Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 16 Mart 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Riskli konut kredileri küresel balonu patlatır mı?


2003 yılından bu yana yaşadığımız küresel piyasalardaki coşkunun kredi piyasalarında yarattığı kırılganlığın ilk işaretlerini ipotekli konut kredileri piyasalarında görmeye başladık.

  • Riski yüksek konut kredisi veren şirketler zorda

  • ABD'de son dönemde riskli konut kredisi veren iki düzineye yakın şirket ya batmış ya da satılmış. Son dönemde geri dönmeyen krediler nedeniyle likiditesini yitiren ve borçlarını geri ödemekte zorlanan üç büyük konut kredisi şirketinin ABD borsasındaki hisse senetleri bir yılda yüzde 94 ile yüzde 65 arasında değer kaybetmiş. Bazılarının hisseleri borsada işlemden kaldırılmış.
    Riskli konut kredilerini ikinci piyasada satın alan HSBC bankası bu nedenle uğradığı zararlar sonucunda bazı yöneticilerinin işine son vermiş. Bu durumda başka büyük birkaç finans kuruluşunun daha olduğu söyleniyor.
    ABD'deki riskli konut kredileri piyasasının değerinin 1.3 trilyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Bu piyasada geri dönmeyen kredilerin tutarının ise önümüzdeki iki yılda 225 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Oysa 2005 ve 2006 yılında bu rakam yıllık 60 milyar dolarmış. Bu gelişmeler ABD ekonomisine ilişkin beklentileri de bozuyor.

  • Paradigmalar gerçekten değişiyor mu?

  • Aslında olan biten, her küresel şişme ve sönme döngüsünde yaşanan, ancak hep unutulan bildik ve klasikleşmiş görüntüler. Başlangıçta oldukça temkinli bir biçimde oyuna giren yatırımcılar bir müddet sonra birbirlerini izleyerek bu ihtiyatlı iyimserliği coşkuya dönüştürüyorlar.
    Riskleri değerlendirmekte kullanılan modellerin yerini giderek iyimser beklentileri desteklemek için kullanılan karmaşık matematiksel modeller alıyor. Risk korkusu yerini risk iştahına bırakıyor. İyiye gidiş tahmin olmaktan çıkıp inanca dönüşüyor. Paradigmalar değişti deniyor. Riskine bakmadan her şey alınıp satılıyor.

  • Devlet ve düzenleyici kuruluşlar başlangıçta seyrediyor

  • Maalesef bu şişme dönemlerinde ne devlet ne de mali piyasaları düzenleyen kurumlar aşırı risk alma sürecine müdahale ediyorlar. Bunun arkasında yüksek kâr peşindeki oyuncuların geliştirdikleri yöntemleri geç çözebilmeleri ve işler iyi giderken tekere çomak sokmaktan çekinmeleri var. Diğer taraftan, piyasalar, işler iyi giderken müdahaleleri yaratıcılığın engellenmesi olarak görüyor.

  • Yaratıcılık sanılan skandala dönüşüyor

  • Ancak işler kötüye gitmeye başladığında devlet ve düzenleyici kurumlar hemen devreye giriyor. Yeni yasalar çıkarılıyor. Kurallar ve denetim güçlendiriliyor. Yaratıcılık sanılan işlemler skandala, sönme döngüsü de çöküşe dönüşüyor.

  • Küresel psikoloji bozuluyor

  • ABD riskli konut kredisi piyasasının küresel kredi piyasasının içindeki payının küçük olduğu doğru. Ancak buradaki gelişmeler küresel piyasalarda artık kötüye gidiş olmayacağı inancını yıkıyor. Büyüyü bozuyor. Endişeler diğer piyasalara da bulaşıyor, istikrarsızlık artıyor.
    ABD'de geri dönmeyen konut kredileri, Asya'dakiler başta olmak üzere, tüm piyasaları etkiliyor. Paradigmalar değişti denip unutulan ani duruş, sürü davranışı, bulaşma etkisi gibi kavramlar yeniden hatırlanıyor. İğne de küçük ama bir dokunuşta balonu patlatıyor.

    foztrak@yahoo.com








    Taha AKYOL
    Doğramacı Hoca'ya ödül
    YIL 1984; Bilkent Üniversitesi kuruluyor; Tur...
    Çetin ALTAN
    Masmavi bir boşlukta açık bir kapı ve içinden geçen beyaz bulutlar
    Öncelikle enseyi karartmamak gerekir; nasıl o...
    Melih AŞIK
    Doktorlara görev!
    Sağlık Bakanlığı'nın yayını "Aile Hekimliği T...
    Fikret BİLA
    Erdoğan ve diğer 4 aday
    Başbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı için par...
    Hasan CEMAL
    Kadınlar ayaklanın, maço düzeni yıkın!
    Kadınlar ayaklanın ve siyaset meydanımızdaki ...
    Güneri CIVAOĞLU
    Sanat yassah
    Devlet Tiyatrosu sanatçıları dizilerde oynaya...
    Abbas GÜÇLÜ
    Kim OKS şaşkını?
    OKS konusunda Bakan Hüseyin Çelik'in açıklama...
    Hurşit GÜNEŞ
    Yabancı sermaye ileride sorun yaratabilir
    Yabancı yatırımın bu aralar Türkiye'ye oluk o...
    Sami KOHEN
    ABD ile ilişkilerde duygusal etken...
    TÜRKİYE-ABD ilişkilerindeki uyuşmazlıkların v...
    Metin MÜNİR
    Yanlış cenazeye ağlamak
    Dünyanın en müreffeh ülkelerinden olan İsveç'...
    Faik ÖZTRAK
    Riskli konut kredileri küresel balonu patlatır mı?
    2003 yılından bu yana yaşadığımız küresel piy...
    Hasan PULUR
    Sokak adları...
    İstanbul'da ya da büyük şehirlerde en çok ve ...
    Derya SAZAK
    KA-DER afişleri
    Meclis'e girmek için erkek olmak şart mı? KA-...
    Meral TAMER
    Koç'ta bardağı taşıran son damla Migros mu?
    Bir ay kadar önce büyük bir grubun CEO'suyla ...
    Ece TEMELKURAN
    Rocky dönüyor! Bush da!
    Ne günlerdi! Sovyet yüzbaşısı, boksör Ivan Dr...
    Güngör URAS
    6.6 milyar dolarlık ilaç tüketiyoruz
    2006'da 6.6 milyar dolarlık ilaç tükettik. Ki...
    M. Ali BİRAND
    Nevruz'da önemli günler yaşanacak
    Dikkatlerinizden kaçmamıştır. PKK'nın liderli...

    © 2006 Milliyet