyar dolarlık ilaç tükettik. Ki...
M. Ali BİRAND
Nevruz'da önemli günler yaşanacak
Dikkatlerinizden kaçmamıştır. PKK'nın liderli...

© 2006 Milliyet