|
Riskli konut kredileri küresel balonu patlatır mı?
2003 yılından bu yana yaşadığımız küresel piyasalardaki coşkunun kredi piyasalarında yarattığı kırılganlığın ilk işaretlerini ipotekli konut kredileri piyasalarında görmeye başladık.
Riski yüksek konut kredisi veren şirketler zorda
ABD'de son dönemde riskli konut kredisi veren iki düzineye yakın şirket ya batmış ya da satılmış. Son dönemde geri dönmeyen krediler nedeniyle likiditesini yitiren ve borçlarını geri ödemekte zorlanan üç büyük konut kredisi şirketinin ABD borsasındaki hisse senetleri bir yılda yüzde 94 ile yüzde 65 arasında değer kaybetmiş. Bazılarının hisseleri borsada işlemden kaldırılmış.
Riskli konut kredilerini ikinci piyasada satın alan HSBC bankası bu nedenle uğradığı zararlar sonucunda bazı yöneticilerinin işine son vermiş. Bu durumda başka büyük birkaç finans kuruluşunun daha olduğu söyleniyor.
ABD'deki riskli konut kredileri piyasasının değerinin 1.3 trilyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Bu piyasada geri dönmeyen kredilerin tutarının ise önümüzdeki iki yılda 225 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Oysa 2005 ve 2006 yılında bu rakam yıllık 60 milyar dolarmış. Bu gelişmeler ABD ekonomisine ilişkin beklentileri de bozuyor.
Paradigmalar gerçekten değişiyor mu?
Aslında olan biten, her küresel şişme ve sönme döngüsünde yaşanan, ancak hep unutulan bildik ve klasikleşmiş görüntüler. Başlangıçta oldukça temkinli bir biçimde oyuna giren yatırımcılar bir müddet sonra birbirlerini izleyerek bu ihtiyatlı iyimserliği coşkuya dönüştürüyorlar.
Riskleri değerlendirmekte kullanılan modellerin yerini giderek iyimser beklentileri desteklemek için kullanılan karmaşık matematiksel modeller alıyor. Risk korkusu yerini risk iştahına bırakıyor. İyiye gidiş tahmin olmaktan çıkıp inanca dönüşüyor. Paradigmalar değişti deniyor. Riskine bakmadan her şey alınıp satılıyor.
Devlet ve düzenleyici kuruluşlar başlangıçta seyrediyor
Maalesef bu şişme dönemlerinde ne devlet ne de mali piyasaları düzenleyen kurumlar aşırı risk alma sürecine müdahale ediyorlar. Bunun arkasında yüksek kâr peşindeki oyuncuların geliştirdikleri yöntemleri geç çözebilmeleri ve işler iyi giderken tekere çomak sokmaktan çekinmeleri var. Diğer taraftan, piyasalar, işler iyi giderken müdahaleleri yaratıcılığın engellenmesi olarak görüyor.
Yaratıcılık sanılan skandala dönüşüyor
Ancak işler kötüye gitmeye başladığında devlet ve düzenleyici kurumlar hemen devreye giriyor. Yeni yasalar çıkarılıyor. Kurallar ve denetim güçlendiriliyor. Yaratıcılık sanılan işlemler skandala, sönme döngüsü de çöküşe dönüşüyor.
Küresel psikoloji bozuluyor
ABD riskli konut kredisi piyasasının küresel kredi piyasasının içindeki payının küçük olduğu doğru. Ancak buradaki gelişmeler küresel piyasalarda artık kötüye gidiş olmayacağı inancını yıkıyor. Büyüyü bozuyor. Endişeler diğer piyasalara da bulaşıyor, istikrarsızlık artıyor.
ABD'de geri dönmeyen konut kredileri, Asya'dakiler başta olmak üzere, tüm piyasaları etkiliyor. Paradigmalar değişti denip unutulan ani duruş, sürü davranışı, bulaşma etkisi gibi kavramlar yeniden hatırlanıyor. İğne de küçük ama bir dokunuşta balonu patlatıyor.
foztrak@yahoo.com
|
|